Özel Hayat Hastanesi'nden Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı Dr. Fulya Gürkan; horlama, uykuda tekrarlayan nefes durmaları ve buna bağlı olarak gelişen oksijen düşüklüğü şeklinde ortaya çıkan uyku apnesi sendromu ile günümüzde milyonlarca insan için en büyük sorunlardan biri haline dönüşen obezite arasındaki bağlantıya ilişkin, dikkat çekici bilgiler verdi.
Özel Hayat Hastanesi'nden Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı Dr. Fulya Gürkan, çağımızın kronikleşen sorunu haline dönüşen obezite ile birlikte, horlama, uykuda tekrarlayan nefes durmaları ve buna bağlı olarak oksijen düşüklüğü gibi etkilerle günümüzde sık görülen bir diğer hastalık haline gelen uyku apnesi sendromu arasında, bağlantı olduğuna dikkat çekti.
Son yıllarda uyku apnesi hastalığının yaygınlaşmasında, obezite vakalarında yaşanan artışın etkisi olduğunu aktaran Gürkan, bu sendromun tanısında polisomnografi kullanıldığını belirtti.
Polisomnografi'yi tanımlayan Gürkan, "Gece boyunca uykudaki birçok parametrenin eşzamanlı olarak kaydı, analizi ve yorumlanmasını sağlar. Tanı için polisomnografinin yaygın olarak kullanımı mümkün olmadığından, hastalığın görülme sıklığı tam bilinmemektedir. Ancak ortalama yüzde 1-5 olduğu tahmin edilmektedir. Erişkinlerde bu sıklık yüzde 4-8 arasındadır. Dünyada tanı almayan hastaların oranı çok yüksektir. Hekim olarak anamnez de (hastaya teşhis amaçlı sorulan sonucu elde edilen hastanın öyküsü) dikkat edilmesi gereken üç majör bulgu vardır. Bunlar horlama, tanıklı apne ve gündüz aşırı uyku halidir. Bu hastalıkta en önemli risk faktörü obezitedir. Öyle ki; ilk tanı konduğunda hastaların büyük bir çoğunluğu obezdir" dedi.
"Obez Olan Uyku Apneli Hastalar Mutlaka Kilo Vermeli"
Şişmanlığın tek başına uyku apnesi sendromuna yol açan bir faktör olmadığını belirten Gürkan, "Ancak fazla kilolar çene yapısının geride olması, kısa boyun yapısının bulunması, üst solunum yollarında darlık bulunan kişilerde kiloların artmasıyla birlikte uykuda nefes durmalarının ortaya çıkışını kolaylaştırmaktadır. Erkeklerde boyun çevresinin 43 cm, kadınlarda ise 38 cm'den fazla olması, uyku apne sendromu için risk faktörü kabul edilmektedir. Obez hastaların yüzde 45'inde obstrüktif uyku apnesi sendromu görülürken, uyku apneli hastaların yüzde 77'inin obez olduğu gösterilmiştir. Uyku apnesi sendromu ortaya çıkışından sonra uykuda ortaya çıkan metabolik değişiklikler, hastaların hızla kilo almasına yol açar. Kiloların daha fazla artışı ise uyku apnesi sendromunun ağırlaşmasına yol açarak, bir süre sonra şişmanlık ile uyku apnesi sendromu arasında bir kısır döngünün ortaya çıkmasına neden olur. Hafif uyku apnesi sendromlu bir hastanın kilosunda ortaya çıkan yüzde 10'luk bir artış, hastalığın şiddetinde 6 kat kadar yükselişe neden olmaktadır. Obez olan uyku apneli hastalara, mutlaka kilo vermesi önerilmektedir" ifadelerini kullandı.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Sağlık, 2014.01.04 12:23