Merkez üssü Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde 6 Şubat 2023 tarihinde saat sabaha karşı 04.17'de 7.7 şiddetinde yaşanan büyük deprem bölgedeki 10 şehirde yıkıcı bir etki yaratmıştı. O şehirlerden biri de Malatya. Pınar Budak 6 Şubat gecesi yaşadıklarını Bursada Bugün'e anlattı.
CEREN SÜMBÜL / BURSADA BUGÜN
Merkez üssü Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde 6 Şubat 2023 tarihinde saat sabaha karşı 04.17'de 7.7 şiddetinde yaşanan büyük deprem, Malatya'nın yarısında yıkıcı bir etki bıraktı. Malatya'da yaşayan Pınar Budak 6 Şubat gecesi yaşadıklarını Bursada Bugün'e anlattı. Pınar Budak 6 Şubat gecesi depremi ilk hissettiği anda 2020 senesinde yaşanan Elazığ depreminde olduğu gibi hemen geçeceğini düşündüğü söyledi. Deprem sonrası evlerinin hemen yakınında olan babaannesinin evinin yıkıldığını sandığını belirten Budak, dışarıda kar yağmaya devam ederken pijamalarla dışarı çıktıklarını ve elektriklerin gittiğini ifade etti. Budak, "En yakınlarımızı aradık. Komşulara baktık iyiler mi diye. İlçede bir şey yoktu saat 9 gibi eve girdik. Saat 10'da 11 ilin etkilendiğini ve daha artçılar olacağını öğrendik. Hemen sonrasında bir büyük deprem daha yaşandı. O an her şey bitti sandım. Babaannemin evi çatlamıştı ve kapıda yardım istiyordu. Yengem yan tarafta yıkılan diğer evdeydi kuzenim çığlık çığlığa bağırıyordu. Neyse ki yengem sağ çıktı. Olanlara inanamıyordum" dedi.
"GÜNLERCE UYUYAMADIK"
O an hissettiklerini açıklayan Budak, birinin ona her şeyin geçeceğini söylemesine çok ihtiyaç duyduğunu belirtti. Budak, "Canım yanıyordu ama ağlayamadım bile çünkü ağlayanları sakinleştirmem gerekiyordu. Çok soğuktu ve biz ısınamıyorduk derme çatma küçük bir yere önce battaniye geldi sonra soba. Günlerce uyuyamadık. Karla elimizi yıkıyorduk" diye ifade etti.
"ÖLMEYE DEVAM EDECEKSEK O AĞLAMALARIN NE ANLAMI VAR?"
Deprem Bilimci Naci Görür ve birçok uzmanın çok kez uyarılarda bulunduğunu söyleyen Budak, depremin daha önceden önlenebileceğini söyledi. Budak, "Deprem bağıra bağıra geldi. Elazığ depreminde bile Malatya çok etkilendi. Hakim Bey apartmanı var bilirkişi raporuna göre ilk etapta ağır hasarlı denmiş ancak sonrasında az hasarlıya çevirmişler. İnsanlar şikayet etmiş ve sonuç alamamışlar. O insanlar o binada öldü. Biz oturup her 6 Şubat'ta ağlayalım ama biz deprem oldukça ölmeye devam edeceksek o ağlamaların ne anlamı var?" dedi.
"10 YIL SONRA TARIMIN DA OLMAYAYACAĞINI GÖSTERİYOR"
Yıkılan binaların aynı bölgede ayrıştırmalarının yasak olduğunu belirten Budak, yasağa uyulmayıp yerinde ayrıştırıldığını açıkladı. Budak, "Şehir toz duman altı oldu. Enkazları alıp boşaltıyorlar üst üste ve o enkazlar beton yığınları sonuçta, ayrışmayacak. Bu da tarımla geçinen Malatya'da demek ki 10 yıl sonra tarımında olmayacağını gösteriyor. Çünkü hem havayı kirletiyoruz hem de şu an toprağı da kirletiyoruz. Bu da gelecek için çok sıkıntılı dönemlerin geleceğini gösteriyor. Ayrıca yıkılan ve ağır hasar alan evlerin çoğu yasaktan önce yapılanlar bu yüzden yıkımlarda havaya asbest yayılıyor ve akciğer kanseri olma riski normal insanlara oranla 3 kat daha fazla artıyor. Bu yüzden bu bölgede yaşayan insanlara maske verilmeli ama kimse umursamadı" diye açıkladı.
"İNSANLARIN DEPREMİ UNUTABİLECEĞİ BİR FAALİYET ALANI YOK"
Malatya'da eczanelerde ilaç sorunu yaşandığını söyleyen Budak, antibiyotik ilaçlar ve reçeteli ilaçlar bulmakta zorluk çektiklerini açıkladı. Budak, "Ayrıca şu an şehrin her tarafı çamur içinde. Alt yapısı yok. Kültürel anlamda bir gelişme yok. Bir sene geçmiş burada halen konserler yapılmıyor, sinema yok, tiyatrolar yeni başladı. İnsanların depremi unutabileceği bir faaliyet alanı yok. Bazı bölgelerde halen konteyner sıkıntısı yaşanıyor. Malatya'nın zorlandığı durumlardan bir tanesi de ağır hasarlı evlerin sonradan fark edilmesi. Herkes Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş çok hasar aldı Malatya az hasar aldı diye biliyorlardı. Ancak yapılan son incelemelerde Malatya'nın ağır hasar alan üçüncü şehir olduğu ortaya çıktı. Bu yüzden faaliyetler geç başladı" diye belirtti.
"KISIR DÖNGÜYE GİRDİK"
Pınar Budak altı bin konutun teslime hazır olduğunu ancak bir alt yapının olmadığını açıkladı. Budak, konutların halen su, elektrik ve kanalizasyonlarının olmadığı belirtti. Konteyner sorununa değinen Budak, "Konteyner kentlerde şu sıkıntı var; sürekli elektrikler gidip geliyor. AFAD diyor ki bize değil belediyeye gidin. Belediyeye gidiyoruz bize değil Fırat EDAŞ'a gidin. Fırat EDAŞ'ta tekrar AFAD'a yönlendiriyor. Böyle bir kısır döngüye girdik. Elektrik gittiğinde konteyner 10 dakika içinde buz gibi oluyor. Malatya kışın hava derecesi eksi derecelere kadar düşen bir şehir. Su ise arada bir gidip geliyor. Konteynerler terlemeye başladı terleyince de artık küflenmeye başladı. İnsanlar bu konudan da şikayetçi. İnsan sağlığı açısından vatandaşların bir an önce bu alanlardan çıkması lazım" dedi
Güncel, 2024.02.06 11:15