Binay Kazan
Bankalar hep kazanıyor, ya KOBİ'ler?
11 Şubat 2026 Çarşamba, 10:46
Dünyadaki savaşlar ve siyasi kaoslarla giderek daha da sıkıntılı hale dönüşen ekonomik durum; ne yazık ki ülkemizdeki birçok mikro, küçük ve orta ölçekli firmayı (KOBİ) esir almak üzere...Herkes; bu dar ve sıkıcı alandan çıkıp, birazcık nefes almak istiyor. Devlet kamu bankaları kanalı ile piyasalara biraz can suyu vermeye çalışıyor ama, bu finansman desteğine her firma da kolayca ulaşamıyor.
Çünkü bilançoları ve mali verileri çok kötü...Kredi notları da diplerde birçok firmanın...Bu nedenle; hep olumsuz sonuçlanıyor kredi talepleri de...
Biliyoruz ki bankalar her zaman kazanıyor. KOBİ'lerin kazanamadığı bir süreçte; bir de krediye ulaşmakta zorluk yaşayınca sorun o zaman büyüyor.
Hep kazanan bankaların 2025 yılı gelirleri açıklandı. Türkiye bankacılık sektörü; geçtiğimiz yıl 1 trilyon 725 milyar lira kazanç elde etti. Bu gelirin 965 milyar TL'si ücret ve komisyonlardan oluştu. Yani suya-sabuna dokunmadan kolay bir gelir oldu bu komisyon ücretleri bankalar için...
HANYA'YI DA KONYA'YI DA ANLAMAK İÇİN!
Bakıyorum da; son 10 yılda neredeyse tüm özel bankalar, KOBİ Bankacılığı yapar hale geldi. Birçok banka bu konuda daha da ileri giderek, "KOBİ işletmelerine en düşük faizli ve en uzun vadeli krediyi" kendisinin verdiğini ilan ederek, diğerlerinden birkaç adım daha öne geçmeye çalışıyor.
Ama aslında gerçek, hiç de öyle değil tabiî ki...Piyasalarda KOBİ Bankacılığı yaptığını söyleyen birçok özel banka, özünde hem kendini kandırıyor hem de KOBİ sahiplerini...
Bunu anlamak için; kendisini KOBİ Bankası olarak ilan eden bankaların şubelerinden birine uğramanız yeterli...Tanıtım broşürlerinde ve TV reklamlarında; kefilsiz ve kolay kredi vereceğini beyan eden bankaların, size ne gibi zorluklar çıkardığını ancak bu banka ziyaretiniz ile öğrenebilirsiniz.
KOBİ kredisi talebi oluşturan işyeri sahipleri ve yöneticilerinin; Hanya'yı ve Konya'yı anladığı andır bu banka ziyareti çünkü...
KOBİLER YALNIZ KALMA GERÇEĞİ İLE Mİ KARŞI-KARŞIYA?
Son istatistiklere ve mali güncellemelere göre: ülkemizde şu anda 3 milyon 928 bin adet KOBİ işletmesi (mikro, küçük ve orta ölçekte) bulunmaktadır. Ama bu sayının yaklaşık 250 bini tam anlamıyla üreticidir. Aslında gelişmiş ülkelerde; mal üretimi, satışı ve ihracatı yapan, reel sektör kriteri taşıyan sanayi firmaları gerçek KOBİ sayılıyor. Ticari işletmeler ve hizmet firmaları, KOBİ kapsamı içine alınmıyor.
Genelge üstüne genelge yayınlanarak ve kapsamlar genişletilerek; 3,9 milyona ulaştırılan KOBİ sayısı, ne yazık ki ekonomideki büyük rolüne uygun işlev gösteremiyor. Bu kadar fazla KOBİ işletmesinin olduğu bir ülkede; bu KOBİ'lerin, tabiî ki finansman sorunları da olacaktır. Ama işte bu noktada: bazı aksamalar, yanlış anlamalar ve hatta art niyetli yaklaşımlar da görülebiliyor.
KOBİ'lerle sağlıklı bağlar kuran, onların finansman sorunlarına uygun çözümler bulmak isteyen doğru bankalar olduğu gibi, "KOBİ'leri kazıklamak isteyen" finans kuruluşlarının da varlığı ile de karşılaşılıyor.
Aslında finansal bir sorun yaşayan KOBİ'ye ilk yardım, öncelikle bir bankadan gelmelidir. Doğru olan budur. Ama ülkemizde maalesef, birçok KOBİ işletmesi sahibi, ekonomik anlamda bir sıkıntı yaşadığı anlarda yanında kendisine yardımcı olacak dost bir banka bulamamakta ve soluğu tefecilerde almaktadır.
