TR Düşünce Kulübü konuğu olarak Bursa'ya gelen Emekli Amiral Cihat Yaycı ve AK Parti MKYK Üyesi Metin Külünk, Türkiye ile Yunanistan arasındaki gerginliği, Mavi Vatan projesinin son durumunu ve Türkiye'nin üzerine oynanan oyunları değerlendirirken Yaycı, NATO üyeliğinin Türkiye'yi ABD ve Rusya'ya karşı koruduğunun altını çizdi.
ERCAN ÇALIŞIR / BURSADA BUGÜN
Metin Külünk ve Cihat Yaycı Bursa'da Türkiye'nin maruz kaldığı askeri ve siyasi sorunları dile getirirken Mavi Vatan'a özellikle dikkat çekti.
Yunanistan'ın Türkiye'ye karşı farklı plan içinde olduğunu belirten Emekli Amiral Cihat Yaycı, "Yunanlı amiral 'köprüyü uçururuz' demiş. Sonrası ne olur? Öyle bir intikam alırız ki ne olduğunu anlayamazlar. Türkiye'ye karşı farklı bir plan içindeler. Türkiye, Yunanistan'a göre bir star. Bize göre yunanlar alt lig takımı. Yunanistan 500 sözleşmeli er alım ilanı yayınlarken 300 kişi alabildi. Bizde ise 50 bin alım ilanı yayınlarken 5 milyon müracaat oluyor. Yine Yunanistan zorunlu askerliği 9 aydan 12 aya çıkardı. Çünkü profesyonelleşemiyorlar. Biz zorunlu askerliği 6 aya indirdik. Ve bizde şehitlik makamı gibi bir makam var. 'Vatan sağolsun' deriz. Yunanlar'da 5 asker ölsün bakın nasıl hesap soruyorlar. Ege'ye ben Adalar Denizi diyorum. Adaları fazla olduğu için yunanların gözetleme ve istihbari üstünlüğü var diyebiliriz. Fakat bizim dibimizde de adaları var. Elimizi uzatsak harp zamanında rahatlıkla alabiliriz. Hatta asker çıkarmaya bile gerek kalmadan etrafını kuşatsak, ikmallerini kessek 1 hafta sonra isyan çıkar ve teslim olurlar. Yunanlar tembeldir. Bizim gibi savaşan bir millet değiller çünkü biz her yerde savaşıyoruz ve tecrübeliyiz. Savunma sanayinde herşeyi kendimiz üretiyoruz. Coğrafi olarakta onlardan üstünüz" dedi.
TÜRKLERE SOYKIRIM UYGULADILAR
Amiral Yaycı, "1820'de Yunanistan'ı kuran Fransa, İngiltere ve Rusya'dır. Mora Yarımadası'nda Türkleri katledenler de onlardır. Soykırım uygulamışlardır. Yunan çeteler çocuk, kadın, yaşlı demeden Türkleri katlettiler. Bunlar tek başlarına bir şey yapamazlar" diye konuştu.
"YUNANLAR DENİZ ALANINI 1 MİL ARTTIRSA YÜZDE 13 VATAN SUYU KAYBIMIZ OLUR"
Yaycı, "ABD Yunanistan'a askeri yığınak yaptı. Bunu aslında Rusya'ya karşı Ukrayna'da bulunduracağını söylüyordu. Çoktan Ukrayna'ya ulaşması gerekiyordu. Şu an Bulgaristan'dan Yunanistan'a çok sayıda hibe askeri silah ve mühimmat geçişi olduğu haberini aldık. Batı sınırının Türkiye değil Yunanistan olduğu anlayışı içindeler. Bizim başımıza çok büyük sıkıntı açabilirler. Kara sularından atmaya çalışabilirler. Deniz alanını 1 mil arttırsa yüzde 13 vatan suyu kaybımız olur" ifadelerini kullandı.
