Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu ve Bursa Emekçileri Sendikası Bursa Şubesi, tüm çalışan ücretlerinin enflasyonun gerisinde kalmasını protesto etmek amacıyla Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı önünde basın açıklaması yaptı.
MEMET CAN YEŞİLBAŞ / BURSADA BUGÜN
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu ve Bursa Emekçileri Sendikası Bursa Şubesi, çalışan ücretlerinin enflasyonun gerisinde kalması hakkında basın açıklaması gerçekleştirdi.
Büro Emekçileri Sendikası Bursa Şubesi Başkanı Nuriye Aydemir'in konuşmasından satır başları şöyle;
Bilindiği gibi Saray iktidarının hazırlamış olduğu bütçenin komisyon görüşmeleri tamamlanmış. Meclis Genel Kurulundaki görüşmeleri devam etmektedir. Ne zaman bütçe görüşmeleri yapılsa, bu görüşmelerin yapıldığı dönemlerde iktidarlar ve iktidar destekli akademisyenler tarafından sürekli bütçe denkliği ve istikrar vurgusu öne alınarak, bir tartışma yürütülür.
"SEÇİM BÜTÇESİ DEĞİL GEÇİM BÜTÇESİ İSTİYORUZ"
Bu denk bütçenin yapılacak olmasından ve istikrarın sağlanmasından hepimizin kazançlı çıkacağı; hep birlikte zenginleşeceğimizin anlaşılması istenir Oysa bizler, bütçelerin politik bir tercih üzerinden yapıldığını biliyoruz. Bütçenin geçmiş yillarda olduğu gibi bu dönemde de büyük sermaye gruplarını ve iktidarın çeperinde kümelenen çıkar gruplarının taleplerin gözetilerek yapıldığını biliyoruz. Böyle bütçeleme sisteminde emekçiler ve yoksul halk kesimleri sürekli yok sayılmıştır.
"TOPLUM YOKSULLUKAL MÜCADELE EDİYOR"
Genel kamuoyu tarafından bilindiği üzere içinden geçtiğimiz bu ağır ekonomik kriz süreci, başta biz kamu emekçileri olmak üzere, toplumun yoksullukla mücadele etmek zorunda kalan kesimlerine fatura edilmektedir. Ne vakit ekonomik kriz yaşansa iktidar ve iktidarlara bağlı güç odaklanı, her seferinde yaşanan ekonomik krizin sorumlusu emekçilermiş gibi, bizlerden fedakârlık istenmektedirler. Bu dönemde yine işçi sinifinin Anayasal hakkı olan Grevler yasaklanmakta, emekçilerin işten atılmasını kolaylaştıracak yasal düzenlemeler yapılmakta, ücret artış talepleri baskı altına alınmaktadır.
Tıpkı diğer kriz dönemlerinde olduğu gibi, 2023 bütçesinde de yaşanan krizin faturası, bizzat iktidar tarafından, bizlere, yani emekçilere, küçük esnafa, çiftçiye, öğrenciye, işsize yani özetle yoksullara kesilmiştir. Ağır ekonomik koşullar altında gelecek kaygılarımızın her geçen gün arttığı, gıdaya erişim, barınma, eğitim, sağlık gibi, temel insani ihtiyaçlarımızı bile karşılamaya zorlandığımız bu süreçte, adım adım genel seçimlere gidiyoruz. Siyasi iktidar seçime doğru giderken toplumu zapturapt altına almak için her yolu deneyeceğinin sinyallerini şimdiden veriyor. Seçilmiş belediye başkanlarına kayyım atamalarıyla başlayan süreç, Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı davayı, toplumsal muhalefeti seçim sathinda, umutsuzluğa sevk etmek için kullanmayı hedeflediğini göstermektedir.
TBMM'de görüşülmeye devam eden aynı tas, aynı hamam anlayışla 2023 yılı bütçesi bize gösteriyor ki; siyasi iktidarın tercihlerinin her zaman olduğu gibi yine sermayeden, savaştan, ranttan, israftan yanadır. Daha önümüzdeki yıl bütçeden kimin ne kadar pay alacağı belliyken bile ne yazık ki siyasi iktidar seçim ekonomisi ile göz boyamaya çalışıyor. Bu süreçte Siyasi iktidar taleplerimizi ele alırken biz emekçileri ayrıştırarak yoksulluğa mahkûm etmeye devam ediyor.
"EMEKÇİLER AÇLIĞA MAHKUM EDİLİYOR"
Kamuda sözleşmelilere kadro verileceği yandaş medya tarafından her gün ballandıra ballandıra anlatılırken, kamuda güvencesiz çalışma biçimlerini kimin yaygınlaştırdığı hiç konuşulmuyor. Emeklilikte yaşa takılanların talepleri ile alay edenler, EYT'lilerin talepleri ile ilgili olarak ekonomimize darbe girişimidir diyenler, aniden EYT savunucusu olabiliyor. Yıllarca açlık sınırı altında belirlenen asgari ücretle emekçileri açlığa mahkum edenler, aylar öncesinden ücretle ilgili yüksek artış yapacaklarını ilan ederek işverenleri uyarmış oluyorlar. Fahiş fiyatlarla konut alanlara vatandaşlık hakkı verenler, 20 yıldır akıllarına gelmeyen sosyal konut projelerini bir anda tedavüle sokuluyor. Seçim tarihi yaklaştıkça benzer adımların daha da artacağı ortada...
Ancak bilmelidirler ki, biz emekçiler sirk gösterisine dönmüş bu oyuna dahil olmayacak, haklarımızı savunmaya devam edeceğiz. Her geçen gün bilimsel akıldan uzaklaşan iktidar, ekonomi yönetimini dahi dini referanslara havale etmiştir. Kendisine meşruiyet kaynağı olarak gördüğü siyasal İslamcılığı ve tarikat siyasetini rıza üretmenin aracı olarak kullanmaktadır. Arka bahçesi olarak gördüğü tarikatlarda açığa çıkan taciz ve tecavüzlere bakışında da gördüğümüz üzere, arka bahçesi olarak gördüğü bütün yapılarla birlikte ülkeyi ekonomik, toplumsal ve ahlaki olarak uçuruma sürüklemek ısrarla...
"TALEPLERİMİZİN KAŞRILANMASINI İSTİYORUZ"
Kur korumalı mevduat sahiplerine, yani sermaye söz konusu olduğunda anında ek bütçe yaparak milyarları aktaran siyasi iktidar, konu emekçiler olduğunda 2023 bütçesinden de görüleceği gibi kulaklarını tıkamaya devam ediyor. Ancak bilmelidirler ki emekçiler bir yandan ey seçim sen nelere kadirmişsin derken, bir yandan bu ucuz politikalara gülüp geçiyor. Emekçiler son altı aya göre değil, 21 yıldır kaybettiklerinin muhasebesini yaparak oy tercihlerini Emekçiler olarak 2023 yılı bütçesinden ısrarla taleplerimizin karşılanmasını istiyoruz.
Gelirlerimizin güvence altına alınmasını, Vergi dilimi soygununun son bulmasını, Açlık sının altında asgari ücret ve yoksulluk sınırı altında maaş ödemesinin son bulmasını istiyoruz.
Halktan, emekçiden yana bütçe talebine kulaklarını tıkayanlar bilmelilerdir ki tarihteki yerleri hazırdır, tarihteki yerlerine gönderecek olanlar da yok saydıkları emekçi halk kesimleri olacaktır.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2022.12.16 12:57