Binay Kazan

Belki de yarınlarda mutlu bir hayat var!

02 Mayıs 2026 Cumartesi, 14:45

Hayatlarımıza daha iyi bakın bugün...Biliyorum bu yağmurlu ve serin Cumartesi gününde bile; iyimserlik ve karamsarlığın yoğun savaşına mekan oluyor belki de yürekleriniz...Benimki gibi...
Tam anlamıyla birbiri ile tam anlamıyla çelişik bu 2 kavram arasında bocalıyoruz. Ama ne yazıktır ki; özellikle pandemi süreciyle başlayan son 5 yıllık hayatlarımız; karamsar bir fotoğraf sunuyor herkese...Salgın hastalıklar, hayat pahalılığı, enflasyon ve dünyadaki savaşlar canımıza okuyor.

Siz ne dersiniz ?

Çevremizdeki yaşama dair negatiflerinin giderek çoğalması mı, yaşama sevinçlerimizi gitgide azaltan faktör acaba..?
Yoksa hayatlarımızda ardı-ardına çekilmiş fotoğraf kareleri gibi çoğalan olumsuzluklar mı..?
Ya da hayatın tam göbeğindeki gerçekçi sorunlar; yaşantılarımızı hüzünlü bir şekle sokarak, hepimizin gelecek güzel günlere duyduğu umudu mu yok ediyor...?

Siz ne diyorsunuz..?

Bunu anlamak için...Hayatın tam içindeki görüntülere mi bakmak lazım acaba..?

OKULLARIMIZDA CİNNET HALİNE NE DEMELİ..!

TV ekranlarında; bir plastik oyuncak gibi kırılıp-bükülmüş otobüsler-otomobiller görmek; trafik kazaları hüznünün bir yanını oluştururken, öte yanda yol kenarlarında üstünkörü örtülmüş ceset parçaları kahırla karışık bazı duygular da yaratıyor herkeste...Sonra; bu ülkenin kaderi midir bu trafik kazaları diye hayıflanıp duruyoruz. Bandırma'da dün meydana gelen katliam gibi otobüs kazası sonrasındaki görüntüler hepimizi derinden yaralıyor. 3 Ölü ve 31 yaralıydı bu kazanın bilançosu...
Ya terör olayları...Sokaklara-caddelere taşan kavgalar, tartışmalar ve hatta cinayetler...
Kadına şiddet, gasp ve yaralama olayları, sokaklarda uyuşturucu krizleri, dolandırıcılık ve kapkaç vakaları...Okullarımızda yaşanan cinnet halleri ve yaşdaşlarının gerçekleştirdiği silahlı saldırıda hayatını kaybetmiş küçücük çocuklar...
Ve de göç yollarında...Avrupa'ya kaçmak ve hayatını kurtarmak için bindikleri uyduruk deniz taşıtlarında hayatını yitiren mülteciler...
Kısacası; top-yekün gerginlikler ve acılar içindeyiz. Bu sorunlar yumağı; kaos ortamı içinde tamamlanmış bir resim tablosu ve natürmort bir figür gibi hayatlarımızı zehir ediyor hepimizin...Üst-üste konulduğunda; acısı giderek katlanan bir toplumun zorunlu kaderi gibi oluyor bu durum belki de...

İYİMSER OLMAK MÜMKÜN MÜ BU ŞARTLARDA..?

Ölümle, acıyla, üzüntüyle ve kanla iç içe olan, kaybetmeyi seven ve de acılarla yaşamayı hüner sayan bir toplumun negatif halidir artık anlatılan...Ağırlıklı olarak TV haberleri ve sosyal medyada yaratılan ortam; kan, et ve barut kokularının ekrandan çıkıp odalarımıza dolmasına neden oluyor. Ortadoğu ve komşu ülke İran'daki savaşlar sinsi bir şekilde çocuklarımızı zehirlerken, herkesin ruh derinliklerinde de onarılmaz yaralar açıyor.
Banka borcu intiharları, kan davaları, kadın cinayetleri ve aile içi cinnet olayları yaşamın negatif görüntülerini çoğaltırken, maalesef insan yaşamının çok ucuz olduğunu da kanıtlıyor.
Bakıyoruz çevremize...Bu ülkede yaşayıp da, iyimser olabilen insan sayısı o kadar az ki...İyimser olabilmek için nedenimiz çok az çünkü...Etrafımızı puslu bir kış sabahı gibi saran arabesk tempo, yaşamın güzel yönlerini görmemizi engelliyor. Hırsızlıklar, dolandırıcılıklar ve yolsuzluklar da tuzu biberi oluyor hayatın natürmortlarının...Ama ya bazı istatistikçilerce hazırlanan " Biz çok mutlu toplumuz" masallarına ne demeli ?
Hepsinden acısı, bir ikiyüzlülük değil mi bu zaten...Cenaze evinde düğün olur mu hiç..?

KİM BİLİR YARINLARDA HAYAT VAR BELKİ DE...?

Ama...Yine de gelecek güzel günlere olan umudunu yitirmeyen cesur yürekler de var aramızda...Çevresine pozitif enerji saçan ve "Bu günlerde geçer" diyen bu iyimser insanlar, karamsarlıkların yok olmasını sağlayan yaşam tezleri ile önümüzü aydınlatıyorlar.
Natürmort abonesi olmuş bu toplumun ilacı, belki de iyimser yani optimist insanlardır.
Negatif duygulardan arınmış ve insan olmanın onuru ile kendilerine farklı bir hayat ısmarlayan bu tür olumlu insanlar, umutlu ve barışçıl felsefeleri ile belki de bir ÜTOPYA'yı hayata geçiriyorlar çevremizde...Aman onları eksik etmeyin yaşamlarınızdan...Hayata tutunmamızı sağlayacak o güçlü pozitif duyguları da kaybetmeyin.
Yazımızın başında dedik ya...İyimserlik ile karamsarlık arasında gidip-geliyor duygularımız...Biliyoruz ki bugünlerimiz belki biraz fazlaca karamsar ve yorucu...
Ama yarınlar...?
Belki de yarınlarda MUTLU HAYATLAR var ve hepimizi içtenlikle kucaklayacak.
Kim bilir..?
Yakında ülkemizde ve tüm dünyada adalet, barış ve kardeşlik oluşacak.
Belki de...Umudun yeni adresi; içindeki insanlığı kaybetmeyen HERKES olacak.
 

Yazarın Diğer Yazıları

Bursa'da doğmak ve Bursasporlu olmak!
30 Nisan 2026 Perşembe, 14:55

Müşterilerin "vay canına" diyecekleri bir ürün yaratmak!
28 Nisan 2026 Salı, 13:21

İnsanlığın aldığı en büyük derstir Çernobil!
26 Nisan 2026 Pazar, 13:13

Tükettiğimiz gıdalarda sıfır risk mümkün mü?
25 Nisan 2026 Cumartesi, 11:03

Kredi hayalleri tuzla buz olan bir KOBİ'nin hikayesi!
21 Nisan 2026 Salı, 16:51

Kalbimize gözümüz gibi bakmamız gerek ama...
17 Nisan 2026 Cuma, 11:18

Yalnızlık paylaşılmıyor ki hiçbir zaman!
15 Nisan 2026 Çarşamba, 15:21

Kitaplarla barışmak ve hayata tutunmak için!
09 Nisan 2026 Perşembe, 17:31

Gençler iş, fabrikalar eleman arıyor aslında!
06 Nisan 2026 Pazartesi, 16:34

Hayatınızda bir B planınız var mı?
31 Mart 2026 Salı, 16:07

Tüm Yazılar