CHP Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM Grup Toplantısı'nda mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanı olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu'na olağanüstü kurultay çağrısını yineleyerek, "Partiyi bu cenderenin içinde daha fazla tutmayın" dedi. Asgari ücrete ara zam ve emekli maaşlarında iyileştirme talebini de dile getiren Özel, iktidarı ekonomi ve yargı politikaları üzerinden sert sözlerle eleştirdi.
CHP Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM'deki grup toplantısında konuştu.
Mutlak butlan kararıyla genel başkan seçildiği kurultayın mahkeme kararıyla iptal edilmesinin ardından Özel, üçüncü kez TBMM kürsüsünden CHP'lilere seslendi. Özel, geçen hafta grup toplantısı yapmamıştı.
Özgür Özel, ayakta alkışlanarak kürsüye geldi ve sözlerine "Bugün olduğu gibi milletin dediği olacak" diye başladı.
"Gerekli imzaları ilettiğimizden beri kurultay tarihi bekliyoruz"
Özgür Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:
"Partimizi ve ülkemizin geleceğini hedef alan bütün saldırılara rağmen bugün yine sizlerle milletimizin Meclisindeyiz. Baskıya, zorbalığa ve karanlığa teslim olmuyoruz. Milletin dediği olacak! Mücadele değiştirmek isteyen milletle Erdoğan arasında, değişime karşı duranlarla milletin arasında...
Gerekli imzaları ilettiğimizden beri kurultay tarihi bekliyoruz. Kamuoyunun ve partililerimizin hiç tahammül edemediği bahaneleri dinliyoruz.
Kendilerine koca bir dosya teslim ettik. Tedbir kararı kurultaya engel değil, aksine derhal kurultaya gidilmeli. Partiyi atamayla yönetmeye çalışmanın izah edilebilecek hiçbir yanı yok. Ben ilk turda 682 oy almıştım.
O gün Kemal Bey'e oy verenlerden yaklaşık 570'i bugün kurultay yapılsın diye oy verdi. Bu arkadaşları tekrar çağırdık biz önceki kurultayda. İradelerini ortaya koydular. Kemal Bey salonda oturuyordu. O kurultayın kapanışında delegenin iradesini göstermesini bütün salonla Kemal Bey ayakta alkışlıyordu.
Kemal Kılıçdaroğlu'na çağrı
Kadınların seçtiği başkana erkekler atama yapıyor. 30 yaşın altındakilerin kendi seçtiği başkanlara hepsi 30 yaşın üstündeki bir MYK atama yapıyor
Bu ülkeyi yeniden demokrasiye taşımayı vaat eden bir partinin bu ayıptan derhal ama derhal kurtulması lazımdır. Bunu bir tarihi çağrı olarak; iktidarı değiştirmek isteyen herkes adına yapıyorum.
Kemal Bey'e bugün bu tarihi kararı almasını, ülkeyi ve partiyi bu cenderenin içinde daha fazla tutmamasını davet ediyorum.
"O banka iktidar partisinin Genel Başkanı olarak çıkacağım"
Çardak'ta kahve içmeye geldik. Kadınlar erkekleri ittirdi. 'Biz kahveye çıkıyoruz Özgür'ümle çayı biz içeceğiz' dediler. Annelerime, ablalarıma selam olsun. Konuşma yapmak için bir bank bulup üstüne çıktık. Milletin gönlüne kavuştuk... Denizli'nin büyük coşkusuyla Burdur'a gittik. Kadınlarla, işçilerle, emeklilerle ayrı ayrı buluştuk.
Sokak sokak büyüyerek ve kararlılıkla yürüyerek devam ediyoruz. Sıkıntılar büyük, tartışmalar zor ama öyle bir yerdeyiz ki binaları, imkanları geride bırakıp milletle kucaklaşınca oradan aldığımız güçle bu iktidarı değiştirme kararlılığını iliğimizde kemiğimizde hissediyoruz. Geri gidip o banka, iktidar partisinin Genel Başkanı olarak çıkacağım!
"Ara zam taleplerini kim dile getirecek?"
Seçime hazırlanmışken bu yapılır mı bu partiye? Ne parti hak eder ne millet hak eder bunu. Hep beraber kararlılıkla, durmadan millete bu ülkeyi nasıl yöneteceğimizi anlatma mecburiyetimiz var.
Bakın yılın ortasına geldik. Geçtiğimiz hafta yüksek tansiyonlu kürsü tartışmaları derken buralara geldik. Biz olmazsak beş aylık enflasyonun 16.6 çıktığını kim konuşacak? Tayyip Erdoğan'a 'Sen son seçimden 1 ay önce 'Enflasyon tek hane üstündeyse yılda 4 ayarlama yapılabilir' deyip milletten oy istedin' diye kim soracak?
Ara zam taleplerini kim dile getirecek? Zenginin payına vergi muafiyeti, alım garantisi düşerken bugün işçinin payına sefalet düşmektedir.
Asgari ücrete ara zam talebi
Açlık sınırının 35 bin liraya çıktığı, yoksulluk sınırının 114 bin 500 lira olduğu ve bu şartlarda işçiye 28 bin lira asgari ücret verildiğini kim söyleyecek biz sahada olmazsak...
