AB Türkiye İlerleme Raporu ile ilgili açıklamalarında söylem farklılığı olup olmadığı sorulan Avrupa Birliği (AB) Bakanı Volkan Bozkır, ''Söylem farklılığım olmadı. Eğer Avrupa Birliği'ne üye olacaksak söylemlerimizin de bir Avrupalı gibi olmasında yarar vardır'' yanıtını verdi.
Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Avrupa Komisyonu 2014 yılı Türkiye İlerleme Raporu'nun açıklanmasının ardından NTV canlı yayınında Deniz Kilislioğlu'nun sorularını yanıtlıyor.
Avrupa Birliği raporunu açıkladı ve ilk kez bir Avrupa Birliği Bakanı bu rapor için ''Dengeli, yaşanabilir bir rapor'' dedi. Söylem farklılığını nasıl açıklarız?
En azından benim söylem farklılığım olmadı. Benim her zaman diplomaside olsun Avrupa Birliği sürecinde olsun böyle bir söylemin doğru olduğuna inanan bir kişiyim. Eğer Avrupa Birliği'ne üye olacaksak söylemlerimizin de bir Avrupalı gibi olmasında yarar vardır.
Bugüne kadar değil miydi?
Bugüne kadar çeşitli şekillerde bu insanların yoğurt yiyiş tarzıdır. Ama doğru olanı söylemek istiyorum. Avrupa Birliği bünyesi içinde hiç kimse birbirini kırıcı söz sarf etmez. Her türlü tenkit yapılır ve bu tenkitlerin karşı tarafta dinlendiğini görürsünüz ve bu yarar sağlar. Aksi taktirde bir faydası olmayan bir tarzı devam ettirmenin bir faydası yok. Ben bakan olduğumdan beri bu üsluba dikkat ediyorum karşı tarafa da aynı telkinde bulunuyorum. Bu gerek söylemlerde gerek raporun üslubunda kendisini gösterdi.
Biz dün sizi dinlerken benim kanaatim herhalde çok mükemmel bir rapor dedik ama içinde eleştiriler de var. Siz de söylediniz ''Katılmadığımız noktalar var'' dediniz. Nelere katılmıyorsunuz?
Bu rapor hiç tenkit içinde olmayan bir rapor olsaydı bizim işimize yaramazdı. Türkiye dünyanın en büyük ülkesidir Avrupa Birliği sürecinde yapmadığı hiçbir şey kalmadı, her yaptığı doğrudur şeklinde bir rapor olsaydı hiç birimizin hoşuna gitmezdi. Tenkitlerle içinde öneriler olacak elbette. Ben daha rapor yayınlanmadan söyledim tenkitler olmalıdır içinde ancak bunların içinde bazı yanlış algılardan kaynaklanan bazı saptamalar var. Bunlarla ilgili olarak önümüzdeki dönemde çalışacağız. Ben tenkitleri veya söylemleri mesela basın üzerinden yapmama taraftarıyım. O zaman yanlış algılara yol açıyor ve karşı tarafı basın üzerinden cevap vermeye zorluyorsunuz.
Doğru olanı bu raporla ilgili çok sayıda görüşme yaptık. 26 konuda yazılı veya sözlü olarak değişiklik talebinde bulunduk. Bunların yarısından fazlası yansıdı. Hangileri yansıdı burada ele almak istemiyorum kayıtta var hepsi yazılı olarak verdik. Basın önünde bunlara girersek bunlara neden aldınız 26 talep içinde almadıklarınızı neden almadınız sorusuna muhatap ederiz. İlerleme raporu yayınlandı olumlu bulduğum tarafları ben tek tek saydım olumlu bulmadıklarımız zaman günlerdir basına sızdığı iddia edilen kağıtlar üzerinden basınımızda çeşitli yorumlar yapıldı. Ben sızanla çıkan rapor arasında fark olacaktır demiştim. İlerleme raporu çıktığında ben geçtiğimiz Türkiye'nin ilerleme raporu gibi bir çalışma yapıldı ben bunu doğru bulmuyorum. İlerleme raporu bütün ülkeler için yayınlanır ve kredibilitesi olan ve bu süreç içinde yeri olan bir rapordur. Böyle bir rapora karşılık bu süreç içinde kimsenin başvurmadığı ve Avrupa Birliği'nde bir ses getirmeyecek bir çalışma içine girmenin ve bunu da basına açıklayarak çok Türk işidir ben bunu doğru bulmuyorum. Dolayısıyla biz yazılı olarak yine bu raporla ilgili görüşlerimizi komisyonla paylaşacağız.
Raporun açıklanmasından sonra bir temasınız oldu mu Brüksel'le?
Olmadı. Ben Stefan Füle'ye çok teşekkür borçluyum. 5 yıllık genişleme komiserliği döneminde çok zor günleri birlikte yaşadığımız bir kişidir. Son dönemde Türkiye ile ilgili olarak yaşadığımız bir sürü badire arasında Avrupa Birliği sürecini ayakta tutmayı başarabilmiş bir komiserdir.
Kaynak: ntvmsnbc
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Siyaset, 2014.10.09 10:34