"2001'DEN BERİ HİÇBİR GAYRİ MESKUN ADA MESKUN HALE GETİRİLMEDİ"
Cihat Yaycı, "Ege'de 152 Ada ve Kayacık var. 2001 yılından itibaren hiçbir gayri meskun ada meskun hale getirilmedi. Yani 12 ada yunanlara verildi diye çıkan haberler doğru değil. Daha önce karakol yaptıkları adaya klise yapmaları adayı ele geçirdikleri anlamına gelmiyor. Hiç kimse yapamaz ama yine de söyleyelim; 'Hiçbir adadan Türk bayrağı indirilip yerine Yunan bayrağı çekilmedi. Adamız işgal edildi diyenlere Türk bayrağı asılımıydı?' diye sormak gerekiyor. 1997 yılında 152 ada, adacık, kayalıkları listeledik. TSK türk bayrağını kesinlikle bir yerde indirtmez böyle bir olay da kayda geçmemiştir" şeklinde konuştu.
"BIÇAK ÇEKEN SALDIRGANA EŞİNİ TESLİM ETMEYE BENZER"
Emekli Amiral Yaycı şöyle devam etti; "Yunanlar ada sayısını arttırmak isterse Türkiye kabul etmezse kesinlikle karşılık vermek gerekiyor. Sineye çekmek demek olayın vahametini anlamanız için söylüyorum, 'bıçak çeken saldırgana eşini teslim etmeye benzer'. Yani birisi bir karış toprağımızı verelim, savaşmayalım derse yarın eşinide verir. Yunanlar Fransa ile çok değişik bir anlaşma yaptı. 'Sana saldıran bana saldırmış sayarım' anlaşması. Yunanlarda NATO üyesidir. Bizde NATO üyesiyiz. Fransa'ya böyle bir anlaşmayı ne için yaparsın? Zaten NATO bunu vadediyor."
"NATO ÜYELİĞİ TÜRKİYE'Yİ ABD VE RUSYA'YA KARŞI KORUYOR"
Yunanistan'ın Fransa'yla yaptığı anlaşmaya atıfta bulunan Yaycı, "Muhtemelen savaş durumunda bu anlaşmaya uyarak Yunanistan'ı haklı görüp Türkiye'yi dışlamaya çalışacaklar. 'Türkiye saldırgan, ittifakın ruhunu ve dokusunu bozuyor' diyecekler. İlk olarak Türkiye'ye karşı Yunanistan'ı destekleyecekler. 2'nci olarak ise Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni NATO'ya alacaklar. PKK, PYD gibi terör örgütlerine 'müdahale edene bizde ederiz' diyecekler. 15 Temmuz'da darbeler yoluyla müdahale etmek isteyenler bunlardır. NATO üyeliği Türkiye'yi ABD'ye ve Rusya'ya karşı koruyor. ABD ve Avrupa'nın NATO ruhuna aykırı hareket ettiğimizi söylemesi, Suriye'de PKK ve PYD'ye karşı müdahaleleri, Rusya- Ukrayna savaşındaki tarafsız tutumu ki doğru olan tutum buydu, bu ülkeleri oldukça rahatsız ediyor" diye belirtti.
"TÜRK ASKERİ PAKTININ KURULMASI LAZIM "
Amiral Yaycı Türk birliği ve Türk askeri paktının kurulması gerektiğini belirterek şu şekilde devam etti; " Türk İşbirliği Teşkilatının askeri kanadının kurulması lazım. Bu askeri birlik kurulmuş olsaydı Kazakistan'da Rusya'nın başını çektiği Kollektif Güvenlik Anlaşması müdahil olamazdı. Rusya'nın baskısı altında olan Türk devletleri var. ABD'de bunlara karışıyor. Rusya, Çin gibi ülkelerle pakt yapmak hata olur. Kimseye güvenmeyeceksiniz. Menfaat kimle ortak olmayı gerektiriyorsa onunla ortak olacaksınız. Türkiyeli olacaksınız. Bazı yerde Atlantik bazı yerde Avrasya bazı yerde Çin ile bazı yerde Rusya ile işbirliği yapacaksınız. Son olarak bizim verecek bir karış toprağımız ne de bir damla vatan suyumuz vardır."
