Federal Meclis oturumunda tarihi açıklamalarda bulunan Angela Merkel, "Almanya'da Müslümanlara yönelik her türlü dışlama ve Müslümanların genel zan altına alınmaları gerçekleşmeyecek." güvencesi vererek, "Bizi kimse bölemeyecek." dedi.
"Basının özgürlüğünün toplumun en büyük hazinelerinden biri de olduğunu" belirten Merkel, "Kul olmadan vatandaş olabilmenin tek yolu özgür basının olmasıdır." diye konuştu.
Almanya Başbakanı Angela Merkel, "teröre ve Müslümanlara yönelik dışlayıcı tavırlara asla izin verilmeyeceğini" söyleyerek "Biz kendimizi böldürmeyeceğiz." dedi.
Federal Mecliste yaptığı hükümet açıklamasında Müslümanlara destek sözünü yineleyerek önemli mesajlar veren Başbakan Merkel, "Almanya'da Müslümanlara yönelik her türlü dışlama ve Müslümanların genel zan altına alınmaları gerçekleşmeyecek. Ayırımcı ve dışlayıcı tavırların Almanya'da yeri yok. Paris saldırısı bizi bölemeyecek. Alman devleti her türlü inancın korunmasını sağlayacak, ibadet özgürlüğünü de güvence altına alacaktır." diye konuştu.
Açıklamalarının devamında hangi inançtan olursa olsun teröre birlikte karşı konulacağının altını çizen Hıristiyan Demokrat Birlik Partili (CDU) Başbakan Angela Merkel, "İslam dini Almanya'ya aittir. Teröristlerin eyleminin dinle ilgisi yok. Bu tür eylemler dine küfürden başka bir şey değildir." dedi.
Terör, kin, nefret ve dışlamaların Yahudi ve Müslümanlar dâhil herkesi hedef aldığını anlatan Merkel, "Toplumumuzu demokrasinin şu hayat prensipleri için silkeleyerek uyandırmalıyız: Birlikte katılım, birlikte karar verme, yardım etme ve toplumun birlikteliği için sorumluluk üstlenme. Bunlar terör dünyasına karşı bizim karşı taslağımızdır." dedi.
"Paris'te 17 masum insanının katledilmesi bizi sarstı. Almanya zor günlerinde Fransa'nın yanındadır. Fransa güvende değilse, Almanya da güvende değildir." mesajı veren Merkel, terör saldırıları sonrasında "basın özgürlüğünün daha iyi anlaşıldığını" belirterek, terörle mücadele kapsamında "telefon görüşmeleri ve internet kayıtlarının belli bir süre saklanmasına ilişkin düzenlemenin uygulamaya geçirilmesi gerektiğini" belirtti.
Buna göre, tüm telefon görüşmeleri ve internet kayıtları 6 ay süreyle saklanıp, şüpheli durumlarda ise güvenlik birimleri, mahkemenin onayıyla mevcut verileri inceleyebilecek. 2008 yılında büyük tartışmalarla yürürlüğe getirilen yasa Federal Anayasa Mahkemesi'nin itirazı üzerine askıya alınmıştı. Avrupa Adalet Divanı da yasanın temel hak ve hürriyetleri kısıtladığı hükmünde bulunmuştu.
"KUL OLMADAN VATANDAŞ OLABİLMENİN TEK YOLU ÖZGÜR BASININ OLMASIDIR"
Basın özgürlüğü için hoşgörünün olması gerektiğini kaydeden Başbakan Merkel, "Basının özgürlüğü toplumumuzun en büyük hazinelerindendir. Kul olmadan vatandaş olabilmenin tek yolu özgür basının olmasıdır. Dünyada sayıları çok fazla olan ülkelerde gerçek basın özgürlüğü yok. Basın özgürlüğünün olabilmesinin koşulu hoşgörüdür. Bu ise iddialı bir fazilettir, bunu görüş açıları yokla karıştırmamak lazım." dedi.
LAMMERT: TERÖRÜN DİNLE ALAKASI YOK, PEGİDA DEMAGOJİ YAPIYOR
Bu arada hükümet açıklaması öncesinde Paris'te düzenlenen saldırılarda hayatını kaybedenler için saygı duruşuna çağıran Federal Meclis Başkanı Norbert Lammert (CDU), "Toplumumuz teröre karşı kararlılıkla birliktedir. Terörizmin kültür çatışmalarıyla alakası bulunmuyor, dinle ile hiç ilgisi yok. PEGİDA aydınlatma değil demagoji yapıyor." tepkisinde bulundu. Lammert'in sözleri tüm partilere mensup milletvekillerinden büyük alkış aldı.
Kaynak: Zaman- Oktay Yaman
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2015.01.16 10:58