Kelebek, böceklerin, pulkanatlılar veya kelebekler (Lepidoptera) takımının kanatlı fertlerine verilen genel ad. 150.000 kadar türü bilinmektedir.
Dünyara 150 bin kadar türü olduğu bilinen kelebekler narin gibi görünen bedenlerinde mucizeler taşıyor. İşte bilim adamlarının yıllardır çözmek için uğraştığı kelebeğin bilinmezleri...
Bilindiği gibi kelebek tırtılları oldukça detaylı bir metamorfoz süreci geçirir. Tırtıl öncelikle bir pupa olur, daha sonra pupa bir kelebeğe dönüşür.
Bu değişim süreçleri boyunca kanatlarda, duyargalarda,bacaklarda ve diğer organlarda küçük değişiklikler meydana gelir.
Uçuş kasları, kanatlar gibi farklı merkezlerdeki hücreler de değişimin her aşamasında kendilerini tekrar düzenler.
Bundan başka bu değişimlerle birlikte vücuttaki hemen hemen her sistem de sindirim sistemi, boşaltım sistemi ve solunum sistemi gibi değişim geçirir.
Kelebeklerin bileşik gözleri, nesneleri tek tek parçalardan oluşan bir mozaik şeklinde görebilmelerini sağlayan pek çok gözden oluşmaktadır. Bu gözlerin her biri, resmin bütününün tek bir parçasını görür. Bu küçük gözlerin sayısı bazı kelebek türlerinde 17.000 adete kadar çıkabilmektedir.
BİLİM HALA CEVAP ARIYOR: MONARK KELEBEKLERİNİN GÖÇÜ
Monark kelebekleri, sonbaharda gerçekleştirdikleri hayranlık uyandırıcı göçle bilinirler. Milyonlarca kelebek sonbaharla birlikte tam 3200 kilometrelik yolculuk için havalanır. Göç, enteresan bir şekildi, tam sonbaharda gecenin gündüze eşitlendiği gece başlar. Kanada'dan havalanan kelebeklerin hedefi Meksika'ya ulaşmaktır.
Koca kıtayı boydan boya geçen kelebeklerin izlediği rota son derece hassas ayarlanmıştır: Kelebekler, Meksika'da her defasında hep aynı dağların yamaçlarını bulur ve kışı buradaki volkanik kayalarla kaplı arazide geçirirler. Burada Aralık'tan Mart'a kadar 4 ay boyunca hiçbir şey yemezler. Yaşamlarını vücutlarındaki yağ stoklarıyla sürdürürken, yalnızca su içerler.
İlkbaharda açmaya başlayan çiçekler, Monarklar için önemlidir. 4 aylık bir bekleyişten sonra ilk defa bu dönemde kendilerine bir bal özü ziyafeti çekerler. Mart sonunda yola koyulmadan önce çiftleşirler. Tam gece ile gündüzün eşitlendiği gün koloni tekrar geldiği yere dönmek üzere, kuzeye uçmaya başlar.
Bu durum, bilim adamları için büyük bir merak konusudur. Kelebek gibi küçük bir canlı nasıl olup da 3200 kilometre gibi uzun bir mesafeyi havada katedebilmekte, milyarlarca defa kanat çırptığı bu yolculuk için nasıl olup da yeterli enerjiyi depolayabilmektedir? Dahası, milyonlarca kelebek nasıl olup da aynı anda bu kararı vermektedir? Bilim adamları için bu soruların yanında asıl bilmeceyi, kelebek nesilleri hakkında bilinenler oluşturmaktadır.
Colias kelebeği vücut sıcaklığı 28 dereceden düşük olduğunda uçamaz. Bu durumda hemen kanatlarını açar ve sırtını güneşe dönerek güneş ışınlarını dik alacak şekilde durur. Kelebek yeterince ısınıp vücut ısısı 40 dereceye kadar çıktığında kendi ekseni etrafında 90 derece döner. Böylece güneş ışınlarını yatay alır hale gelir. Bu hareket ile güneş ışınlarının ısıtıcı etkisi en aza indirilmiş olur. Dolayısıyla kelebeğin vücut ısısı düşmeye başlar.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2015.03.12 16:40