Aysın Komitgan'ın sunduğu 'Gün'Aysın' programının bugünkü konuğu Memleket Partisi Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ruşen Sever oldu. Ruşen Sever, "Benim kronolojiye baktığımda gördüğüm 'kentsel değil rantsal dönüşüm.' İlk kentsel dönüşümlerden, dönüşüm adı altında yapılan Doğanbey. Tam bir fiyaskoydu" açıklamalarında bulundu.
MERVE DENİZ EKİCİ / BURSADA BUGÜN
Gün'Aysın' programının bugünkü konuğu Memleket Partisi Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ruşen Sever oldu.
"CHP'YE GÖNÜL KIRGINLIKLARIM OLDU"
Memleket Partisi'ni seçmesinin nedeninden kısaca bahseden Memleket Partisi Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ruşen Sever, "CHP'deyken bazı gönül kırgınlıklarım oldu. Daha sonra süreçte de bazı olaylar gelişti. Daha önceki partimi yermek veya eleştirmek amacında değilim. Bazı bana göre yanlış hamleler oldu. Muharrem Bey'in 'Bir çift mavi gözün ışığında' çok doğru bir tanımlamaydı. Muharrem İnce'yi o zaman da takip ederdim. Parti kurmaya karar verdiğinde nasip oldu ve parti kurucusu olduk. Türkiye'yi karış karış dolaşıp kendimizi ifade ettik" şeklinde belirtti.
"GERÇEK HİZMET VERMEK İSTİYORUZ"
Adaylık sürecinden bahseden Sever, "Sayın Genel Başkanımız 'Bursa için sizi düşünüyoruz. Ne düşünüyorsunuz?' diye söyledi. Ben de 'Nasıl isterseniz, memleketin her yerinde görev alırım, hizmet ederim' dedim. Vitrine çıkmama konusunda ilk parti kuruculuğunda amacım siyasete ve halka bir şey katmaktı. Yaptığımız siyasetle bir yere geldik. Yardıma, ilgiye muhtaç insanlara gerçek hizmet vermek hedefimiz. Genelde gördüğüm hep 'mış' gibi yapılmasıdır. Almaya değil, vermeye ve katmaya düşüncesiyle sahaya çıktık. O sebeple reklam, ön plana çıkmak gibi bir şey yok" açıklamalarında bulundu.
"DAHA ÇOK YEŞİL, DAHA ÇOK MAVİ"
Bursa'nın eski kimliğini kazanması gerektiğini vurgulayan Sever, "Mavi-yeşil denilince, önce memleketim, sonra yaşadığım yerdir. Çünkü ikisi çok benzer. Deniz vardır, yeşil vardı. İlk geldiğimde Bursa'nın yemyeşil olduğunu hatırlıyorum. Üstümüzde bir dağ ve tepelerin arkasında deniz var. İlk geldiğim yıllara ve şimdiye baktığımda ovaların ve tarımın yarısı yok. O yüzden 'Daha Çok Mavi Daha Çok Yeşil'. Çünkü bunları tekrar Bursa'ya kazandırırsak Bursa'nın eski kimliğini geriye döndürebileceğimizi düşünüyorum. Su olmazsa olmaz, çünkü giderek sular azalıyor" şeklinde açıkladı.
"ULUDAĞ BURSA'NIN SU DEPOSUDUR"
Memleket Partisi Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ruşen Sever, "Uludağ Bursa'nın su deposudur. Çünkü Ağustos'a kadar kar erime süreci devam eder ve barajları, nehirleri besler. Bursa'yı susuz bırakmaz. Fakat en son gördüğüm kadarıyla bir su krizi oluşacak. Çünkü ovalardaki yeraltı kaynakları, tarım alanları, Uludağ'da binlerce dönümü otele ayırmışlar. Isı yükseldikçe kar azalıyor. Bunun önüne geçmezsek çocuklarımıza sağlıklı yiyecek, içecek, gelecek bırakamayacağız. Eskiden Bursa'nın tarımı kendine yeter ve hatta İstanbul'u beslerdi. Şimdi dışarıdan alıyoruz. Bursa'da su, yeşillik, tekstil, sanayi, turizm, tarım her şey var, değerlendirmeliyiz" şeklinde açıklamalarıyla Uludağ'ın Bursa için önemine değindi.
