Binay Kazan

Perdenin arkasındaki gizi aralama sanatıdır gazetecilik!

10 Ocak 2026 Cumartesi, 13:07

Bugün;10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü...

Ama çok iyi biliyorum ki; gazetecinin çalışanı-çalışmayanı olmaz. Bu meslek; bir insanın eline bir kez değdi mi, emekli olsa da, daha sonra başka bir meslek yapsa da o insanın eleştirisel bakış açısını asla yok etmez. Gazeteci; her zaman/her yerde gazetecidir. Bu nedenle çalışan-çalışmayan tüm gazetecilerin bu özel gününü kutlayarak, 43 yıldır içinde bulunduğum bu kutsal mesleğe olan en son bakış açımı yorumlamaya çalışacağım.

EN GÜVENİLİR 3.MESLEKTİ AMA..

Dünyanın çağdaş ülkelerinin çoğunda gazetecilik: "bir yaşam tarzı, hayattan bir tat ve bir doku alma işlevi , toplumsal heyecanı yakalama ve perdenin arkasındaki gizi aralama sanatı "olarak bilinir. Ünlü üniversitelerin basın-yayın fakültelerinde bu tanıma uygun eğitimler verilir.

Bu yüzden...Özellikle gelişmiş Avrupa ülkelerinin güvenilir-saygın meslek sıralamalarında; bir savcı ve hakimden hemen sonra da gazeteci/yazarlar yer alır. Okuyucunun gazete almak için ayırdığı paranın karşılığı, ancak gerçek gazetecilik yapan basın kuruluşları tarafından verilirken, güven ve saygınlık açısından gazete yazarları ile muhabirlerin toplumda çok özel bir yeri olduğu bilinir demokrasinin güçlü olduğu yerlerde...Saygınlık ve prestij; hak edilen bir meslek onuru olur gazeteciler/muhabirler ve köşe yazarları için...

Son yıllarda yaptığım bazı AB ülkeleri seyahatlerinde; özellikle ziyaret ettiğim yerel nitelikli gazetelerde bu durumu net biçimde tespit ettiğimi söyleyebilirim. Son seyahatlerimden birinde; Bursalı bir yerel gazete yazarı olarak Belçika Charleroi'de ziyaret ettiğim La Gazetta isimli yerel gazetede meslektaşlarımdan gördüğüm saygınlık ve yakınlığı kelimelerle tarif edemem. Gazetecilere güveniliyor ve seviliyor AB ülkelerinde...

Dünyada ve Avrupa'da gazetelerin ve gazetecilerin güvenilirlik ve saygınlık konusundaki yüksek referans değerleri, ne yazık ki ülkemizde ve yaşadığımız kentte zaman-zaman yerin dibine batan noktalara iniyor. Çünkü; gazetecinin doğruyu araştırması, bulması ve yayınlaması ile, doğrulara kara bulaştırılması her gün yaşanan bir çelişki olarak günlük anılarımıza giriyor.

Dünyanın gelişmiş ülkelerinde; basının görev ve sorumluluğu kendi alanında başlıyor ve korkmadan-bıkmadan usanmadan iletişim kanalları ile toplumun son noktasına kadar devam ediyor.

YAZILI BASINDAN İNTERNET GAZETECİLİĞİNE GEÇİŞ!

İşte bu ideal perspektiften hemen sonra...Günümüze dair bir analiz yapalım. Basılı medya organlarının güç kaybettiği ve yerini internet gazeteciliğinin aldığı günümüz basın sektöründe; okullardan mezun olan  binlerce basın-yayın mezununun kolayca iş bulabilmesi mümkün olmuyor. Geçmişte 100-120 meslekdaşımızın görev yaptığı yerel gazeteler, artık sanal anlamda faaliyet göstermeye başlayınca;  sayısı 20'yi geçmez oldu. Hatta 2 kişi bir araya gelerek internet gazetesi çalıştırır oldu. Tabii ki haber akışı kadar, özgür gazeteciliğin de yerinde yeller esmeye başladığını, firmaların/belediyelerin basın bültenlerinin kelimesi-kelimesine habere yansıdığını görür olduk. Araştırmacı gazetecilik de hayal oldu.

Ülkemizde ve Bursa'da; yalın, gerçek ve doğru habercilik konusunda daha yapılacak çok şey olduğuna inanıyorum. Ülkemizdeki ısmarlama haberler, kişisel tercihli köşe yazıları ve birilerine yaranma amaçlı yorumlar, inanıyorum ki bir gün dünyanın birçok kentindeki gazetecilik yüksek okullarında bir DERS olarak okutulacaktır.

Bu nedenle...Artık bu  mesleğin STK'larına düşen görev; bu kutsal mesleğe sahip çıkmak, gerçek ve özgür gazeteciliğe uygun koşullar sağlamak ve okurlara karşı toplumsal sorumluluğu yerine getirmek olmalıdır.

ASLOLAN GAZETECİLİK MESLEĞİ İSE EĞER..

