Sinüzitin en büyük sebeplerinden birisinin soğuk algınlığı olduğunu hatırlatan Jimer Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Erbil Atacan, "Hasta olduğunu bildiğiniz insanlarla ilişkilerinizi sınırlamaya çalışın, bu olmuyorsa bir takım önlemler alın. Uygun bir tanı koyulmadan reçetesiz ilaç kullanmayın" dedi.
Burun, alın ve göz çevresindeki içi hava dolu boşluklara sinüs denir. Hava ile doludurlar. Bu sinüsler, kanallarla buruna açılırlar. Sinüslerin içinde burun içini döşeyen deri, yani mukoza mevcuttur. Bu mukozanın ürettiği salgı burun içine gelir ve solunum yollarının ısıtılmasını ve nemli kalmasını sağlar. Normalde havayla dolu olması gereken sinüslerdeki bu mukozanın iltihaplanmasına sinüzit denir. İltihap öncelikli olarak burun içinde başlar, daha sonra sinüslere yayılır. Genellikle 10 günü geçen gribal enfeksiyonlar sinüzit gibi tedavi edilmelidir. Özellikle akut sinüzitte yüzde, göz çevresinde ve başta genellikle zonklayıcı tarzda ağrı olduğunu belirten Jimer Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Erbil Atacan, öksürürken, ağır bir şey kaldırırken ya da eğilirken, sinüs içi basıncının artmasının ağrıları da arttırdığını kaydetti. Ağrıyan yere baskı yapıldığında hassasiyet oluştuğunu söyleyen Atacan, "Sarı-yeşil burun akıntısı genellikle tabloya eşlik eder, akıntı genizden de gelebilir ve öksürüğe de yol açabilir. Zaman zaman ses kısıklığı, boğaz ağrısı, yeterince koku alamama ve hatta üst dişlerde ağrı hastanın şikayetleri arasındadır. Tüm vücutta kas ve eklem ağrıları görülebilir, bu da halsizliğe ve bitkinliğe sebep olabilir. Ateş eşlik edebilir, ancak şart değildir. Çocuklarda da aynı belirtiler görülür fakat hastalık biraz daha hafif seyreder. Bulantı ve kusma da çocuklarda ortaya çıkabilir" dedi.
BAZI GRUPLAR DAHA FAZLA RİSK ALTINDA
Gerçekte herkes sinüs enfeksiyonu geçirebileceğini, ancak bazı gruplar daha çok risk altında olduğunun altını çizen Jimer Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Atacan, "Alerjisi olanlarda geçirilecek bir alerji atağı soğuk algınlığı gibi mukozanın şişmesine, sinüs kanallarının kapanmasına, mukus akımının engellenmesine ve bakteri enfeksiyonuna neden olur. İyi nefes almayı ve mukus akışını engelleyecek yapısal burun bozuklukları olanlar, yani burun kıkırdak ve kemik yapısında eğrilik olanlar veya burunda et büyümesi olanlarda daha sık sinüzit görülür. Okul öğretmenleri ve sağlık personeli gibi sık enfeksiyona maruz kalanlar ve kalabalık ortamlarda çalışanlarda daha sık sinüzit görülür. Özellikle sigara kullananlarda ve kronik hastalıkları olanlarda sinüzit riski daha fazladır" diye konuştu. Sinüzit tanısı için öncelikle, bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurulması gerektiğini ifade eden Dr. Erbil Atacan, "Öncelikle sizin şikayetleriniz dinlenecektir. Doktorunuzun size sorduğu sorular hastalığın tanısını koymaya yardımcı olacaktır. Sonrasında ayrıntılı bir Kulak-Burun-Boğaz muayenesi yapılacaktır, muayene sırasında burun içinin kamera ile görülmesi tanıyı kolaylaştırır. Gerekirse sizden sinüslerinizi incelemek için röntgen filmi çekimi isteyebilir. Bunlar akut sinüzitin tanısında kullanılır. Kronik sinüzitte ise sinüsler için bilgisayarlı tomografi gerekebilir" dedi.
TANIYA GÖRE TEDAVİ YÖNTEMİ BELİRLENİR
Tedavi yöntemleri ile ilgili de bilgilendirme yapan Jimer Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Erbil Atacan, "Enfeksiyonlar için antibiyotik de dahil ilaç tedavisi veya cerrahi müdahale, bazen de her ikisi birden gerekebilir. Akut sinüzit çoğunlukla antibiyotik tedavisine yanıt verirken kronik sinüzit için genellikle cerrahi müdahale gerekmektedir. Sinüzit normal şartlarda en geç 6-8 hafta içinde iyileşen bir hastalıktır. Belirtiler 12 haftadan daha uzun sürerse ve akut ataklar halinde seyrediyorsa artık kronik bir sinüzitten bahsetmeye başlarız ve cerrahi müdahale gerekebilir. Son yıllarda uygulanan Fonksiyonel Endoskopik Sinüs Cerrahisi (ESC) bu hastalıkların çözümünde uygulanan basit bir tekniktir. Sonuçlar oldukça başarılıdır. Sinüzit olgularının büyük çoğunluğu tıbbi tedaviye cevap verir ve tehlikeli değildir. Bununla birlikte sinüs içindeki bir enfeksiyon hem göze, hem de beyine çok yakındır. Enfeksiyonun göze veya beyine yayılması çok nadirdir. Enfeksiyonlu sinüslerden akan mukus akciğerler için sağlıklı değildir. Böylece sinüzit; bronşit, kronik öksürük veya astımı ya azdırır ya da bunların ortaya çıkmasına neden olur" açıklamasında bulundu.
REÇETESİZ İLAÇ KULLANMAYIN
Sinüzitin en büyük sebeplerinden birisinin soğuk algınlığı olduğunu hatırlatan Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Erbil Atacan, "Basit bir nezle bile sinüzite yol açabilir. Soğuk algınlığı olduğunuz zaman buharla nemlendirici kullanın. Alerjiniz varsa bunu kontrol edin. Hasta olduğunu bildiğiniz insanlarla ilişkilerinizi sınırlamaya çalışın, bu olmuyorsa bir takım önlemler alın. (sık el yıkamak, ortak havlu, bardak, önlük kullanmamak gibi...) Birçok reçetesiz sinüs ilacı satılmaktadır, ancak uygun bir tanı koyulmadan bunları kullanmak doğru değildir. Burnunuzu tahriş eden kirleticilerden, özellikle sigara dumanından uzak durun. Dengeli beslenin, bol sıvı almaya özen gösterin.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Sağlık, 2014.01.24 15:39