Binay Kazan
Müşterilerin "vay canına" diyecekleri bir ürün yaratmak!
28 Nisan 2026 Salı, 13:21
Ülkemizde en iyi inovasyon(yenileşim) uzmanlarından Prof. Dr. Arman Kırım (1954-2011), yaşama veda etmeden kısa bir süre önce yazdığı son kitabında yaptığı önemli bir yorumla şu anda iş dünyasının içinde bulunduğu ruh halini çok iyi tespit etmişti.
Belki de yıllar önce bugünlerimiz için bizi uyarmıştı.
Prof. Dr. Kırım'ın günümüz Türkiye'si ve Bursa iş dünyasını da ilgilendiren bu saptamaları hem ilginç hem de düşündürücüdür. Kırım: "İçinde bulunduğumuz haftalar, aylar ve yıllarda şirketlerimizin işi çok zor... Artan maliyetlerle nasıl baş edecekler, kızışan rekabetle nasıl uğraşacaklar, sıkışan piyasalarda nasıl rekabet edecekler. Her gün daha fazla kalabalıklaşan sektörlerde nasıl büyüyecekler ve hepsinden önemlisi karlılıklarını nasıl sürdürecekler?
Sorun bellidir aslında... Emtialaşma, kalabalıklaşma, bunların sonucunda ortaya çıkmış olan müşteri gücünün yarattığı fiyat baskısı ve haliyle kaçınılmaz olan karsızlık ve büyüyememe...
Giderek daha fazla sektör sıfır kar bölgesine giriyor; giderek daha fazla marka çok ciddi erozyona uğruyor ve büyüme istikrarı giderek yok oluyor. Ve de her gün biraz daha fazla müşteri rakip firmalara gidiyor.
Lafı uzatmayalım: Zaman zor ve çözümlerde hiç kolay değil... Ama adı -inovasyon-olan bir çözüm var. İnovasyon: şirketinize yeni iş fırsatları, yeni ürünler, yeni müşteriler, yeni pazarlar, yeni iş modelleri, yeni maliyet düşürme olanakları, yeni yönetim teknikleri, yepyeni müşteri sadakati fırsatları olanak verecek olan süreç, bir bakış açısı ve bir şirketin yönetim kültürü...
Eğer müşterilerin gördüklerinde 'vay canına' diyeceği ve başka rakipte bulunmayan bir hizmet, bir ürün, bir iş modeli veya bir finansman tekniği bulabilirseniz o zaman bir anda yukarıda saymış olduğum baskılardan kurtulduğunuzu hissedersiniz.
Elinde sıra dışı fikirler, ürünler, hizmetler, iş modelleri ve talep yaratma fırsatları olan şirketler bugünün küresel dünyasının her tarafına iş yapabilir, büyüyebilir ve gayet güzel para kazanabilirler." diyerek günümüze dair nokta tespitlerini sunmuştu bundan 15 yıl önce...
ÜLKENİN ÜRETİM GÜCÜNÜ ARTIRMAK GEREK!
Arman Hoca'nın İnovasyon Dersleri isimli kitabından yaptığım bu alıntı, yenileşmenin ve farklılaşmanın anahtar kelimelerini de bir arada barındırıyor.
Bu anahtar kelimelere dikkat etmek gerek...Özellikle KOBİ türü mikro, küçük ve orta boy işletmelerin finansmana ulaşma konusundaki sıkıntıların had safhada olduğu ilginç bir süreç yaşıyoruz. Türkiye ekonomisindeki üretim gücünün yüzde 99'unu oluşturan bu tür KOBİ firmaları, finansman sorununun yanı sıra aşırı yükselen maliyetlerin de cenderesi altındadır bugün...
Ama kimse bu sorunların çözümü için kılını kıpırdatmıyor. Bankalar işletmelere 100 bin TL bile kredi vermemek için "kapı-duvar olma" taktiğini kullanırken, pahalı maliyetler nedeniyle ihracatçı firmaların bile işi giderek zorlaşmaktadır.
Rahmetli Arman Hoca'nın inovasyon önerileri bir noktada bir çıkış olabilir tabii ki...Bu görüşleri asla yabana atmamak gerek ama günümüzün sosyo-ekonomik şartları tüm kitapları ve kuralları yerle bir edecek özellikler de taşıyor ne yazık ki...
Bütçesini iyi denkleştiren, finansman sorunlarını çok önceden çözmüş, iyi bir kadroya (yönetim ve üretim anlamında) sahip olan ve yeniliklere açık olan firmalar "İnovasyon Dersleri" konusunda fersah-fersah yol alabilirler tabii ki...İleriye gördüklerinden dolayı; başarılı da olurlar.
Ama ya... Mevcut sorunlarla uğraşmaktan burnunun ucunu bile göremeyen firmalar... Onlar ne yapacak?
İşte bu sorunun cevabı önemlidir. Hem de çok!
FİNANSMAN YARATMADAN İNOVASYON DA OLMUYOR
Biliyoruz ki; devletin desteği genelde kağıt üzerinde kalıyor. KOSGEB gibi devlet desteği dağıtan kurumlar, çok fazla sayıya ulaşan KOBİ'ler nedeniyle kimseye destek olamıyor. Verilen destekler de kısıtlı sayıda firmaya ulaşıyor.
Ama yine bilinmeli ki; bu ülkenin ekonomisi ÜRETİM ile ivme kazanır. Üretim yapan işletmelerin belini doğrultmasına yardım etmezseniz, ülkenin üretim gücü düşer. Devamlı tüketen ama üretemeyen ekonomi de bir noktada enerjisini kaybeder.
Bu nedenle... Üretimin desteklenmesi, ihracatçının sorunlarına sahip çıkılması ve KOBİ'lerin finansmana erişiminde önünün açılması çok ACİL bir yoldur.
Para olmadan inovasyon da olmaz!
Üretim ve ihracat da...
Yıllardır reel sektörün içinde olan bir gazeteci-yazar olarak; net ve açık olarak bir şey söylüyorum ki; KOBİ türü mikro-küçük ve orta ölçekli firmaların sorunlarını çözmeden üretimin artırılması mümkün olamaz.
Öyleyse...Bu doğru üzerinde düşünmek ve KOBİ'ler için projeler yaratmanın zamanı çoktan gelmiştir. Haydi o zaman!
Yazarın Diğer Yazıları
Tirilye'de bu kez sanat rüzgarları esecek!
24 Haziran 2026 Çarşamba, 11:14
Her şeyin bir fiyatı var mıdır artık?
18 Haziran 2026 Perşembe, 09:46
Parayı veren ödülü kapar mı?
15 Haziran 2026 Pazartesi, 14:12
Demirtaşpaşa'da görkemli pilav günü!
12 Haziran 2026 Cuma, 08:52
İş insanlarının vize çilesi bitmeyecek mi?
10 Haziran 2026 Çarşamba, 14:21
Sözün bittiği yerde müzik mi başlıyor?
08 Haziran 2026 Pazartesi, 10:39
Mudanya'da Muhsine Arda ile bir şiir akşamı...
04 Haziran 2026 Perşembe, 09:23
Bursa'da her şey var, ama neden yabancı turist yok?
02 Haziran 2026 Salı, 11:29
Yapay zeka sanatı da mı öldürüyor yoksa?
30 Mayıs 2026 Cumartesi, 12:51
Hatice Gani Erverdi Ortaokulu'nda 'Doğanın izinde' fotoğraf sergisi
21 Mayıs 2026 Perşembe, 09:03