Gazeteciliğe 1983 yılında o zaman Setbaşı Ünlü Cadde'de faaliyet gösteren Bursa Hakimiyet Gazetesi'nde başladım. Ama daha 13-14 yaşlarındayken bu mesleğe olan sempatimden dolayı duayen gazeteci Ali Bilgiç'in Yenişehir Gazetesi'nde  küçük haberler yaparak mesleğe ısındım.16-17 Yaşlarında ise; Bursa'da tipo olarak çalışan bazı gazetelerin Yenişehir muhabirliğini yaptım. Ve sonunda da; çok sevdiğim mesleğe Bursa Hakimiyet Gazetesi'nde profesyonel olarak katkı koyma başladım.

Daha sonra sırasıyla; Bursa Hakimiyet, Uludağ, Olay, Yenigün, Bursa Haber, Yeni Dönem ve Y. Marmara gazetelerinde muhabirlikten-köşe yazarlığına, genel koordinatörlükten-gazete ortaklığına kadar her kademede çalıştım.

Son 15 aydır köşe yazarı olarak görev yaptığım BURSADA BUGÜN'de de; mesleğimi özgür yazılarımla sürdürmeye devam ediyorum.

Bursa'da gerçek anlamda gazeteciliğin olduğu yıllar;1984-2010 yılları arasındaydı. Örneğin Armağan Gerçeksi'nin sahibi olduğu Bursa Hakimiyet Gazetesi'nde Saruhan Ayber'in genel müdürlüğünde; Aykan Uzoğuz, Engin Özpınar, Erol Nural, Erol Bilenser, İsmail Öztat, Arzu Arınel, İlhan Öztat, Tümer Yavaş, M.Ali İnan, gibi deneyimli isimler yönetici olarak çalışırlar, alt kadroda da her biri birer cevher olan yazarlar ve muhabirler, gün boyu gerçek haberin peşinde koşarlardı. O zamanlar adliyeye ayrı muhabir vardı, emniyet ve polise ayrı...Devlet Hastanesi muhabiri başkaydı, SSK Çekirge Hastanesi muhabiri başka...Bursaspor'u yazan muhabir ve yazarlar ile, amatör sporlara bakan muhabirler kendi alanlarının uzmanıydılar adeta...

104 KİŞİLİK DEV BİR GAZETE KADROSU

Şimdi 1984-1985 yıllarında Doğru Hakimiyet Gazetesi ile her alanda yarışan ve haber atlatmak için varını-yoğunu ortaya koyan cefakar bölüm şeflerinin, muhabirlerin ve teknik servis çalışanlar arasında hatırlayabildiklerimin isimlerini

tek-tek yazarak; gazetecilik mesleğine gerçekten gönül veren arkadaşlarımızı ile saygı ve sevgi ile anmak istiyorum: Mehmet Gerçeksi, Kahraman Atılgan, Levent Gencelli, Ali Cebe, Bahri Atalay, Şadan Beleş, Mehmet Özman, Nadir Tülek, Gürhan Çetinkaya,

İhsan Bölük, Aysın Komitgan, Bülent Erdik, Halil Özçoban, Erhan Etiker, Şemsi Nayman, Salih Demirci, Sedat Akbıyık, Aslan Şahin, İbrahim Erdoğan, Ercan Ükünç, Binay Kazan, Mehmet Basit, İsmail Yalvı...

Tam 104 kişilik dev bir kadroydu 1984-1985 yıllarındaki Bursa Hakimiyet ekibi...Daha sonra bu iyi kadro; Bursa'da birçok gazetenin kurulmasına önderlik etti ve Bursa basınının "Küçük Babıali" olarak anılmasını sağladı.

Saydığım isimlerden eksik kalanlar var ise onlardan af diliyorum. Sonsuzluğa intikal etmiş ustalarımızı ve arkadaşlarımızı saygı ile anıyorum. Yaşayan arkadaşlarıma da uzun ömürler dileklerimi sunuyorum.

Bugün bu köşede; gazeteciliği perdenin arkasındaki gizi aralama sanatı olarak gören tüm onurlu gazeteci arkadaşlarımı/dostlarımı."Kalemler; kırtasiyecilerde satılır, gazetelerde değil.." diyebildikleri için önlerinde saygı ile eğiliyorum.

İyi ki varlar..!

Yazarın Diğer Yazıları

Yüreğinin götürdüğü yere gidebiliyor mu ki her insan?
19 Ocak 2026 Pazartesi, 10:40

600 liralık alarm cihazı ile hayata bağlanın!
15 Ocak 2026 Perşembe, 09:48

VEFA; sadece İstanbul'un bir semti değildir..!
06 Ocak 2026 Salı, 19:38

Parayı veren düdüğü çalıyor ama ya düdük bozuksa!
04 Ocak 2026 Pazar, 14:06

Yeni yılda keşkeler yerine iyikiler çoğalsın hayatınızda!
01 Ocak 2026 Perşembe, 12:16

2026'da nasıl bir SİZ olmayı istiyorsunuz?
28 Aralık 2025 Pazar, 15:06

İlaç gibi meyvenin tam zamanıdır şimdi!
26 Aralık 2025 Cuma, 09:34

Bir gün Bursa'da bir damla suya muhtaç kalacaksak eğer!        ...
23 Aralık 2025 Salı, 14:49

81 yaşında bir edebiyat çınarıdır artık o...!
21 Aralık 2025 Pazar, 12:53

Şimdi herkes fotoğrafçı mı oldu yani?
18 Aralık 2025 Perşembe, 14:36

Tüm Yazılar