Diderot Etkisini hiç duydunuz mu? Diderot Etkisi nedir? SGK Denetmeni ve GSS Genel Müdür Danışmanı Burcu Çağrı Çakır, Diderot Etkisini, tarihsel sürecini ve bu alandaki çalışmalarını anlattı.
GÜLİN ÖZDEMİR / BURSADA BUGÜN
Satın aldığımız her yeni şeyin bizi başka yeni şeyler almaya teşvik ettiğini anlatmak için kullanılan ve günümüzde de etkisini sürdüren Diderot Etkisi (Tüketim Çılgınlığının Psikolojisi) nasıl ortaya çıktı? İhtiyacımız olmayan şeyleri neden alırız? Bizi daha fazla almaya iten etken neydi? Aydınlanma Çağı düşünürlerinden Fransız Yazar ve Filozof Denis Diderot'un hikâyesinde saklı olan cevabı; Yüksek Lisans Tezini, Diderot Bütünlük Teorisi ile kendini gerçekleştirme arasındaki ilişkinin satın alma niyeti üzerindeki etkisi üzerine Başkent Üniversitesi'nde yapan SGK Denetmeni ve GSS Genel Müdür Danışmanı Burcu Çağrı Çakır Bursada Bugün'e anlattı.
Diderot Etkisi nedir? Diderot ismi nereden gelmektedir?
Diderot Etkisini kavramsal olarak anlatmadan önce, bu kavramın tarihsel süreçte nasıl ortaya çıktığından bahsetmek isterim. Kavrama ilham veren davranış, ilk olarak Fransız aydınlanmacı filozoflardan Dennis Diderot'un 1769 yılında 'Eski Robdöşambrımdan (sabahlık) Ayrılmanın Pişmanlıkları' adında bir makale yazmasıyla başlamaktadır. Makale 'why?' (niçin) kelimesi ile başlayarak içsel bir ekonomik sorgulamayı gözler önüne sermektedir. Ünlü filozof toplumda daha iyi bir yer edinmek ve daha çok saygı görmek için kendisine çok pahalı ve zor bulunur kumaştan bir Robdöşambrım (sabahlık) alır. Hikâye de böyle başlar. Diderot, bu yeni kırmızı robdöşambrını (sabahlığını) giydikten sonra kendini daha güçlü, değerli ve daha tamamlanmış hissetmektedir. Yeni sabahlık çok çalışan, devamlı yazan ve üreten, çoğu zaman maddi sıkıntılar içinde kalan filozofa yeni bir duygu tattırmıştır. Kimse bir şey demese, toplum içinde görülmese bile Diderot, bu kırmızı sabahlığa sahip olmaktan dolayı kendini daha güçlü ve tatmin olmuş hissetmektedir. Rengi, parlaklığı, sateni ve lüks oluşu Diderot'a kendini tamamlama fırsatı vermektedir. Bu hoş duygu ile daha çok yazmak, üretmek isteyerek çalışma masasına oturduğunda yeni sabahlığının kırışmaması, için özen göstermekten bir türlü çalışmaya başlayamaz. Filozof yeni sabahlığını olası her riskten korumak ister. Zamanla yıllardır yazılarını yazdığı çalışma masasının ve tahtalarının çok eskimiş olduğunu fark eder. Bu kadar güzel ve şık sabahlığı ile bu eski masaya otururken hem kendi içinde rahatsız olur hem de artık çalışma masasını sabahlığına yakıştıramamaktadır. Sağlam ve gayet kullanışlı olan çalışma masası eskiyen ve modası geçmiş olarak gözüne batmaya başlamıştır. Çünkü Diderot'un beynindeki 'bütünlük' ve 'uyum' bozulmuştur. Nihayetinde Diderot, daha güzel yazılar yazmak için masanın da sabahlığı gibi şık, yeni ve zarif olması gerektiğine karar verir. Çünkü masa, filozofu yansıtmamakta, onun konsantresini bozmaktadır. Sabahlığa uygun yeni bir masa satın aldıktan sonra filozof çok daha mutlu olur ve kendini iyice