Binay Kazan
Onların canları can da, bizimki patlıcan mı?
28 Ocak 2026 Çarşamba, 13:06
Sektörel bir fuar gezisi nedeniyle yaklaşık 8 yıl önce gittiğim Almanya'da; şarküteri ürünleri satan bir işyerinin denetlenmesine tanık olmuştum.
Bir AVM içinde faaliyet gösteren; zeytin-peynir-salata ve meze gibi şarküteri ürünleri satan bir işyerine gelen 3 kişilik Tüketici Sağlığı Denetim Uzmanları Heyeti , önce gıda teshirinin ve depolanmasının yapıldığı vitrin tipi buzdolapları ve soğuk odaların temizliği ile raf düzenine baktılar.84 Maddelik AB Gıda Güvenliği Beyaz Kitabına uygun olarak; imalatta kullanılan kepçe ve çatal-kaşığın temizliğini test ettiler. Sonra tek-tek tüm soğutucu cihazların soğutma ve koruma derecelerini hassas cihazlarla kontrol ettiler. Çalışan personelin iş giysilerini, eldiven ve ağız bantlarını gözlemleyerek, ortamın genel hijyenik durumunu da değerlendirdiler. Doktor olduğunu anladığım bir görevli de; çalışanların sağlık raporlarını tek-tek inceledi. En sonunda ise; peynir salatası-zeytin ezmesi-midye dolması, patlıcan salatası gibi lezzetli özel ürünlerin konulduğu paslanmaz gastronom küvetlerin içine digital ısı ölçerler sokarak ürünlerin iç ısılarını ölçtüler. Ürünlerde üretim sonrasındaki soğuk zincir mekanizmasının sürüp-sürmediğini kontrol için...Ve sonunda denetim tutanağının bir kopyasını işyeri sahibine vererek bitirdiler işlerini...
Yaklaşık 40-45 dakika sürmüştü bu hassas gıda denetimi...Ben bu kadar ayrıntılı bir işyeri denetimine şahit olmamıştım daha önce...Hele Türkiye'de hiç...Bizde de zaman-zaman şikayet üzerine bazı gıda işyerlerine gidilerek denetlemeler yapılıyor ama bu kadar titiz çalışma yapılmadığını çok iyi biliyorum. Bizde bu tür denetimlerin kağıt üzerinde yapıldığı konusunda duyumlar da almıyor değiliz ne yazık ki...
Gıda satan işyerlerinin hijyen ve soğuk zincir denetlenmesinin ülkemizde üstünkörü yapıldığını bir kez daha anladım Berlin'deki bu sıkı denetim sırasında...Yaklaşık her 3 ayda bir bu tür sıkı denetlemelerin yapıldığını söyledi tanışıklığımız olan Türk işyeri sahibi bana...Gıda işyerlerinin insan sağlığı ve güvenliği için bu kadar sık ve ayrıntılı denetlenmesi, bende bazı soru işaretleri yaratmıştı tabii ki...Bu durumda...Acaba "Almanya'daki gıda tüketicilerinin canları can da, bizim tüketicilerin canı patlıcan mı " diye de sordum tabii ki kendi kendime...

İNEGÖL'DEKİ DÜĞÜNDE 200 KİŞİ ZEHİRLENMİŞTİ
Bilindiği gibi; gıda zehirlenme olayları; ülkemizde özellikle yaz aylarında artıyor. Tavuk, pasta, peynir ve düğünlerdeki ordövr tabaklarındaki gıdalardan zehirlenenler, ısının yüksek olduğu Temmuz-Ağustos aylarında oldukça fazla...
İşte yakın geçmişteki bu örneklerden biri...İnegöl ilçesindeki bir düğün salonunda yapılan ve yaklaşık 800 kişinin katıldığı bir sünnet düğününde tavuklu- pilav yiyen 200 kişi zehirlenmiş ve hastanelere kaldırılmıştı. Yani; düğüne katılan 800 kişiden dörtte biri tavuktan zehirlenmişti.
24 Temmuz 2022'de meydana gelen bu üzücü olaydan sonra Tarım İl ve İlçe Müdürlüğü uzmanları; düğün salonunda dağıtılan tavuklu pilavdan numune almış ve konuyu araştırmaya başlamıştı. İnegöl Belediyesi Zabıta ekiplerinin de 200 kişinin zehirlendiği düğün salonunu kapattığı, soruşturmanın tamamlanmasına kadar işyerinin faaliyetine son verildiği haberi de yansımıştı sosyal medyaya...Ama sonrasında ne oldu, işte onu bilmiyoruz.
Evet...Çoğunlukla bu tür zehirlenme olaylarının sonrasını pek bilemiyoruz. Çünkü İl Sağlık Müdürlüğü veya İl Tarım Müdürlüğü; bu tür gıda zehirlenmesi olaylarının neden ve sonuç bildirgelerini kamuoyu ile hiç paylaşmıyor. İnsanlarımız ve medya aydınlatılmıyor zehirlenmeler sonrasında...Bu olayların suçlusu çoğunlukla açıklanmıyor. Kimse de ders çıkarmıyor bundan...
