Büyük artış gösteren gıda fiyatları vatandaşın tepkisini çekmeye devam ediyor. Artan gıda fiyatlarının yanı sıra ürün gramajının düşürülmesi de dikkatlerden kaçmıyor. Vatandaşın sadece ürünün fiyatına değil gramajına da bakması gerektiğini belirten Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Serkan Durmuş, "Tebliğ ve yönetmeliklere göre siz etiketinde belirtilen gramajda ürün üretiyorsanız bir sıkıntı yok ancak etikette yer alan gramajın dışında bir ürünü tüketiciye sunuyorsanız ve bundan tüketicinin haberi yoksa eğer bu yasal anlamda bir suça giriyor" dedi.
GÜLNAME PAÇA / BURSADA BUGÜN
Ayçiçek yağından ete, kuruyemişten şekere, peynire kadar birçok ürüne zam yapıldı.
Gıda fiyatlarındaki yükselme devam ederken, bir yandan da bazı ürünlerin gramajları küçültüldü.
Marketlerin raflarında 1000 gramlık peynir yerine 900 gram peynir satılmaya başlandı.
"TÜRK LİRASINI DEĞERSİZLEŞMESİNDEN KAYNAKLI O ÜRÜNÜN MALİYETİ DE ARTMIŞ OLDU"
Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Serkan Durmuş, "Covid-19 süreciyle birlikte bütün dünyada sağlıklı ve güvenli gıdaya ulaşmak çok önemli bir konu haline geldi. Bu süreçte en temel gıda, sağlıklı ve güvenli gıdaya ulaşma hakkı olarak ön plana çıktı. Yaşadığımız süreçte içerisinde bulunduğumuz pandeminin de etkisiyle gıda fiyatları, gıda krizi haline geldi. Gıda fiyatları hızla yukarı çıkmaya başladı. Bunun birkaç temel sebebi var. Bunlardan bir tanesi dışa bağımlı olmamız. Temel ihtiyaçlarımız dışındaki birçok tarımsal girdiyi yurt dışından ithal eder hale geldik. İkincisi ise ülkemizde son dönemde ciddi anlamda bir enflasyon söz konusu. Bu durum hane gelirine yani sofralarımızı düşündüğümüzde çok yüksek miktarda enflasyonla birlikte maliyetlere yol açtı. Üçüncüsü ise para politikası. Bütün dünyada enflasyon ya da faiz mantığıyla, kur bandı belli bir parite de kalırken, ülkemizde hem faiz arttı hem de dolarla yurt dışından almış olduğumuz ürünün fiyatı arttı. Bunun yanı sıra Türk lirasını değersizleşmesinden kaynaklı o ürünün maliyeti de artmış oldu" şeklinde konuştu.
"ÖZELLİKLE 2021 YILI İÇERİSİNDE GIDA FİYATLARININ DAHA ÇOK ARTMASINI BEKLİYORUZ"
Bir diğer sorunun ise bütün dünyanın uğraştığı kuraklık ve iklim değişikliği olduğunu vurgulayan Serkan Durmuş, "Bu sorun tarımsal faaliyetleri önemli ölçüde etkiledi. Tüm bu bileşenleri topladığımızda, maalesef gıda ve tarımsal girdi fiyatları arttığından dolayı insanları geçim sıkıntısıyla beraber değerlendirdiğimizde gıda fiyatları her geçen gün daha da artar hale geldi. Özellikle 2021 yılı içerisinde gıda fiyatlarının daha çok artmasını bekliyoruz çünkü biz 2020 yılında pandemiyle beraber 2019'daki tarımsal girdilerdeki avantajımızı kullandık. Ancak 2020 yılı içerisindeki pandeminin etkisiyle tarımın tam anlamıyla istenilen seviyede olmaması, verimliliğin düşük olması, kuraklık ve iklim değişikliği nedeniyle bir takım rekoltelerin düşmesi, 2021 yılı gıda fiyatları açısından daha da zor geçecek gibi duruyor. Şu anda en çok gündemde olan gıda Ayçiçek yağı. Geçtiğimiz yıl içerisinde yüzde 60'ın üzerinde bir fiyat artışı söz konusu oldu. Tavuk fiyatlarında yüzde 30'a, unlu mamullerde ise yüzde 25'lere yakın bir artış söz konusu oldu. Mevsimsel sebze-meyve fiyatlarına baktığımızda bazı fiyatlarda yüzde 80'lere kadar çıkan artışlar söz konusu. Bu durum herkesin canını sıkıyor. Bizim sürdürülebilir tarım politikasına sahip olmamız lazım ve denetim mekanizması olarak kamunun, devletin bu mekanizmayı ta anlamıyla sağlaması lazım" ifadelerine yer verdi.
"AKSİ HALDE VATANDAŞIN CEBİNDEKİ PARAYA GÖZ DİKMİŞ KONUMUNDA OLUYORSUNUZ"
"Artan gıda fiyatları, gıdadaki taklit ve hilelerin de artmasına sebep oluyor" diyen Serkan Durmuş, "Gıda fiyatları artınca üretici bu fiyatları yansıtamadığından dolayı bazen bilinçli bazen de gayri resmi olarak ürün gramajları konusunda aşağı çekerek kendini korumaya çalıştı. Tebliğ ve yönetmeliklere göre siz etiketinde belirtilen gramajda ürün üretiyorsanız bir sıkıntı yok ancak etikette yer alan gramajın dışında bir ürünü tüketiciye sunuyorsanız ve bundan tüketicinin haberi yoksa eğer bu yasal anlamda bir suça giriyor. Denetim mekanizmasıyla bunun yakalanıyor ve çözülüyor olması lazım. Aksi halde vatandaşın cebindeki paraya göz dikmiş konumunda oluyorsunuz. Bu durumun taklitten ve tağşişten hiçbir farkı yok. Nasıl gıda güvenliği konusunda, insan sağlığı konusunda hassassak aynı zamanda da tüketicinin de, halkın da bedelini verdiği ürünü hakkı karşılığında alması için gerekli çabayı göstermek durumundayız. Egemen bir gıda politikamız olmadığı sürece ve bu milli bir güvenlik unsuru olarak değerlendirilmediği müddetçe maalesef gıda güvenliği noktasında bir takım kaygıları ve sıkıntıları hep birlikte yaşayacağız. Umarım kanun yapıcılar ve hükümetimiz gerekli çalışmaları yaparlar ve önümüzdeki sürecin daha iyi ilerlemesi için gerekli tedbirleri alırlar. Tüm dünyayı etkileyen bir süreç bu. Kendi kendine yetebilen bir toplum olmaktan çıktığımız için bu süreç bizi daha çok etkiliyor. Özellikle dolar ve kur altında ezilen bir üretici modelimiz söz konusu. Fiyatlar hem kendi içerisinde hem de kur endeksiyle beraber artıyor. Sonuçta da hanelerimize bizi mutlu etmeyen gıda fiyatları geliyor" diye konuştu.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2021.02.03 08:51