Türkiye'nin gündeminden düşmeyen, babasından kalan serveti ile hep çok konuşulan bir isim... İddialı giyim tarzı, pahalı mekanlarda ödediği iddia edilen hesaplar, Bodrum ve Çeşme tatilleri, binlerce liraya tuttuğu localar ve daha böyle pek çok konu ile birdenbire bir magazin figürü haline dönüşen Yalçın, Türkiye'de ilk röportajını verdi.
"Benden havalı bir Süreyya yaratmaya çalıştılar. Sadece zengin değilim" diyen Yalçın, Sabah Gazetesi'ne hayatına dair samimi açıklamalarda bulundu.
İşte İkoncan Süreyya Yalçın röportajından öne çıkan başlıklar...
"MEDYA BENİ ABARTIYOR"
- Rahmetli babanızın ardından size büyük bir miras kaldı. Sürekli paranın konuşuluyor olması tedirginlik yaratıyor mu?
- Geçmişte bu tarz dedikodulara üzülüp kendime dert ederdim, şimdi gülüyorum. Ve inan kimsenin de bunları merak ettiğine inanmıyorum. Mütevazı yaşayan, kendi halinde bir insanım. Beni dışarıda görüp yanıma gelen insanlar da benim nasıl birisi olduğumu biliyor. Tanımak isteyene kendimi doğru ifade ederim, tanımak istemeyen kimseye de kendimi anlatmak gibi bir derdim yok. Sürekli gezen biri değilim.
Medyadaki bazı arkadaşlar benden havalı bir Süreyya yaratmaya çalıştılar. Benim de diğer insanlardan hiçbir farkım yok.
- Hayatınızda hiç kendi paranızı kazandınız mı?
- Bir insanın kendi parasını kazanması kadar güzel bir şey olabilir mi? Elbette ben de kazandım, hem de çok küçük yaşlarda.
"KÖPEĞİMİN KUAFÖRÜNE SERVET AYIRMAM"
- Hayvanlara olan düşkünlüğünüz biliniyor. Babanızın gözbebeği Darıca Hayvanat Bahçesi'yle ilgileniyor musunuz?
- Babam insanları çok sevdiği gibi hayvanlara ve doğaya da oldukça düşkündü. Ben de baba yadigarı olan hayvanat bahçesiyle elbette ilgileniyorum.
- Kaç köpeğiniz var?
- 17.
- Köpekleriniz için servet harcadığınız, onların kuaförlerine binlerce lira ödediğiniz doğru mu?
- Yok efendim pırlanta tokalar, altından tasmalar... Bunların hepsine inan gülüyorum. O kadar basit iddialar ki. Hepsini bujiteriden üç liraya beş liraya aldık. Köpeğimin kuaförüne milyarlar ayırmam sence mümkün mü?
- Modacılar, sizin gibi şık birini rahat bırakmıyorlardır. 'Haydi gel koleksiyonun hazır' diyenler oluyor mu?
- Tarzımı fazla abartılı bulanların yanı sıra elbette beğenen insanlar da var. Açıkçası günlük hayatımda çok da iddialı tasarımları sevmiyorum. Ama Türkiye'de sevdiğim tasarımcılar var, davet edildiğimde de gidip görüyorum.
"TEK HAYALİM OYUNCU OLMAK"
- Bu arada oyunculuk konusunda bir isteğiniz vardı, hâlâ devam ediyor mu? Yani yapımcılardan bir teklif gelse sıcak bakar mısınız?
- Uzun yıllardır aslında çok istediğim bir şey. Çok sıcak bakıyorum ama bugüne kadar kafama uygun bir proje olmadı açıkçası. Ayrıca çok fazla emek isteyen bir iş oyunculuk. Ama ortaya çıkardığınız eser sonrasında, gurur duyacağınız ve ömrünüzün sonuna kadar taşıyacağınız bir hatıra.
- Sizi Paris Hilton, Kim Kardashian gibi isimlere çok benzettiler. Ancak onlar isimlerini markalaştırıp şöhretleri üzerinden para kazandılar. Sizin böyle bir arzunuz var mı? Ya da bugüne kadar moda-kozmetik gibi firmalardan teklif geldi mi?
- Yurtdışındaki celebrity isimler firmalarla her zaman sıcak ilişkiler içinde oluyor. Çünkü orada insanlar bu işi çok ciddiye alıyor. Ünlü insanın attığı adım, kullandığı şapka, çanta her ne ise hepsine ayrı özen gösteriliyor. Bu yüzden bu tarz şeyler Amerika'da daha sık yapılıyor. Ama bana da böyle bir teklif gelse asla hayır demem.
"MARKA TAKINTIM YOK"
- Giyim tarzınız, alışverişe harcadığınız paralar da çok konuşuluyor...
- Nedense insanlar maddi geliri yüksek olan insanların sürekli pahalı markalar giydiğini düşünüyor. Oysa böyle bir şey sözkonusu değil. Ben kendime yakıştırdığım her şeyi markasına bakmadan alırım. Takıntılarım yoktur. Üzerimde neyi uygun buluyorsam onu alıyorum.
- Marka mı tercih edersiniz yoksa pazar alışverişi de yapar mısınız?
- Elbette marka aldığım kıyafetlerim var. Genellikle kendi tasarımımı ya da sıradan bir mağazadan bulduğum şeyi giyip çıkıyorum.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Magazin, 2013.09.21 12:28