Aslında bu tür olaylardan sonra gerekli araştırmaların sonuçları kamuoyu ve basın ile paylaşılsa, sorunun çözümü ve vatandaşların güvenliği için daha sağlam bir adım atılır. İnsanlarımızın çoğu; tavuklu pilav yediklerinde neden zehirlendiklerini hala bilmiyor çünkü bu ülkede...
ZEHİRLENME OLAYLARI SONRASI BİLGİLENDİRME ŞART
Yaz aylarında neredeyse her hafta bir zehirlenme olayının yaşandığı bu kentte de; sanıyorum ki bu zehirlenmelerin neden-sonuç ilişkisini araştıracak ve kamuoyunu yeterince bilgilendirecek bir kurum çıkacaktır herhalde...
Öncelikle İl Sağlık Müdürlüğü'nün bu konuda açıklama yapmasını ve riski gıdalar arasında ilk sırayı alan tavuk etinin neden/nasıl zehirleme yaptığını vatandaşlara iyice anlatması gerek...Alınan numunelerin tahlil sonuçlarının da paylaşılması önemli...Sonrasında da; Tarım İl Müdürlüğü yetkililerinin tavuk etlerinin satıldığı yerleri layıkıyla denetlemesi ve gıda güvenliği konusunda daha hassas davranması gerektiğini düşünüyorum.
Yazımın başında Almanya'daki bir gıda işletmesinin denetleme prosedürünü anlatmıştım. Umuyorum ki; bir gün bu ülkede de gıda satan işyerleri ayrıntılı bir şekilde denetlenecek ve sattıkları ürünün risk yaratması önlenecektir.
Bu toplu zehirlenmeler herkesin kulağında küpe olmalı..!
İl Sağlık Müdürlüğü ile Tarım İl Müdürlüğü gerektiğinde beraberce bir açıklama yaparak, insan sağlığını riske eden gıdaları ve sağlıksız işyerlerini teşhir etmelidir.
İnsan sağlığı her şeyden önemlidir çünkü...Çarşıdan-pazardan-butikten bir pantolon alabilirsiniz. Aldığınız pantolon özürlü çıkarsa gidip değiştirebilirsiniz zor da olsa...Zararınız tazmin edilir bir şekilde...Ama özürlü gıda öldürür. Onu değiştirme şansınız yoktur çoğunlukla...
Soğuk zincir kurulmayan ve sağlıklı şartlarda korunmayan; tavuk, pasta, peynir, yumurta, midye ve mayonezli salatalar gıda zehirlenmelerine neden oluyor. Mantar ve ıspanak zehirlenmeleri de yaşandı yakın geçmişte...Üst üste birkaç kez ısıtılan pirinç pilavının da zehirlediği gerçeği ile karşılaşıyoruz son zamanlarda...
Dileğimiz odur ki; artık son olsun bu zehirlenme görüntüleri...Hata neredeyse, kimdeyse ortaya çıkarılsın. Kimse kulağının üzerine de yatmasın yeni bir gıda zehirlenmesine kadar...Olan olduğuyla kalmasın.
Ben bir gazeteci-yazar olarak "fikri-takip yapıyorum" ve savunduğum fikri-yazdığım yazıyı sonuna dek izliyorum. İlgililere bir çağrım var şimdi...Bu tür zehirlenme olaylarında da İl Sağlık Müdürlüğü ve Tarım İl Müdürlüğü'nü sorunun tespiti ve çözümü için, ortak çalışmaya ve neden/sonuç ilişkisinde kamuoyunu aydınlatmaya çağırıyorum.
Artık başka canlar yanmasın, diğer düğünler-dernekler de zehir olmasın diye..!
Yazarın Diğer Yazıları
Bursalı ustalar çekice bir başka vuruyor!
01 Şubat 2026 Pazar, 15:48
İMO'nun Çağdaş Grup Başkan adayı hangi filmde oynadı?
25 Ocak 2026 Pazar, 16:49
Sizin hayatınızdaki en büyük taşlar hangileri?
22 Ocak 2026 Perşembe, 11:50
Yüreğinin götürdüğü yere gidebiliyor mu ki her insan?
19 Ocak 2026 Pazartesi, 10:40
600 liralık alarm cihazı ile hayata bağlanın!
15 Ocak 2026 Perşembe, 09:48
Perdenin arkasındaki gizi aralama sanatıdır gazetecilik!
10 Ocak 2026 Cumartesi, 13:07
VEFA; sadece İstanbul'un bir semti değildir..!
06 Ocak 2026 Salı, 19:38
Parayı veren düdüğü çalıyor ama ya düdük bozuksa!
04 Ocak 2026 Pazar, 14:06
Yeni yılda keşkeler yerine iyikiler çoğalsın hayatınızda!
01 Ocak 2026 Perşembe, 12:16
2026'da nasıl bir SİZ olmayı istiyorsunuz?
28 Aralık 2025 Pazar, 15:06