VERİMLİLİK Kongresi'nde konuşan 2 müsteşarın devlet memurlarına yönelik eleştirileri, kamu çalışanlarının iş temposunu gündeme getirdi. Sanayi Müsteşarı Ersan Aslan, memurların "Allah'a şükür bugün de bir iş yapmadık" diyerek günü bitirdiklerini söylerken; Çalışma Müsteşarı Fatih Acar "Sabah gelip akşam bir şey yapmadan çıkıyorlar" ifadesini kullandı. Fatih Acar, tartışma yaratan sözlerine dün açıklık getirerek, bütün memurları zan altında bırakarak hepsinin çalışmadığını söylemediğini kaydetti. Acar, kamu çalışanlarındaki verimsizliğin, kamunun kurumsal işleyişinden kaynaklandığını belirterek, kamu çalışanlarının mutlu olması halinde verimli olacağı mesajını verdi.
Türkiye'de, kamu istihdamı, haziran sonu itibariyle 3 milyon 64 bin 980 kişiye ulaşmış durumda. 6 aylık dönemde istihdam, 51 bin 368 kişi arttı. Ülkedeki toplam istihdam da 24 milyon 445 bin'e çıktı. Buna göre, 8 çalışandan 1'ini (yüzde 12,5) kamuda görev yapanlar oluşturuyor. Çalışanlar arasında hatırı sayılır bir kesimi oluşturan memurların iş performansı, eleştirildiği gibi kötü mü? Bu sorunun cevabını aradık...
'Memura tu-kaka diyerek beceriksizliklerini örtmesinler'
Memur-Sen Başkan Yardımcısı Hacı Bayram TOMBUL:
ÇALIŞMAYAN memur yoktur. Çalıştırmayan ya da çalıştırayamayan idareciler vardır. Çünkü, bakanlık ya da başkanlık olarak bir politika belirlersiniz, bu politikayı da memurlar uygular. Bu uygulamayı da amirler kontrol eder. Kamuda ya mal üretiyorsunuz ya da hizmet. Sanayi Bakanlığı'ndaki bütün işleri memura bu lafları söyleyen müsteşar bey mi yapıyor. Gazete manşetlerinde hergün Sanayi Bakanlığı'ndaki gelişmelerden övgüyle bahsediliyor. Bunları müsteşar bey tek başına yapmıyor, oradaki memur arkadaşlar yapıyor. Memurlarda ceza sistemi var. Kişi çalışmıyorsa cezalandırsınlar. Ama çalışan insana da bir ödül sistemi yok. Memura tu-kaka diyerek kendi beceriksizliklerini örtmeye kalkmasınlar.
'Bürokratlar ne kadar çalışıyor?'
KESK Genel Başkanı Lami ÖZGEN:
GEÇMİŞTEN bugüne ülkeyi yöneten kesimler memurlar için haksız, itham dolu sözler söylemişlerdir. Bu ülkenin doktoru, mühendisi, öğretmeni iş başında işini yapıyor. Bu ülkede çalışmayan memur varsa yandaş memurlar çalışmıyordur. Klasik torpille gelen memurlardır. Bunların sayıları da sınırlıdır. Madem böyle bir açıklama yaptılar. Kim çalışmıyor ifade etsinler. Çalışan memur bu ülkenin en büyük vergi mükellefidir. Aynı şeye tersten bakmak lazım. Bürokratlar ne kadar çalışıyor? Bütün kamu çalışanları hizmet üretiyor ve yoksulluk sınırında çalışıyorlar. Haksız açıklamalardan hükümet yetkililerinin vazgeçmesi gerekiyor.
'Ülke büyüyorsa temelinde kamu çalışanlarının payı var'
DİSK Genel Başkanı Kani BEKO:
BÜTÇE görüşmeleri sırasında Başbakan Erdoğan, Türkiye'de ekonomik, sosyal ve siyasi anlamda her şeyin ne kadar iyi olduğunu anlattı. Bu dönemde kamunun yaptığı bütün işlerden övgü ile bahsettiler. Devlet demir yollarının çalışmalarına atfen Sayın Başbakan "Bu ülkede her tarafı demir ağlarla biz ördük" dedi. Ben de diyorum ki, Türkiye bu noktaya geldiyse, bu çalışmalar içinde memurların ve işçilerin hiç mi payı yok? Bu ülke eğer büyüyorsa bunun temelinde kamu çalışanlarının bir payı olduğunu düşünüyorum.
'Yattıklarını söylemek soğru değil'
Habertürk Yazarı Sosyal Güvenlik Uzmanı Ali TEZEL:
Habertürk Yazarı Sosyal Güvenlik Uzmanı Ali Tezel, Türkiye'de memurların çalışmadığını ve yattığını söylemenin doğru bir yaklaşım olmadığını belirtti. Sorunun vatandaşın memurdan beklediğiyle, kamu kurumlarının memurdan beklediği arasında yaşanan çelişkiden kaynaklandığını söyledi. Memurların soruşturma geçirmemek için aşırı tedbirli davranabildiğini ve çoğu kez de vatandaştan gelen talepleri reddettiğini kaydeden Ali Tezel, iş mahkemelerinde kamu kurumlarına karşı açılan davaların yüzbinlerle ifade edildiğini kaydetti.
'Performans kriteri ölçülmüyor bu da tembellik yaratıyor'
İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail GÜLLE:
ÖZEL sektör ile kamunun arasında bir mantialite farkı olduğu kesin. Türkiye'de üniversiteyi bitiren herkesin kendini devlet kapısına atmak ve hayatını garantiye almak gibi bir hayali var. Haliyle üniversite mezunu bir kişi memur olduktan sonra hiçbir performans ve derecenin ölçülmediği bir çalışma hayatının içinde oluyor. Ben kamuda, iyi ve verimli çalışmamasından dolayı bugüne kadar kimsenin işine son verilip, ayrıldığını görmedim, duymadım. Bu da haliyle insanlarda bir düşünce tembelliği yaratıyor. Bu durum da memurda, çok daha verimli ve aktif olma ihtiyacı hissetmiyor. Oysa özel sektördeki performans kriterleri, kamuda da olsaydı, sayın müstaşırlar da bu sözleri kullanmayacaktı. O açıdan kamuda da aslında çalışma hayatında bir reform ihtiyacı kesin. Kamuda da çalışma hayatının rekabetin zamanı geldi de geçti.
'Devlete kapağı atayım düşüncesinden sıyrılsınlar'
Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin ÖZDEBİR:
MÜSTEŞARLAR gerekli açıklamalı yaptılar. Devlet vatandaşına hizmet için vardır. Devlet kurumlarında çalışanlar vatandaş devlet için vardır felsefesinde oldukları için, bu felsefe hizmetin önüne geçiyor. Yanlış yaparsanız hesap vermek durumundasınız. Devlet kurumlarının amacı hizmet üretmektir. Performansa dayalı bir sistem geliştirilmesi gerekiyor. Devlete bir kere kapağı atayım, iş güvencesi var düşüncesinden kurulmak lazım. Hayat bir işi yapmadığınız zaman bir bedel ödetir. Bu kurumlarda da böyle olması lazım. Devlette son derece iyi niyetli çalışan memurlar da var. Özel sektörden daha kaliteli iş kaynağı da var. Ama performansa dayalı ücret sistemi getirilirse, herkes çalışmak zorunda kalacak.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Ekonomi, 2013.12.15 15:18