Meclis'te kurulan Saadet ve Gelecek Partisi İttifakının grup toplantısı başladı.
Meclis'te kurulan Saadet ve Gelecek Partisi İttifakının grup toplantısı başladı.
Saadet Partisi lideri Karamollaoğlu'nun cümlelerinin satırbaşları şu şekilde:
Başta Sayın Davutoğlu olmak üzere bütün Gelecek ve Saadet Partili isimleri saygıyla selamlıyorum. Çok farklı bir dönemden geçiyoruz. Uzun yıllar böyle bir manzarayla karşı karşıya kalmadık. Ancak acılı bir manzarayla karşı karşıyayız. Bugün yaşadığımız problemlere de çözüm tekliflerini de kamuoyuyla paylaşmak bizim bir görevimizdir. Filistinli mazlumların yanında olmayı bir görev biliyoruz.
Yıllardır Gazze'yi adeta bir açık hava hapishanesine dönüştürenler sessizlikten aldıkları güçle ortadan kaldırmak için harekete geçtiler. Karşılaştığımız manzaranın sadece bu güne ait olmadığını söylediğim rakamlarla görmüş olacağız. Aslında 2010 yılından itibaren her sene kaç kişi katledildi?
2012: 1650, 2013'te 4 bin 936, 2014'te 19 bini geçmiş, 2017'de 8 bin 500, 2019'da 15 bin kişi... 2020'de 2 bin 700 küsür, 2023'te 10 binden fazla insan hayatını kaybetti.
Arkadaşlarımız Gazze'ye girebilmek için çok uğraştılar maalesef bu mümkün olmadı. Türkiye'nin milletvekilleri Gazze'ye girmek istiyor ama giremiyorlar. Amerikalı bakanlar Tel Aviv'e gidiyor ama biz Gazze'ye giremiyoruz. İşte Batı'nın iki yüzlülüğü... İşte bir halk böyle soykırıma uğruyor. Yere batsın sizin reel politik anlayışınız. Gazze, insansızlaştırılmak isteniyor. Çözüm diye sundukları Gazze'yi İsrail'e teslim etmek. Yetmedi mi milyonlarca insanın evini, barkını terk etmesi. Hiç mi ders çıkarmadınız Afganistan'dan, Irak'tan, Suriye'den. "Sivil" dediğiniz insanlar kimler. Mescid-i Aksa'ya sahip çıkanları nasıl böyle isimlendirirsiniz? Birileri gibi "Terörist" mi diyeceksiniz? Herkes bilsin ki; buna ülkemizin iktidarını da dahil ediyorum: Gazze, Filistinlilerindir.
1897'yi ve 1917'yi bilmeyenler 1948'de bir emrivaki ile İsrail'in kuruluşunu ve 1967'de yaşananları da maalesef anlamayanlardır. Sandılar ki İsrail duracak. 1967'yi unutanlar bugün kalkmışlar, çözüm diye Gazze'yi boşaltmayı teklif ediyorlar. Bizim açımızdan gündeme dahi getirilemez. Bunu teklif etmek ihanettir.
Herkes bilsin ki; biz bunu hiçbir zaman kabul etmeyeceğiz. Bu işbirlikçi anlayışı kökünden reddettir ve buna devam edeceğiz. Kapalı kapılar ardından bu tür anlaşmalarla yapılanlarla mücadele etmeye devam edeceğiz. Batı alemi ne uluslararası hukuka uymayı ne de insan haklarına sahip çıkmayı benimseyebiliyor. Artık bu blokun dünyaya huzur ve barış getirmesi mümkün değildir. Biz bu blokun parçası olmayacağız. Batı emperyalisttir. Her gittiği yerde insanları katletmiştir. Verilen tavizlerle bu güne geldik.
Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu'nun konuşmalarından öne çıkanlar şöyle:
Özel bir gündeyiz. Dört milletvekilimiz Gazze'ye gitmek üzere Kahire temaslarını anlattılar. Bir yıl dönümünü hatırlatmak isterim. 7 Kasım... Gazze'den son Osmanlı askerinin çekilip, Gazze'nin general Allenby güçlerine düştüğü gündü. Son Osmanlı askeri Gazzelilerle birlikte direnerek, Gazze'yi terk etmek zorunda kaldıkların arkalarında bırakmak zorunda kaldılar.
Kahramanlar tepesi kahramanları bekliyorlar. Milli tarihimizden yoksun, tarih bilincinden bir haberlere sesleniyorum; var mısınız?
Cumhurbaşkanı Erdoğan ceza aldığında, "Tayyip, muhtar bile olamaz" diye manşet atan gazetenin o zamanki genel yayın yönetmeni bir haftadır bana şahsen saldırıyor, Filistinliliere saldırıyor. Sadece ona değil kalemşörlere sesleniyorum. Arap karşıtlığını milliyetçilik sananlara...
Bugün İzzettin Kassam dendiğinde hemen terör aklına gelenler... Tarih bilmezlerse akıllara 'terör' gelebilir. İzzettin Kassam, Suriye cephesinde Atatürk'te olmuş bir kahraman. Nerede sizin tarih bilginiz?
Bir hikaye yazdılar bize Arp karşıtlığı üzerine, Araplara da Türk karşıtlığı üzerine yazdılar. Dışişleri Bakanı olarak Kahire'ye gittiğimde büyükelçimize, "Ne kadar Osmanlı karşıtı varsa toplayın, görüşelim" dedim. Aynı bizim ulusalcılar gibi...
Sonra biz bir canlı televizyon yayınında şunu sordular bana; bir Arap Milliyetçisi canlı yayında bana, "Siz ne kadar cesur bir siyasetçisiniz. Mısır'a geliyorsunuz ve 1516'dan bahsediyorsunuz. Bu Türklerin Mısır topraklarının işgal tarihidir.
Dedim ki, "Gerçekten 1516'da işgal başlamışsa ve sonra Osmanlı dolayısıyla yoksa Mısır'ın tarihi yok" dedim. "Ne demek?" dedi.
"Osmanlı'dan önce kim vardı Mısır'da? Memlükler. Osmanlılı mıydı? Hayır Kafkasya'dan gelmişlerdi. Gidin Firavunlara kadar gidersiniz onlarda güneyden geldi.".. Eğer dedim buna inanıyorsanız gidin önce Osmanlı eserlerini yıkın Kahire'de sonra Memlük eserlerini yıkın sonra Tolunoğlu Camii'ni yıkın.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Siyaset, 2023.11.08 09:42