"SANAYİYİ BESLEYEN TARIMDIR"
Sever sözlerine, "Bursa sanayi çok eski ve tekstil kentidir. Bursa'da Türkiye'nin ilk otomobil fabrikalarından olan Renault ve Tofaş'ın, ayrıca yan ve alt sanayilerinin burada gelişmesi sanayiyi ön plana çıkarttı. Daha sonra Avrupa'da tekstil maliyetleri orayı tatmin etmedi. Daha sonra tekstil Türkiye'ye kaydı. 17 tane organize sanayi bölgesi var. Kötü bir şey değil, olsun. Ama sanayi alanlarını tarım alanlarına açıyorlar. Tarım alanları azalıyor. Sanayiyi besleyen tarımdır. 'Bahar geldi bereket geldi' derler. Bunun sebebi, çiftçi o dönem tarlaya girer. Türkiye'deki hareket ve verimlilik oradan başlar. Toprak verendir, küçük yatırımlar yaparsınız toprak size bunu her sene verir. Oradan gelen şeyler sanayilere dağılır. Fakat tarım alanlarını küçültürseniz sanayi de kalmaz. Bunları denge içerisinde götürmek lazım" açıklamalarıyla devam etti.
"KENTSEL DEĞİL RANTSAL DÖNÜŞÜM"
Doğanbey Toki Konutları'nın Bursa için facia olduğunu belirten Sever, "Bizim birinci odaklı olduğumuz konu deprem. Deprem ana konumuz olacak. İnsanlar vitrine oynarken, gerçekten halkı düşünmek kısmını bir tarafa bırakıyorlar. Deprem Bursa'nın en önemli konusu çünkü bir sürü fay hattı geçiyor. Kestel'den Özlüce'ye kadar, şehrin merkezini boydan boya geçen bir fay hattı var. Kentsel dönüşüm denen bir sistem var. Benim kronolojiye baktığımda gördüğüm 'kentsel değil rantsal dönüşüm.' İlk kentsel dönüşümlerden, dönüşüm adı altında yapılan Doğanbey. Tam bir fiyaskoydu. Şehrin ortasına bir yapı koydular ve şehrin kalbine bir hançer sapladılar, oldu bittiye getirdiler" açıklamalarıyla belirtti.
SEVER'DEN AFET HAZIRLIK PLANI
Deprem için birçok projesi olduğunu anlatan Sever, "Bizim daha farklı bir bakış açımız var. Üçe ayırıyoruz; deprem öncesi, anı ve deprem sonrası olarak. İlk gününden itibaren deprem bölgesine gittik. Oradaki birebir çaresizliği gördük. Toplanma yerleri var deniyor, ne güzel. Çocuk parklarını toplanma alanları yapmışız. Bakıyorsunuz yan tarafında kocaman binalar, nasıl yıkılacağını bile bilmiyoruz. Depremden sonrası ise toplanma alanlarına bir depo ya da küçük konteynerler yerleştirip, çantalar, gıda maddeleri, ihtiyaç olacak aletler, sağlık kitleri bulunduracağız. Böyle amaca hizmet etmiş oluruz. Soğuk havalarda ısınmalıyız, yağmur yağarsa korunmalıyız. Biz deprem alanındaydık. Biz orada gördük, 72 saat gelmediler. Burada iktidarın çok büyük suçu var. Askeri kışlaları boşaltmadı, madencileri kullanmadı. Benim Bursa için düşündüğüm, her toplanma çevresinde en az 3 tane bilgisi, eğitimli insanlar olacak. Yıkılan binalardan hemen çıkıp kurtarılabilecek insanları çıkartabilecekler. Madencilerin önemini gördük. Bu durumda eğitim verilip ya da hazırlık sağlanıp madencilerin sahada olmasını sağlamalıyız. Bunları en üst düzeye çıkarıp hazırlık yapmalıyız" açıklamalarıyla depreme hazırlık konusunda planlarından bahsetti.
