Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı Konya'da Ticaret Odası'nda Para Politikaları konulu sunum yaptı.
Sunumda Başçı'nın faiz indirimine yönelik mesajlar dikkatle takip edilecek. Dolar IŞİD'in Musul'a girip Türk Konsolosluk görevililerini rehin almasının ardından 2.08 TL'lerden bugün 2.14 TL'ye kadar çıktı. Bu konjönktürde Başçı'nın vereceği mesajlar da önemli olacak.
İşte Başçı'nın konuşmasından satır başları...
Türkiye yüzde 4 büyürse gerçekten başarı elde etmiş olur diyebiliriz.. İhracatın büyümeyi ve dengelenmeyi desteklediği gözlenmleniyor. Yeni ihracat talwebi özellikle AB ülkelerinden gelmektedir. İhracat büyümeye olumlu katkı yapmaya devam edecek.
Türkiye'de tasarruf oranları düşük. Tasarruf oranının düşük olması cari açığın yüksek olmasına sebep oluyor.
Döviz kuru gelişmeleri enflasyon artışında önemli bir rol oynamıştır.
Finansal eğitim yoluyla aşırı borçlanmanın önüne geçilmesi iyasa faiz oranının düşmesine yol açabilecektir.
İlk tartışmamız gereken şey "değirmenin suyu nereden gelecek" sorusu. Bunu tartıştıktan sonra para politikasının nasıl olması gerektiğine karar verebiliriz.
Aşırı tüketim yapan ülkelerden büyüme oranları düşük.
Buradan çıkaracağımız ders mümkünse tüketerek değil üreterek büyüyelim. Yakın zamanda üretimle büyümeyi başardık. Bankaların üretime yönelik kredi vermesi ama tüketime yönelik kredilerde dikkatli davranması iyi bir kombinasyon.
Bankaların rasyoları iyi, riskleri iyi yönetiyorlar Ama bankacılık sektörünün açtığı krediler toplam 100 liralık mevduatın 50 lirasını kredi veriyorsa geri kalanını devlete borç veriyordu. Ne zaman ki devlet kamu bütçe disiplinini sağladı bankacılık100 liralık mevduatın 100'ünü kredi olarak sağlayabildi. Mali disiplin yardımcı oldu. 2011'den sonra ilk kez bu oran yüzde 100'ün üstüne çıkmaya başladı. Yani 100 liralık mervduata 135 liralık krediye kadar çıktılar. Bankalar yurtdışından borçlandılar bunu yurtiçinde kredi olarak veriyorlar. SWAP anlaşmalarıyla kur risklerini yabancı aktörlere transfer ettiler. Bu yürüyebilir ancak zaman zaman istenmeyen oynaklıklar olabilir. Bu yüzden kesin çözüm aşırı tüketimi kademeli olarak aşağı çekmemiz.
Kamuda mali disiplin çok önemli. Almanya'da bununla ilgili Anayasa maddesi var. Bu sayede özel sektöre daha geniş kaynak aktarımı mümkün olup faizler aşağı çekilebiliyor.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Ekonomi, 2014.06.16 10:54