tamamlanmış hisseder. Kısa bir süre sonra şık sabahlık ve masaya uygun olmayan kitaplığı yazmasına engel olur. Yıllardır köşede duran büyük kitaplık eski masanın takımıdır. Şimdi ise yeni masa ve sabahlığa hiç uymamakta ve kendisini son derece rahatsız etmektedir. Kitaplık, Diderot'u üretmekten alıkoymaktadır. Zamanla Diderot kendisini rahatsız eden tek şeyin kitaplık olmadığını fark eder. Masa, kitaplık, halı, koltuk takımı vb. odadaki her şeyi sırasıyla değiştirmesi gerektiği anlar. Ona göre daha iyi yazması, daha iyi düşünmesi ve kendini gerçekleştirebilmesi için tüm bu değişimler yapılmak zorundadır. Böylelikle filozofun evinin ve karakterinin genel havası bozulur, eskiden sahip olduğu her şey onu rahatsız etmeye başlar. Diderot, sabahlığına ve basamak basamak her yeni aldığı mobilyaya uymayan her şeye karşı rahatsızlık duymaya başlamıştır. Çünkü bu eski eşyaları zihnindeki 'bütünlük duygusunu' bozmaktadır ve beynindeki bu 'uygunsuzluk' ve 'tamamlanamamışlık' filozofu içten içe kemirmektedir.
"Eski sabahlığımı neden saklamadım ki sanki? Onun içinde rahattım. Eskiydi ama benim onu kullanmamdan dolayı eskimişti. Basitti ama birlikte yıllarımız geçmişti. Bir kitap tozla kaplıysa, cep/eteklerinden birini onu silmek için kullanırdım. Kalemle yazmak için mürekkebi açamadığımda onu kullanabilirdim. Yeni sabahlığım sert ve güzel dokulu ama beni huysuz gösteriyor. Ancak artık boşuna zengin bir mal havasına sahibim. Kim olduğumu kimse bilmiyor. Eskiydi ama onu sakınmadan sevgiyle giyiyordum."
Diderot, evinde sahip olduğu her şeyi tamamen değiştirmesi sonucunda hiç parası kalmayıp borçlu hale geldiği zaman bile içinde hala daha fazla eşya satın alma arzusu taşımaktadır. Ünlü filozof zaman geçtikçe içinde bulunduğu ve nöropatik ağrıya dönüşen düşünce halinin rahatsız edici etkisini fark ederek yakınır ve bu yakınmasını orijinal ismi 'Regrets on Parting with My Old Dressing Gown' makalesinde bir cümle özetler; "Eski robdöşambrımın (sabahlığımın) mutlak efendisiyken yenisinin kölesi oldum." Diderot, toplumu aydınlatmak için makalesinde uyarılara yer vermektedir.
"Ağlamıyorum, iç çekmiyorum ama her an şunu söylüyorum; 'Sıradan malzemeyi kırmızıya boyayarak fiyatlandırma iktisadını icat eden kişi lanetli olsun. Saygı duyduğum değerli giysi lanetli. Eskim, alçak gönüllülüğüm, rahat sıradan giysilerim nerede?'"
Kendi el yazmasında Diderot, kendi düşüncesiz davranışını eleştirmekte ve okurlara uyarılarda bulunur; "Arkadaşlarım, eski dostlarınızı (eşyalarınızı, düşüncelerinizi) koruyun. Arkadaşlarım, servetin ve makamın dokunuşundan korkun. Örneğimin size bir ders vermesine izin verin. Yoksulluğun üretim özgürlükleri vardır. Lüksün engelleri vardır. Lüksün ve makamın bende yarattığı tahribata, sürekli artan lüksün sonuçlarına bir bakın. Şimdi bütünlüğüm bozuldu. Uyum, birlik ve güzellik yok oldu!" (Diderot, D. (1769), "Regrets for My Old Dressing Gown, or a Warning to Those Who Have More Taste Than Fortune", Oeuvres Complètes, 4, Paris, Garnier Fréres, 1875.)