"SIĞINMACILAR GÜVENLİK SORUNU OLUŞTURUYOR"
Sever, "Çarşamba, Altıparmak, Çekirge eskiden çok keyifli yerlerdi. Şimdi baktığımızda öyle olmadığını görüyoruz. Yaşam alanlarına bakıyorum dar sokaklar, eski binalar, yüksek şiddetli bir deprem olduğunda oradaki sokaklara yardım ekipleri nasıl girecek? Hiç belli değil. Öncelikle kentsel dönüşümü deprem için hassas olan yerlerden başlatacağız. Kentsel dönüşüme Çarşamba-Altıparmak'tan başlarsak, bildiğiniz üzere sığınmacı sorunu var. Kolonileşmiş ve birbirlerinin içinde. Bu bir güvenlik sorunu oluşturuyor. Bir şekilde oraları dağıtmak lazım. Vatandaş olanlara bir şey diyemem. Ama suça karışan, ne iş yaptığı belli olmayan, kayıtlı olmayan, zarar veren kim varsa geldikleri yere gönderilmeli" şeklinde sığınmacı sorununa da değindi.
"ŞEHİR HASTANESİ DOĞRU BİR PROJE, FAKAT ULAŞILABİLİR DEĞİL"
Hastanelere ulaşım konusuna değinen Sever, "Şehir Hastanesi'ne gidebilmek için çok dolaşmanız gerekiyor. Hastane güzel bir düşünce, proje fakat ulaşılabilir değil. İlk açıldığı günlerde taksiyle giderek insanlar süründü. Ekonomik şartlar ortada. Devler hastanelerini de kapattılar. Ambulans çağırsanız kriterleri var. Şimdi daha yeni raylı sistemi Şehir Hastanesi'ne taşımaya karar verdiler, günaydın. Hastanede çalışan insanlar nerede kalacaklar? Şevket Yılmaz'daki ve Tophane'deki doktorları hep oraya atadık. Evleri var mı nasıl ulaşacaklar hiç düşünülmedi. İvedilikle bölgeyi imara açıp yerleşim ve hizmet yeri açıp ulaşımı kolaylaştırmalıyız" şeklinde açıkladı.
"RANT UĞRUNA ATATÜRK STADYUMU'NU TAŞIDINIZ"
Memleket Partisi Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sever, "Atatürk Stadyumu'nu şehrin içinden, insanların kalbinden söktünüz götürdünüz. Neden? Rant uğruna götürdünüz. Yeni stadyuma gittiğinizde çevresinde oteller, alışveriş merkezleri, rezidanslar, hastaneler görürsünüz. Neden böyle bir yoğunlaşma seçiyorsunuz? Demek ki rant var işin ucunda. Amaçları vatandaştan aferin alıp bir sonraki dönem de seçimek ve 'mış' gibi yapmak. Stad yapıldı, yol yok. Bunlar tamamen ranta dayalıdır. Bir şey yapıyorsanız tamamını projelendirip eş zamanlı başlarsınız, her şeyi düşünürsünüz" açıklamalarında bulundu.
"HAYIR EFENDİM, SİZİN İŞİNİZ GÜCÜNÜZ RANT"
Bursa'da yaşanan trafik sorunu hakkında Sever, "Kestel bölgesinden çevre yoluna da bir hat açılmalı. Böylece şehrin içindeki trafiği, özellikle kamyon otobüs gibi trafikleri, çevre yoluna bağlamış olacaksınız. Böylece doğu bölgesinde trafiği yüzde 50 almış olacaksınız. Kestel, Gürsu, Organize Sanayi, Otosansit'ten çıkan bütün ulaşım, servis, kamyon, nakliyeler hepsi ya yakın çevre yolundan ya da şehir içinden eski fakülte kavşağından çıkıyor. Akşam olduğu zaman görüyorsunuz, Kestel'den Bursa'ya gelmek büyük sorun oluşturuyor. Bu sorun için hiçbir şey yapılmıyor. Yoğunluk çok fazla. Hanlar Bölgesi'ndeki çalışma da doğru fakat trafiği çok etkiliyor. Yine seçim öncesi hazırlık olarak. Hanlar Bölgesi, yıllardır olması gereken bir durum fakat son bir senede yapıyorlar. Bir anda seçim öncesi her yeri yapmaya başladılar. Şehir Hastanesi'nde olduğu gibi 'önce yapalım, sonra bakarız duruma göre' diyecekler. Sonra çıkıp diyeceksiniz ki, 'İşimiz Gücümüz Bursa'. Hayır efendim, 'Sizin İşiniz Gücünüz Rant'" şeklinde eleştirilerde bulundu.
Bursa Bölge, 2024.02.26 13:35