Binay Kazan

İnsanlığın aldığı en büyük derstir Çernobil!

26 Nisan 2026 Pazar, 13:13

26 Nisan 1986 tarihinde nükleer anlamda dünyanın en büyük felaketlerinden biri yaşandı. Tam 40 yıl önce bugün; Ukrayna'daki Çernobil Nükleer Santralı'nın 4 numaralı reaktöründe bir sistem arıza testi yapılıyordu. Çernobil bölgesindeki Pripyat adlı ilçenin hemen yanındaki 4 numaralı atom santralının arıza testi sırasında beklenmeyen bir şeyler oldu.Sistemin kontrol dışına çıkmasıyla birlikte;reaktör kazanında önce çatlama ardından da peş peşe patlamalar yaşanmaya başladı.

İşte bu olumsuz gelişmeler,bölgede yaşayan yüz binlerce insanın kaderini değiştirdi. Yangın ve çıkan radyoaktif duman önce Pripyat ilçesini, ardından da herkes haber alana dek tüm ülkeye yayıldı. Patlama Ukrayna'da olmuştu ama en çok etkilenen Beyaz Rusya oldu. Karadeniz'e kıyısı olan Avrupa ülkeleri de etkilendi bu nükleer patlamadan...Eğer Finlandiya ve İsveç ülkeleri; rutin olarak yaptıkları radyoaktif madde ölçümlerinde bir anormallik hissetmeseydi, belki de Çernobil Nükleer Santralı'ndaki patlama, dünyadan gizlenecekti.

Ama bu gelişmeler sonrasında: her şey ortaya çıktı. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Gorbaçov, bir zorunluluk gereği yaptığı açıklamalarda: "Endişelenecek bir şey yok. Her şey kontrolümüz altında" dese de, gerçek yavaş-yavaş gizlendiği delikten dışarı fırladı.

O zaman bu nükleer kazanın faturasının bu kadar büyük olacağını hiç kimse tahmin bile edemiyordu. Ama acı gerçek; yıllarla birlikte ortaya çıkmaya başladı.

ÇERNOBİL KAZASI'NDA 200 BİN KİŞİ ÖLDÜ.

Bundan tam 40 yıl önce yaşanan bu nükleer kaza;milyonlarca insanın yaşamını değiştirdi.Kazanın olduğu yıl ile 2000 yılı arasında tam 350 bin kişi nükleer serpintinin bulunduğu bölgelerden, başka bölgelere taşındı.

Tarafsız resmi kaynaklar; Çernobil Nükleer Kazası'nda bugüne dek direkt ve dolaylı nedenlerle 200 bin kişinin hayatını kaybettiğini açıklıyor ama kazanın üstünden 40 yıl geçmesine rağmen özellikle tiroid kanseri vakalarının artışı ve ölümler devam ediyor.

Dünyanın ünlü fizikçileri; bu işin faturasının çok daha büyük olduğunu ve Türkiye'de dahil olmak üzere bölgeye yakın olan 14 ülkede birçok ölüm nedenini kanserlerin oluşturduğunu, ama bu ölümlerin toplam kayıp listesine dahil edilmediğini belirtiyor.

Büyük felaketten 40 yıl sonra bile; o bölgede hala mantar toplamak, böğürtlen yemek, balık tutmak, kaynak suyu içmek ve hatta havayı solumak bile çok tehlikeli...Bölgede üretilen tarım ürünlerini yemek ise, çok daha büyük bir ölüm tehlikesine işaret ediyor.

Dünyanın en büyük ve en cesur çevreci örgütü Greenpeace'in Ukrayna'da yaptığı araştırmalar; yaşanan felaketin korkunç boyutlarını net bir biçimde ortaya koyuyor. Ukrayna'daki tarım alanlarının 18 bin kilometrekaresinin radyasyona maruz kaldığı ve kullanılamaz halde olduğu bildiriliyor. Aradan 40 yıllık çok uzun bir süre geçmesine rağmen; ülkedeki ve Beyaz Rusya'daki birçok gıda ürününde yoğun radyoaktif madde tespit ediliyor. Süt ve süt ürünleri analizlerinde yoğun radyasyona rastlanıyor.

Nükleer santrallerin ne denli büyük bir risk olduğu ilk kez Çernobil'de ortaya çıktı. Daha sonra da Japonya'daki 11 Mart 2011 tarihindeki 9,l'lik büyük deprem ve sonrasındaki Fukuşima Nükleer Santralı patlaması, bu santrallerin tehlikelerini daha net bir fotoğraf şeklinde insanlığın görüşlerine sundu. Özellikle büyük bir deprem ve nükleer risk faktörleri bu patlamada gözler önüne serildi.

DÜNYADA 400 NÜKLEER SANTRAL VAR

Dünyanın bu en büyük çevre felaketi sonrasında; nükleer santral yapımlarına biraz ara verilse de, hala elektrik enerjisi üretimi için bu tür santraller yapılmaya devam ediyor. Bu yazının yazıldığı tarihte; dünyadaki 31 ülkede 400 nükleer santral bulunuyordu ve çeşitli ülkelerde 71 adet de yeni nükleer santral yapılıyordu.

Aslında mevcut nükleer santrallerden dünya elektrik enerjisi talebinin sadece yüzde 10'unu üretebiliyor ama ne yazık ki radyasyon riski çok yüksek olan bu tür santraller, hala yoğun şekilde talep görüyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 2006 ve 2016 yıllarında 2 kez yaptığı Çernobil Nükleer Kazası'nın Sağlık Etkileri Raporlarında; bu kazanın tiroid kanseri başta olmak üzere çok önemli olumsuz sağlık sorunlarına yol açtığı ve bölgede yaşayan insanlarda ruh sağlığı anlamında belki de on yıllarca sürecek hastalıklara neden olduğu da anlatıldı.

Ama tüm bu ölümcül risklere rağmen; dünyada Çin (35 santral) başta olmak üzere birçok ülkede yeni-yeni santraller inşa ediliyor.

Garip ama gerçek olan da bu zaten...

Yazarın Diğer Yazıları

Tükettiğimiz gıdalarda sıfır risk mümkün mü?
25 Nisan 2026 Cumartesi, 11:03

Kredi hayalleri tuzla buz olan bir KOBİ'nin hikayesi!
21 Nisan 2026 Salı, 16:51

Kalbimize gözümüz gibi bakmamız gerek ama...
17 Nisan 2026 Cuma, 11:18

Yalnızlık paylaşılmıyor ki hiçbir zaman!
15 Nisan 2026 Çarşamba, 15:21

Kitaplarla barışmak ve hayata tutunmak için!
09 Nisan 2026 Perşembe, 17:31

Gençler iş, fabrikalar eleman arıyor aslında!
06 Nisan 2026 Pazartesi, 16:34

Hayatınızda bir B planınız var mı?
31 Mart 2026 Salı, 16:07

Kartallara meydan okuyan beyaz güvercinlerin türküsüdür Çanakkale!
27 Mart 2026 Cuma, 16:32

Belki de hayatın bu fotoğrafıdır gerçek olan!
26 Mart 2026 Perşembe, 09:53

Dünya Şiir Günü'nde duygular sel oldu taştı yine!
23 Mart 2026 Pazartesi, 15:45

Tüm Yazılar