Çalıştığı inşaatta 2 metreden düşerek ölen 62 yaşındaki Mehmet Altun'un okuma yazma bilmeyen eşine gerçek dışı ifade verdirildi. Altun, inşaatında çalıştığı evin fiyatını soran bir 'başıboş' olarak gösterildi! Gerçek, eşinin aylar sonra savcılığa gitmesiyle ortaya çıktı. İnşaat sahibi ve iki çalışanı için dava ve polisler için soruşturma açıldı.
İstanbul 'da, sigortasız şekilde çalıştığı inşaatta yüksekten düşerek can veren 62 yaşındaki Mehmet Altun, otopsisi bile yapılmaksızın, "doğal ölüm" denilerek, toprağa verildi. Eşi ve kızının savcılığa başvurarak, "İnşaatta düşmüştü" diye şikayetçi olması üzerine Altun'un mezarı açıldığında, "kalçasında kemik kırığı olduğu ve ölümün de yüksekten düşme sonucu meydana geldiği" anlaşıldı. Soruşturma sonunda inşaat sahibinin, "Hakkımda ifade vermeyin, sizi mahcup etmeyeceğim" diye aileye ve kamu görevlilerine baskı yaptığı belirlenirken, yanındaki iki işçiye gerçek dışı ifade verdirdiği ortaya çıktı. Skandal bu kadarla da kalmadı: Ölen Altun'un eşinin iki polis tarafından alınmış ifadesinin gerçek dışı, altındaki imzanın da sahte olduğu ortaya çıktı. Ayrıca, "İnşaattan düştü" denildiği halde hastane doktoru, 'doğal ölüm' raporu verdiği için Altun'un otopsi yapılmaksızın defnedildiği anlaşıldı. Bunun üzerine inşaat sahibi ve yalan beyanda bulunan iki çalışan hakkında dava, polisler hakkında da soruşturma açıldı.
İKİ METREDEN DÜŞTÜ, KURTARILAMADI
İşçi emeklisi Mehmet Altun, Ocak 2013'te evinin bitişiğindeki inşaatta sigortasız bir şekilde gece bekçisi olarak çalışmaya başladı. O tarihte, 62 yaşında olan Altun, 2 Nisan 2013'te inşaat sahibi Asaf Altun'un emriyle altıncı kattaki betonu ıslatmaya başladı. Bir merdiven dayayıp betona hortumla su döken Altun, dengesini kaybedip iki metre yüksekten yere düştü. Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan Altun, kurtarılamadı. Kızı Canan Altun'un iddiasına göre kendisi, "Babam çalışırken düştü" dediği halde Dr. Y.D., 'Doğal ölüm' raporu verdi. Savcılığa aynı şekilde bildirim yapılırken, otopsisi bile yapılmayan Altun, toprağa verildi.
İMZA SAHTE, İFADELER GERÇEK DIŞI
Altun'un eşi Gülten ve kızı Canan bir süre sonra savcılığa başvurup Mehmet Altun'un iş kazası sonucunda öldüğünü belirterek, şikayetçi oldu. Gülten Altun, ifadesinde, inşaatçı Asaf Altun'un kazadan sonra yanına gelip, "Hakkımda ifade verme, mahvolurum. Seni mahcup etmeyeceğim" dediğini anlattı. Savcılık, Gülten Altun'un ölümden sonra Gülsuyu Şehit Saffet Okumuş Polis Merkezi'nde alınmış ifadesini gösterdi. Altun'un burada, "Biz satın almak için eşimle o evi bakmaya gitmiştik, bu sırada kucağıma yığıldı" dediği yazmaktaydı. Altun, imzanın kendisine ait olmadığını belirterek, "Ben inşaattan düştüğünü söyledim. Okur yazarlığım yoktur, imza bana ait değildir. Zaten imza kullanmamaktayım, parmak basmaktayım" dedi. Nitekim kriminal incelemede, imzanın Altun'a ait olmadığı anlaşıldı.
İnşaatçı Asaf Altun ise Mehmet Altun'un kendi çalışanı olmadığını, inşattan daire almak için birkaç kez fiyat sorduğunu iddia ederek, "İşi gücü olmadığı için inşaatın önünde gelip takılıyor, zaman geçiriyordu. İşçim değildir" dedi. Dr. Y.D. ise o gün hasta yakınlarının kendisine, "Aniden yere yığıldı" diye beyanda bulunduğunu belirterek, "Şüpheli ölüm olmadığı kanaatine varıp defin ruhsatı verdim. Olayın nasıl olduğunu bilmem mümkün değil. Yakınlarının beyanları ve tıbbi bulgulara göre ölümü şüpheli bulmadım" dedi.
MEZAR AÇILDI KEMİK KIRIK ÇIKTI!
İfadelerden sonra savcılık, 21 Ocak 2014'te Altun'un mezarını açarak, cesedi Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu'na gönderdi. İnceleme sonucunda Altun'un ölümünün "yüksekten düşme ile gerçekleşmesi mümkün künt extremite bağlı fibula kırığı ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu" saptandı. Ardından dosya, Çalışma Bakanlığı İş Teftiş Kurulu'na gönderildi. İş Müfettişi Şeref Özcan da hazırladığı raporda, ölümün bir iş kazası olduğunu ve inşaatçı Asaf Altun'un birinci derecede sorumlu olduğunu belirtti.
İnşaatçı Asaf Altun hakkında hem 'taksirle ölüme neden olma' suçundan, hem de yanındaki diğer iki işçiyi, "Mehmet Altun o gün ev bakmak için inşaata gelmişti" diye ifade verdirdiği için 'suç delilini gizleme' suçundan dava açıldı. Altun'un yanında çalışan Yıldırım Gündüz ve Sıtkı Gelturan adlı iki işçi de 'resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan' suçundan sanık oldu. Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan davada, ilk duruşma için 23 Aralık'a gün verildi. Savcılık ayrıca, "İnşaatçı Asaf'ın müdahalesiyle olaya ilişkin gerçeğe aykırı rapor düzenleyen ve soruşturmayı gerektirdiği şekilde yürütmeyen" polisler hakkında da soruşturma yürütüyor.
Kaynak: Radikal
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2014.10.02 09:01