Bu ülkede zenginin payına yüksek gelir, vergi muafiyeti düşerken, işçinin payına sefalet düşmektedir. İşçinin insanca yaşayabilmesi için ara zam şarttır.
Önerimiz 6 aylık enflasyon nedeniyle kaybın telafisine yıllık enflasyonun eklenmesi ve 2.5 puanlık refah payı verilmesidir.
Biz asgari ücret artışını önerirken küçük enflasyonu, tekstili, deri sanayini asgari ücret artışı ile zor durumda bırakmamak için sosyal güvenlik destek primi uygulanmasıyla; teşvik paketi de açıklamış, kalem kalem anlatmıştık.
Asgari ücrete ara zam yapılması için bir kez daha tüm siyasi partilerin milletvekillerine bir kez daha hatırlatıyor ve grubumuza emanet ediyorum.
"İlk verilen bayram ikramiyesiyle bir koç satın alınırken, şimdi bir but alınamıyor"
Emeklilik artık huzurun değil, hayatta kalma mücadelesinin adı oldu.
Burdur'da domates tarlasına gittim. 65 yaşında teyze, serada 8 saat çalışıp 960 lira para aldığını söyledi. Bu parayı Antalya'da torunlarını okutmakta zorlanan kızına yolladığını söyledi. Emekli olunca çocuklar anasına babasına bakıyordu şimdi emekli olunca analar babalar çalışıyor diye anlattı. Bizim bunu çözmeyenleri gönderip o teyzenin umudu olduğumuzu hatırlamak durumundayız... Geçen hafta meydanlarda da emekli örgütleri insanca bir ücret için talepte bulundu. Bu cümlenin içindeki ayıbı hiçbirimizin yüreği kaldırmıyor.
En düşük emekli maaşı 20 bin lira, ortalama maaşlar 23 bin lira. 8 yıldır ilk kez bayram ikramiylerine zam yapmadılar. İlk verilen bayram ikramiyesi bir koç satın alınırken, şimdi ikramiye ile bir but alınamıyor.
Öyle bir noktadayız ki eskiden 7 kişi bir olup danaya giriyordu, şimdi 5 emekli bir olup yoksulluktan kurtulamıyor.
"Memlekette vergi düzeni yok, vergi soygunu var"
Orta direk kalmadı, artık yoksul.
Sokaktaki 100 kişiden 95'ini yoksullaştırdılar. 70 bin lira maaş alan birisi yoksulluk sınırının yüzde 40 altında. Kendisine verilen bu maaşın üç tanesi gelir vergisi olarak geri alınıyor. Eskiden yılda dört ikramiye vardı, şimdi üç tanesini AK Partinin kara düzeni vergi olarak geri alıyor.
Memlekette vergi düzeni yok, vergi soygunu var. Böyle bir düzen olmaz. 100 lira vergi topluyor, 64 lirasını zengin fakir ayırmadan dolaylı vergi olarak topluyor. Bunun üstüne yüzde 25 gelir vergisi, maaşlardan kesiliyor. Kalan yüzde 11 kurumlar vergisi.
Koca koca firmaların, ihracat şampiyonların... Hiç vermemesi gerekenlerin oranı yüzde 89, esas vergi vermesi gerekenlerin yüzde 11 vergi verdiği bir düzende yaşıyoruz. 'Bu düzeni değiştireceğiz' diyen CHP'ye de operasyon yapıyorlar.
Namusuma şerefime söylüyorum. Bu mesele seçilmişlerle butlancılar arasında değildir, seradaki teyzeyle Tayyip Erdoğan arasındadır.
"Sanıyorlar ki durdurabilirim, yıldırabilirim"
Bayramdan sonra ortalık durulur, butlan yönetimi de yola koyulur diyorlardı. Ne oldu? Onları usulsüzce yetkilendirip bu mücadeleyi durduracaklardı.
AKP'ye şu kadarını söyleyeyim. Her hafta AKP'nin maliyetini açıklayacağım bu millete. Yeni sitemizin adı akpden.net oldu. Bunlar bizi hiç tanımamış. Sanıyorlar ki durdurabilirim, yıldırabilirim. Bu millet arkamızda oldukça, bu mücadele ruhu oldukça durmayacağız.
"Bir tane AK Partili belediyeye baskın yok"
CHP'li 33 belediye başkanına operasyon yaptılar, bunlardan 3'ü savunulacak bir tarafı, siyasi bir tarafı olmadığı değerlendirilerek partimizden ayrıldılar. Şu anda 24 belediye başkanımız hapishanede tutuklu.
Bu süreç ilk önce İstanbul'da Erdoğan'ın bertaraf etmek istediği herkesi hukuksuz kararlar veren, kararları AYM tarafından oy birliğiyle bozulan birinin başsavcı yapılmasıyla başladı. Gittiği gün başladı. Önce CHP'li belediyelere sonra da bir şekilde cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu'na bir kara sürmeni telaşına girdi.
Bir tane AK Partili belediyeye baskın yok, uzun yargılama yok. CHP'den 24 belediye başkanımız hala hapiste. Normalde gidilir, istenir, incelenir denetçiler tarafından. Hata görülürse sorulur. Düzeltilemeyecek bir şeyse suç duyurusunda bulunulur."
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2026.06.23 14:42