Çünkü özel bankaların çoğu; bilançosu kötü olan, kefil bulamayan, gayrimenkul tapusunu getirmeyen ve elinde müşteri çeki olmayan KOBİ işletmelerine hiçbir surette kredi açmamaktadır.
Zaten elinde müşteri çeki-senedi olan KOBİ, kendi finansman sorununu kendi çözmeye çalışmakta ve bankayla pek muhatap olmamaktadır. Ama işlerin iyice durağanlaştığı, piyasalarda yaprağın kıpırdamadığı dönemlerde: KOBİ'lerin sıklaşan kredi taleplerine yaklaşım gösteren banka olmuyor. İşte o zaman da; KOBİ'ler yalnız kalma gerçeği ile karşı karşıya kalıyorlar.
FİNANSMANA ULAŞAMAYAN KOBİ'LERE NE OLUYOR?
KOBİ-Banka ilişkilerinde; kuralı koyan ve koyduğu kuralı kesintisiz uygulayan bankalar, adeta bir hakim konumuna ulaşmaktadır. KOBİ sahibi ise; genelde zor durumda olduğundan, bankanın tüm kurallarına boyun eğmekte ve sahipsiz-çaresiz kalmaktadır.
Artık bu büyük yanlışlığın düzeltilmesi gerekmektedir. Gerçek KOBİ dostu olan bankaların, muhtaç durumdaki firmalara daha esnek kurallar koyarak yardımcı olmaları şarttır.
Banka-KOBİ ilişkilerindeki "etik ve eşit kuralların oluşması", ancak ve ancak karşılıklı iyi niyet ve diyalogla çözülebilir. Güçlünün haklılığı prensibi, KOBİ'lerin var olan sorunlarını daha da artıracak ve güçsüz KOBİ'lerin güçlü finans kuruluşlarına olan bağımlılığını da çoğaltacaktır.
Bilinmeli ki; küçük ve orta ölçekli firmaları yolunacak kaz gibi görme alışkanlığını terk eden banka, gerçek KOBİ dostu kimliğine ulaşır ve hak ettiği ciroyu da kazanır.
Yıllardır reel sektörün içinde olan bir gazeteci-yazar olarak şunu söylüyorum ki: gerçek KOBİ dostu banka, müşterisinin ne istediğini ve ne beklediğini bilir ve ona göre hareket eder. Bu özel ilişkide; kapı-duvar olmak, bankaların yönetim felsefesinden kesinlikle çıkarılmalıdır.
Dünyadaki bunca krize rağmen; ülkemizin son yıllardaki en çok kazanan kurumları bankalar olmuştur. Bankalar; hiçbir üretim yapmadan ve katma değer yaratmadan kazançlarına kazanç katarken, reel sektör temsilcilerinin finansmana ulaşma sıkıntısı da giderek çoğalıyor. Ve bu gidişe "DUR" diyecek ilgili Bakanlıklar, Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu'nun sesi-soluğu hiç çıkmayınca, olan KOBİ'lere oluyor.
Kesinlikle ilk yardıma ihtiyacı olan KOBİ'lerin birçoğu, bu finansal yardımı alamayınca piyasalarda savrulup gidiyor. Sözün özü; yazık oluyor sahipsiz kalmış KOBİ'lerimize...
Yazarın Diğer Yazıları
Betonarme binalar domino taşları gibi yıkılırken birer birer!
06 Şubat 2026 Cuma, 09:34
Kitaplar, plaklar ve şarkılar Can Ertan'sızdır artık!
04 Şubat 2026 Çarşamba, 17:42
Bursalı ustalar çekice bir başka vuruyor!
01 Şubat 2026 Pazar, 15:48
Onların canları can da, bizimki patlıcan mı?
28 Ocak 2026 Çarşamba, 13:06
İMO'nun Çağdaş Grup Başkan adayı hangi filmde oynadı?
25 Ocak 2026 Pazar, 16:49
Sizin hayatınızdaki en büyük taşlar hangileri?
22 Ocak 2026 Perşembe, 11:50
Yüreğinin götürdüğü yere gidebiliyor mu ki her insan?
19 Ocak 2026 Pazartesi, 10:40
600 liralık alarm cihazı ile hayata bağlanın!
15 Ocak 2026 Perşembe, 09:48
Perdenin arkasındaki gizi aralama sanatıdır gazetecilik!
10 Ocak 2026 Cumartesi, 13:07
VEFA; sadece İstanbul'un bir semti değildir..!
06 Ocak 2026 Salı, 19:38