Akil İnsanlar arasında olan Hülya Koçyiğit, seçildikten sonra hiçbir şeyin değişmediğini dile getirdi.
Bir dönem Anavatan Partisi'nden milletvekili adayı olan Hülya Koçyiğit, şimdi Akil İnsanlar arasında... Ünlü oyuncu, barışa ve toplumun bütünlüğüne inancının tam olduğunu ve kendilerinin o gruba rastgele seçilmediklerini söylüyor.
Akil İnsanlar'a dâhil olduğunuzda farklı tepkiler aldınız. Peki, aileniz ve eşiniz Selim (Soydan) Bey ne dedi bu duruma?
- Eşim, gözümün içine baktı ve bir soru işareti aradı. Beni kararsız görseydi, işte o zaman "yapma" derdi. Ama kararlı gördüğü için heyecanla takip ediyor beni. Kız kardeşlerimde, büyük torunumda ve kız arkadaşlarımda ise bir ürperti oldu.
"Nereden çıktı bu şimdi? Sen hükümet sözcülüğü mü yapacaksın? 50 yıllık kariyerinde politik bir görev almadın, şimdi neden böyle bir şey yaptın?" dediler. Şaşırdılar.
Siz bu işi hükümet sözcülüğü olarak görmüyor musunuz?
- Hayır. Ben bir hükümet görevlisi de değilim, herhangi bir partinin sözcüsü de... Ben kimseye herhangi bir şeyi empoze etmeyeceğim.
Sizin Akil İnsanlar kadrosunda yer almak istemenizin nedeni nedir?
- Son dönemde kaybolmaya yüz tutan sağduyu ve kardeşlik duygularını tekrar hatırlatabilirim diye düşünüyorum. Artık kalkınan bir Türkiye istiyoruz. Bunun yanı sıra bir sürü özlemlerimiz var. Bunlara ulaşabilmek için daha açık, daha demokrat bir topluma ihtiyacımız var.
Nedir bu özlemler?
- Fikirlerimizi özgürce ifade etme, fikrimizden dolayı yargılanmama, kadın erkek eşitliği gibi özlemlerimiz var. Bütün bunların olabilmesi için önce terörün bitmesi gerekiyor.
AKİL İNSAN SEÇİLMEDEN ÖNCE NEYSEM, YİNE OYUM
İmralı görüşmeleri hakkındaki fikrinizi merak ediyorum. Yapılan açıklamalar sizi tatmin ediyor mu?
- PKK'ya, teröriste bir taviz, bir pazarlık durumu, bizim bilmediğimiz anlamda bir anlaşma olmadığı açıklandı. Herkese ne kadar yeterli geliyorsa bana da o kadar yeterli geliyor. Herkesin kafasındaki sorular, benim de sorularım aslında.
Sizin kafanızda nasıl sorular var?
- "Türk halkının bilmediği bir pazarlık mı var? Bazı tavizler mi verildi de durup dururken 30 sene boyunca çözülmemiş bir şey bugün çözülüyor?" Ama Başbakan'ın açıklamaları var, "Teröre taviz verilmez, herhangi bir pazarlık yapılmaz" diyor. Miadını doldurmuş bir çatışmanın sonlanması gerektiği belirtiyor.
Sizden bu süreçte ne yapmanız istendi?
- "Üstlendiğimiz görev hakkında halk ne düşünüyor? Barış ve çözüm süreci denince nasıl bir çözüm bekleniyor? Bunları lütfen tespit edin, raporlaştırın ve bize ulaştırın" deniyor.
"Ülkenin bütünlüğüne inanıyorum" diyorsunuz ama bazı iddialar var ortaya atılan... Bunlardan biri de Özerk bir Kürdistan istendiği yönünde...
- Bu ülkede sadece Kürtler yok, çok çeşitli etnik gruplar var. Bunlar bizi güçlendiriyor. Böyle bir gücümüz olmasaydı belki Kurtuluş Savaşı'nı bile kazanamazdık. O kenetlenme bizi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yaptı.
Alevilerin sorunları var, bu ülkede özgür ibadet edemediklerini söylüyorlar. Çerkeslerin, Abazaların kendilerini ifade etmekte sorunları olduğu söyleniyor. Yani sadece Kürtlerin sorunu yok. Haksızlığın Kürt, Çerkes, Arnavut diye bir ayrımı olamaz. Sonuçta bu, vatandaşa yapılan haksızlıktır.
TERÖRİSTE HİÇ PRİM VERMEMİŞ KÜRTLER VAR
Kendime sorduğum bir şey var; acaba ben Kürt olsaydım, bu süreç hakkında ne düşünürdüm. Ya da tüm Kürtleri PKK'lı olarak görenler olması bana neler hissettirirdi... Sizin de böyle düşünceleriniz oluyor mu?
- Doğru, terörist ile Kürt vatandaş çok birbirine karıştırıldı. Son 30 senede teröriste hiç prim vermemiş Kürtler var bu ülkede, esas onlar çoğunluk... Şu bir gerçek ki aslında muhalefet edenler de bu barışın bir an evvel sağlanmasını istiyor. Herkes huzur istiyor. Bir 30 yıl daha böyle devam etmemeli.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Magazin, 2013.04.24 08:44