Türk sinemasın unutulmaz isimlerinden olan İlyas Salman Bursada Bugün'e samimi açıklamalarda bulundu.
Usta oyuncu İlyas Salman Bursada Bugün ekibine samimi açıklamalar yaptı.
"Benim okurla diyaloğum sinemadaki hayranla diyaloğumla paralel düzeyde gelişiyor, yazılarımda da onu yazıyorum ve halkın ilgisi bana çok sıcak ve büyük açık söylemek gerekirse, hiç şikâyet etmeye hakkım yok benim" diyen Salman, sözlerine "Biraz buruk yaşıyoruz günlerimizi. Güneyde bir savaş var, üç beş günde bir şehit haberleri geliyor bazen her gün üst üste geliyor. Bu boğmacaya yakalanmış bir halkız aslında ve bunun için hüznümüz geniş, boğazımız dar, gırtlağımız yırtılmış, bağırıyoruz, ağlıyoruz şehitlerimize, yoksullarımıza, o güden 20 yaşındaki çocuklara... Bu arada bende bir de ağlatırsam, katmerli olarak bu halk bu yükün altından kalkamaz bunun için yazılarımda da politik yazılarımda da bazen esprilerle hafif gülücükler dağıtmayı tercih ediyorum" diye devam etti.
İşte İlyas Salman'ın yapmış olduğu açıklamalar:
"Doğru bildiğimi hep söyledim, dünyanın her tarafında olduğu gibi Türkiye'de de iki türlü insan var, ben; Alevi demem, Sünni demem, Kürt demem, Türk demem, Laz, Çerkez, Abaza, Ermeni, Rum demem bu ülkenin insanları benim insanlarım, Mustafa Kemal'de öyle yaptı, bu halkı arkasına kattı ve Kurtuluş Savaşı'na gitti. Ben diyorum ki, bu ülkede iki türlü insan var; bir çalışan insan, bir de çalan insan. Sen hangisindensin ona karar ver, ben nihai tahlilde emekçi bir insanım, yazın emekçisiyim, sinema emekçisiyim onun için emekçilerin yanında yer almak benim baş görevim.
Sanat hayatıma ilkokul 5. sınıfta başladım tiyatroya, ondan sonra ortaokul-lise yıllarında özel tiyatrolar kurduk Ocak Başı Tiyatrosu adı altında tiyatro kurduk, ben liseyi öyle bitirdim, yani lise yıllarını da sayarsak 50 yılı aştı sanatla akrabalığım.
Bir kere seçmeden oynayamam, insan seçmesini bilen hayvandır. İnsanın düşünen hayvan olduğu 100 binlerce yıldan bu yana belli, 2000'li yıllarda insan seçmesini bilen hayvandır, ben bütün rollerimi seçerek oynadım. Senaryolarımı okuyarak, beynime nakşederek oynadım onun için bir sorumluluk duygusu içinde yaptım hepsini, halka karşı sorumluluğum vardı, onu yerine getirirken bazen sorunlara değinip, sorunların da dibini kurcalayıp, sanatı, sinemayı, tiyatroyu öyle yapmaya çalıştım. Çünkü ülkemin sorunları var, ülkemin sorunları benim de sorunlarım. Onun için sorunsuz hiçbir filmim olmadı, yani benim mesele ettiğim dertler, sorunlar, halkımızın da mesele ettiği dertle ve sorunlardır, ben halkımla birlikte büyüyorum.
Buradan boğaza, botlara yüzlerce insanı doldurup götürüyorlar, çoğu boğuluyor, çoğu istediği hedefe ulaşamıyor, aç kalıyorlar, yoksul kalıyorlar, hasta oluyorlar... Bunların hepsi acı fakat bu acıların da geçeceğine inanıyorum. Ben umutlu bir insanım, umudum bitmeden ömrüm bitmesin yazarım insanlara.
İki yönlü yapmıyorum sanatımı, birinci çok seçiciyim. Adam gibi bir senaryo gelsin, Recep İvedik gelmesin bana mesela, ben öyle bir projede yer almam. Halkın acıları dururken, gaz çıkararak komiklik yapmayı tercih etmem, milyarlar verseler yine de oynamam. Onun dışında güzel senaryo gelmiyor; bir Şekerpare, bir Tahlilli Amele, bir Hababam Güle Güle, Dolap Beygiri, Sefir Bloğu senaryosu yazılmıyor, yazılsa bizde oynayacağız elbette. Son zamanlarda biçimsel komiklikler sanatın önüne geçti açıkçası, soytarılık sanatın önüne geçti. Gerçi 'Sen nesin?' diyecek olursan, bende sarayın dalkavuğu değilim, halkın soytarısıyım. Bunu kabul ediyor... Ve soytarılık yapmaya da devam edeceğim ama ciddi soytarılıklar, acıklı güldürü.
Tiyatro yapmayı düşünüyorum, tek kişilik gösteride yapmayı düşünüyorum, bir organizatör arıyorum bana, çünkü benim politik yapımdan dolayı halkın bir kısmı tepkili, bir kısmı seviyor, bir kısmı sevmiyor. Ben sevmeyenlere de saygı duyuyorum, ben de onları sevmiyorum.
Okuru, yazarı yalnız bırakmasınlar gelsinler okusunlar çünkü ben şunu gördüm yetmiş küsür yıllık yaşamım da dünü yaşadık ve öğrendik, bugünü yaşıyoruz ve öğreniyoruz, yarını da yaşarsak öğreneceğiz, ya dünden önceki günü ya da yarından sonraki günü, aklı kalıbından büyük insanların yazdıklarını okuyarak öğreneceğiz, okumaya devam etsinler okuyan insandan kimseye zarar gelmez, yazan insandan asla zaten. Hepsinin ömürleri bitmeden umutları bitmesin efendim."
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2020.03.13 17:21