Türkiye'de 1-7 Nisan tarihleri halkın kanser konusunda bilinçlendirilmesi için 'Ulusal Kanser Haftası' olarak belirlendi. Hastalık konusunda etkinliklerin yanı sıra bilimsel toplantılar da bu hafta nedeniyle yoğunluk kazanıyor.
Kanser, dünyada ve ülkemizde en sık görülen ölüm nedenleri arasında kalp damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer almakta. Uzmanlar, yeni geliştirilen ilaçlar, görüntüleme teknikleri ve cerrahi yöntemler sayesinde kanserin eski yıllardaki kadar korkutucu bir hastalık olmadığını vurguluyor. Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Er, kanser tedavisinde artık moleküler düzeyde hedefe yönelik ilaçların sözü alığını söylüyor ve özellikle sindirim sistemi kanserleri ile meme kanserinin tedavisinde 2000'li yıllardan sonra büyük başarı sağlandığını belirterek şunları vurguluyor: Örneğin mide bağırsak sisteminin bir hastalığı olan GIST denilen hastalıkta, 2000'li yıllara kadar cerrahi dışında tedavi yöntemi yokken, hücrenin üzerindeki bir molekülün, mutasyonun saptanmasıyla bu hastalıkta yüzde 80-90'a varan başarılı tedavi yöntemleri gelişti. Yine meme kanserlerinde tedavi başarısı arttı, yaşam süreleri uzadı.
'Cyber Knife" ile hastalık yok oluyor
Tüm hastalıkların şahı olarak nitelendirilen kanser türleri içinde birinci sıradan bir türlü düşmeyen akciğer kanseri, ABD'de yılda 190 bin, Türkiye'de ise 20 binden fazla kişiyi vuruyor. Hastalığın tedavisi çok güç olarak bilinse de son yıllarda özellikle cerrahi alanda gerçekleşen yenilikler sayesinde yaşam süreleri oldukça uzatıldı. Örneğin akciğer kanseri ameliyatlarının çoğu artık minik kesilerle endoskopik yollarla gerçekleştiriliyor. Böylece hasta birkaç gün içinde evine veya işine dönebiliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi'nden Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Semih Halezeroğlu, "Günümüzde dünyanın gelişmiş ülkelerinde akciğer kanser ameliyatlarının büyük çoğunluğu artık endoskopik olarak gerçekleştiriliyor. Hastanın ameliyat sonrası ağrıları ve solunum sıkıntısı azalıyor. Endoskopik ameliyatların tehlikesi de son derece düşük. Ayrıca radyoterapide olağanüstü gelişmeler ortaya çıktı. Çok kısa bir sürede uygulanan ışınlamalar ile sadece kanserli dokular hedef alınıyor, canlı dokulara zarar verilmiyor. Ameliyat için uygun olmayan hastalarda kullanılan 'Cyber Knife' yöntemi ile akciğerdeki kanser, ışınlama ile tamamen ortadan kaldırılabiliyor" diyor.
HEDEFE ODAKLI AKILLI İLAÇLARLA BÜYÜK BAŞARI SAĞLANIYOR
Son 10 yılda geliştirilen ilaçlar sayesinde kanser tedavisinde büyük gelişmeler kaydedildi. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi'nden Prof. Dr. Aziz Yazar, standart kemoterapi ilaçlarının hala kullanıldığını belirtse de "Yeni geliştirilen 'hedefe odaklı' moleküller içeren kanser ilaçları sayesinde tek başına ya da kemoterapi ilaçlarıyla çok başarılı sonuçlar elde ediliyor" diyor. Prof. Dr. Aziz Yazar, akıllı ilaçlar olarak bilinen hedefe odaklı moleküllerle kanseri yok etme prosedürüne dayanan yeni nesil ilaçların tedavi prensibini şu sözlerle özetliyor: Hücre yüzeyinde bir hedef belirleniyor. Akıllı moleküller tümör hücresi yüzeyinde veya içinde yer alan, hücrenin yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan bir reseptörü hedefliyor. Her molekülün hedefi farklı. Sağlık durumu bozuk hastalara bile tek başına verilebiliyor. En erken ve en ileri evrede de bu moleküller verilebiliyor. Bu ilaçlarını koruyucu amaçla da verebiliyoruz, erken evrede kanser saptanmış, ilerde nüksetme potansiyeli olan hastalarda örneğin. Her evrede faydalı olabiliyor bu ilaçlar.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Sağlık, 2013.04.02 09:03