TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Bursa Şubesi 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi'nin 25'inci yıl dönümünü anmak ve halkın farkındalığını arttırmak için basın açıklaması düzenledi.
MAHMUT VURAL - YUSUF OSMAN İMAN / BURSADA BUGÜN
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Bursa Şubesi, 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi'nin 25'inci yıl dönümünü anmak ve halkın farkındalığını arttırmak için basın açıklamasını Bursa Akademik Odalar Birliği'nde gerçekleştirildi.
Yapılan açıklamaya İMO Bursa Şube Başkanı Serdar Atilla Erdem ve çok sayıda oda üyesi katıldı.
İMO Bursa Şube Başkanı Serdar Atilla Erdem'in konuşmasından satır başları şöyle;
Tarihimizin en büyük afetlerinden biri olan Gölcük depreminin üzerinden çeyrek asır geçti. Gölcük merkezli 7,4 büyüklüğündeki deprem başta Marmara bölgesi olmak üzere tüm Türkiye`yi derinden etkilemiştir. Yalnızca can ve mal kayıpları itibariyle değil meydana geldiği bölgenin, sanayinin ve nüfusun yoğunlaştığı bir coğrafya olması dolayısıyla depremin ekonomik sonuçları da ağır olmuştur.
"EYLEM PLANLARI OLUŞTURULMUŞTUR"
Tüm ülkeyi sarsan bu afetin ardından depremlere yönelik konular kamuoyunda yoğun bir şekilde tartışılmış, depremlere yaklaşımın yalnızca afet sonrası müdahale ve yara sarma faaliyetleriyle sınırlı tutulamayacağı, depremlere hazırlık çalışmalarının enine boyuna değerlendirilerek kalıcı çözümler üretilmesi gerektiği konusunda bir konsensus oluşmuştur. Nitekim devam eden süreçte birçok kamu kurum ve kuruluşu, üniversiteler ve meslek odalarınca depreme yönelik hazırlık, güvenli ve sağlıklı kentleşme konularında bilimsel-teknik çalışmalar yapılmış, raporlar hazırlanmış, eylem planları oluşturulmuştur. Ancak afete hazırlık konusunda yürütülen tartışmalar zamanla gündemden çıkmış, yapılan onca bilimsel-teknik çalışma ise kurumların tozlu raflarında unutulmaya terk edilmiştir.
"DEPREMLERİN YIKICI SONUÇLARINA BAKMAK YETERLİDİR"
Büyük Marmara depreminin 25. yılında her yıl olduğu gibi bir kez daha uyarmaya devam ediyoruz. Uyarılarımızda ne kadar haklı olduğumuzu görmek için bu 25 yılda yaşanan diğer depremlerin yıkıcı sonuçlarına bakmak yeterlidir. 1855 Bursa Mustafakemalpaşa depremini unutmadığımızı belirterek, 1 Mayıs 2003 Bingöl depremi, 23 Ekim-9 Kasım 2011 Van depremleri, 24 Ocak 2020 Elazığ Sivrice depremi ve 30 Ekim 2020 İzmir depreminde binlerce kişi hayatını kaybetti, binlerce yapı yerle bir olurken kentlerin altyapıları çöktü, haftalar, hatta aylarca deprem bölgelerinde yaşam normale dönemedi. 6 Şubat 2023 depremlerinin acı sonuçları ise hala sıcak, hala içimizi yakıyor.
"BİNA MUAYENE SİSTEMİ GETİRİLMELİDİR"
Bizler her 17 Ağustos'ta ülkemizin yapı stoku, yapı üretim ve denetim süreci başta olmak üzere depreme hazırlık konusundaki uyarılarımızı ne kadar vurgulasak da alınmayan tedbirler, görmezden gelinen deprem gerçeği sonucu can ve mal kayıpları yaşanmaya devam etmiştir. Orta ölçekli sayılabilecek depremlerde bile can kayıplarının ve bina hasarlarının bu kadar büyük olması adeta 6 Şubat Depremleri öncesi bir uyarı niteliği taşımıştır. Ancak ne yazık ki bu uyarıların da dikkate alınmaması, afet yönetiminin yeterli nitelikte yapılamaması, kentsel dönüşüm uygulamalarının deprem gerçeğinden ziyade ekonomik kaygılarla yapılmış olması 6 Şubat 2023 depremlerinde acı sonuçları ortaya koymuştur.
Mevcut yapı stoğunun sağlıklı bir şekilde devamlılığı açısından Bina Muayene Sistemi getirilmelidir. Doğru projelendirilmiş, doğru uygulanmış, doğru denetlenmiş bir yapı kullanma izni alındıktan sonra taşıyıcı sistemine yapılacak müdahalelerle zarar görebilir. Bunun önüne geçmek adına her bina 5 yılda bir muayeneye girmeli taşıyıcı sistemine müdahale olup olmadığını kontrol ettirmelidir. 3458 sayılı 17/6/1938 tarihli Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun gereğinde projelendirdiği veya şantiye şefliğini yaptığı yapıdan ömür boyu sorumlu olan meslektaşlarımız, kendilerinden sonra yapılan müdahalelere hakim olamamakta ve sorumluluğu devam etmektedir. Kendinden sonra yapılan müdahaleler sebebiyle binanın göçmesi halinde meslektaşlarımızın cezalandırılıyor olması kabul edilebilir değildir. Bu sebeple muayene sistemi şarttır. Ayrıca 38 yılında yazılmış meslek kanunu acilen çağına uygun ve ihtiyaçlara cevap verebilecek hale getirilerek inşaat mühendisi özlük hakları ve sorumlulukları düzenlenmelidir.
"ÖNLEM ALMAK İÇİN KAYBEDECEK TEK BİR GÜNÜMÜZ BİLE YOKTUR"
Doğru etüt ve proje, doğru uygulama, doğru denetim için İnşaat Mühendisi demeye devam edeceğiz.
Marmara Depreminin üzerinden geçen 25 yılda alınmayan tedbirlerin bedelini son olarak yaşadığımız 6 Şubat depremlerinde acı bir şekilde ödedik. Aradan geçen bunca zamandan sonra 6 Şubat depremlerinin hemen ardından benzer konular tekrar tartışıldı, kentlerimizin afetlere karşı hazırlıksızlığı tüm çevrelerce açık bir şekilde görüldü. Bugüne kadar alınmamış tedbirlerin 6 Şubat depremlerinde ortaya çıkardığı yıkım, birçok canımızı yitirmemize, ülkece ciddi ekonomik sonuçlara katlanmamıza ve birçok sosyolojik sıkıntıya sebep olmuştur. Ancak ne yazık ki bu son felaket de şimdiden gündemden çıkmış görünmektedir. Oysa önlem almak için kaybedilecek tek bir günümüz bile yoktur.
Bursa Bölge, 2024.08.16 10:16