Özdemir Erdoğan, Yeni Aktüel dergisinden Arda Uskan'a konuştu: "Dünya starı olmam için Amerikalıların yaptığı teklifi 'Ben bu oyunu oynamayacağım' diye geri çevirdim. Sonra Tarkan aynı tuzağa düştü"
Türk ezgileriyle cazı ustalıkla birleştiren Özdemir Erdoğan, yıllar sonra sahnelere döndü. Ünlü sanatçı, müzik direktörlüğünü Sezen Aksu'nun yaptığı
Nişantaşı-Frankie'de salı geceleri sahneye çıkmaya başladı. Usta sanatçı; sahnelere dönmesinden masonluğa kadar hakkında merak edilen pek çok konuyu anlattı...
Neydi seni canlı performanslardan böylesine uzak tutan?
Gazino hayatından sıtkım sıyrılmıştı. Geçenlerde Osman Kavran'ın çocuklarından bir teklif geldi; KüçükçiftlikPark'ta eski gazino kültürünü canlandırmak istiyorlarmış. Beni Hülya Avşar'ın kadrosuna almak için çok ısrar ettiler, "Yok" dedim; "Ben artık işin keyif tarafındayım."
SEZEN'E ÇOK GÜVENİRİM
Yıllarca çalıştın gazinolarda, artık gına gelmiştir sanırım. Hem de nasıl... Frankie'nin müzik direktörlüğünü Sezen (Aksu) yapıyor. Onun estetik değerlerine çok güvenirim; çok eski dostumdur.
Kısmet bugünlereymiş...
Başta beni aradıkları zaman Sezen'in adını vermediler, ben de pençe penç pazarlık ettim. Sonra öğrendim; açtım telefonu, "Sezen bunu söylesen para pul bile konuşmazdım" dedim.
-Şimdi o eski güzel şarkılar yok. Sence neden? Ben genç müzisyen arkadaşlarıma hep şunu söylerim: Önce 1950 ile 80 arasındaki caz klasik parçalarını iyice hazmedeceksiniz; ondan sonra beste yapmaya kalkacaksınız.
Okuyanlar açısından da öyle, değil mi?
Tabii... Bu nedenle o zamanlar müzikte, edebiyatta uzun soluklu eserler çıkabilmiş. Bir de gençliğe dört bir koldan iyi bir yaşam sunuluyor. Ama o iyi yaşama nasıl ulaşacağı konusu küçük konserveler şeklinde veriliyor; "Yer, zaman uygun olacak, adamını bulacaksın, belirli yerlere mensup olacaksın..." diyorlar.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Magazin, 2013.09.26 11:53