Dünyada soğuk savaş döneminin yerini hiper savaşlar, çatışma ve kaos döneminin aldığını belirten Külünk, "Artık hiçbir ülke hele ki Türkiye gibi kadim bir devlet geleneğinin devamı olan, kadim devlet aklına sahip olan bir devletin artık sözünün yerel olması mümkün değildir. Türkiye evrensel söz söylemek zorundadır çünkü dünyada soğuk savaş dönemindeki dar alan çatışmalarının yerini hiper çatışma alanına bıraktı. Dolayısıyla hiper çatışma ve kaos ortamında söylenecek her sözün de hiper olması zorunludur. İnsanlık artık eş zamanlı dijital kavim göçü yaşıyor. Dünyanın her yerinde etkileşim içinde var olmak zorundayız" dedi.
Yunanistan'ın Türkiye'ye karşı kışkırtıcı politikasına da değinen Külünk, batı tarafından şımartılan Yunanistan'ın ikinci bir Ukrayna ve Miçotakis'in de ikinci bir Zelenski olma hevesinden vazgeçmeleri çağrısında bulunarak şunları söyledi:
"Biz hep Ege'de 12 adayı konuşuyoruz ama adı konmamış 152 ada var. İtalyanlar üzerinden Yunanistan'a devredilen adaların silahlardan arındırılmış adalar olması gerekirken ısrarla silahlandırması, ABD'nin üst kurması, yalnız Dedeağaç değil Girit üzerinden de ciddi hamleler yapılıyor. Kara parçası olarak ifade edilen vatan toprağı da uydudan başlayan siber alemde devam eden dijitalde varlığını hissettiren ve denizlerin hiç olmadığı kadar stratejik açıdan öne çıktığı dönemde denizler devleti olarak anılmak, yani bizim için ana vatan, mavi vatan, dijital vatan, siber vatan, uydu vatanı konuşmayı, inşa etmeyi zorunlu kılan bir süreçteyiz. Mavi vatan 1 milyon 261 bin kilometrekarelik vatan parçası demektir. Türkiye'nin yüzölçümünü verirken artık 784 bin kilometrekarelik değil 1 milyon 261 bin kilometrekare olarak okunmalı. Eğer denizlerdeki vatan kavramının ve deniz devleti olduğumuzu önemsemez, bunu hissettirmezsek, Anadolu topraklarında bizi bütün bırakmazlar! Eğer denizler devleti olduğumuzu kabul edip denizler üzerindeki egemenlik haklarımızı sonuna kadar sahiplenme noktasında serhat boyu kavramımızı eğer 1 milyon 261 bin kilometre karelik deniz boylarından tanımlamazsak, eksik bırakırız."
İklim değişikliği ironisi arkasında bütün insanlığı kıtlıkla ve açlıkla tehdit eden şeytani bir aklın saldırıları açık hale getirdiği bir süreci yaşadığımızı vurgulayan Külünk, "Geçen hafta buğday tarlalarımız yakıldı. Hollanda'da da yakıldı, aynı aklın operasyonudur. Tekirdağ'daki arı kovanlarına yapılan saldırı gibi... Dikkatli ve uyanık olmak zorundayız. Marmaris'te ve Kuzey Kıbrıs'ta başlayan orman yangınları hiçbiri birbirinden bağımsız değil hepsi aynı merkezin operasyonları ve doğrudan bütünsel insanlığa yönelik tehdittir" şeklinde konuştu.
2023 yılının Türkiye'nin bin yıllık devlet tarihinden ve cumhuriyetin kuruluşundan sonraki gelecek bin yılını belirleyecek en kritik tarihi kavşak noktası olacağını savunan Külünk, ülkemiz üzerine oynanan siyasi oyunların denizlerimizdeki enerji kaynaklarına ulaşmayı engellemek amacıyla yapıldığını ileri sürdü.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2022.06.24 16:38