'Diderot Etkisi' ve 'Diderot Bütünlüğü' terimleri ise bu makaleden yaklaşık 200 yıl sonra ilk kez 1988 yılında Antropolog Grant McCracken tarafından kendi çalışmasında kullanılmıştır. McCracken, tüketim kararlarının tüketicilerin psikolojisini ve davranışlarını nasıl şekillendirdiğini tanımlamak için kullanmıştır. McCraken'den sonra bu konuda dünya literatüründeki tek çalışma bana aittir. Yalnız Ben Diderot Etkisini sadece tüketici davranışları ile sınırlı incelemedim. Benim teorilerimde ileri tüketim artık ihtiyaçları gidermeye yönelik bir eylem olmaktan çıkarak 'göstergelere müdahale etme' etkinliği anlamını taşımaktadır. Kendini gerçekleştirmek için tüketimi tercih eden insanlar ve bunun kabul gördüğü toplumsal yapı sayesinde Maslow'un ihtiyaç hiyerarşisi tam tersine döndürülmüştür. Klasik iktisadın aksine benim ileri sürdüğüm tüketim kavramı sadece iktisadi bir kavram olmayıp kültürel, sosyolojik, psikolojik, politik ve hatta yazılım mühendisliğine ait bir olgudur.
Tez çalışmanızda bu konuya yer vermenizin sebebi nedir?
Ben, 2015 yılında başlayan İşveç Uppsala Üniversitesi, Hollanda Maastricht Üniversitesi ve Almanya Chemnitz Üniversitesi ile 'Akılcı Antibiyotik Kullanımı' ve 'Sağlıklı Yaş Almada Demans Riski Analizi' projelerini yürütürken Diderot Bütünlük /Uyum etkisini kullanmıştım. İş süreçlerinde proje organizasyonu ile yönetimde ve verilen analizinde Diderot Etkisini ilk kez bu AB projelerinde kullandım. Diderot Etkisini kullandıkça ilgimi daha çok çekmeye başladı. Ben de bu etkiyi geliştirmek ve disiplinler arası ölçek analizler için yeniden dizayn etmeye çalıştım. Bu çalışmalarım sonucunda Türkiye'de 2019 yılında bu konuda yüksek lisans yaptım. İlk etapta Prof. Dr. Zeliha Eser Hocanın katkıları ile Diderot Etkisini tüketici davranışı ile disiplinler arasında hipotez oluşturmayı başardım. Daha sonra Diderot Etkisini makro analiz kalkınma modelleri içinde kullanarak uluslararası akademik literatürde ileri sürdüğüm kalkınma tezi ve hipotezlerim oldu. Bu tezlerimden bir tanesi şu anda yurt dışı alanda Nobel İktisat aday adayı olarak kabul görmekte ve desteklenmektedir. Buna ek olarak çalışmalarımı daha ileri bir boyuta taşıyarak Diderot Etkisini AI & ML tabanlı yapay zekâ yazılımlarına entegre etmeye yönelik çalışmalar yaptım. Yazılım odaklı çalışmalar da gayet başarılı sonuçlar verdi.
Siz Diderot Etkisine ne kattınız? Sizin Diderot Etkisini kullanma alanlarınız nelerdir?
Diderot Etkisi benim için çok özel ve anlamlıdır. Bu etki üzerine yaptığım kalkınma ve tüketim modelleri sonucunda oluşturmaya çalıştığım doktrin ve yazdığım hipotezlerle Nobel İktisat Ödülü aday adaylığım söz konusudur. Bu nedenle de Diderot Etkisinin ve bu etki ile yapılan çalışma ve röportajların yeri bende ayrıdır. Benim akademik ve bağımsız çalışmalarıma kadar Diderot Etkisi sadece insanın tüketici bilinçaltını ve buna bağlı davranışı irdeleyen ve açıklayan bir misyona sahipti. Bu nedenle de sadece iktisat ve pazarlama ana bilim dalı ile ele alınıp değerlendirilmekteydi. Tezimde ilk etapta Zeigarnik Etkisi ve Psikolog Max Wertheimer tarafından 1910 yılında araştırmalarında kullanılmak üzere geliştirilen Gestalt Algı Teorisini geliştirerek kullandım. Bunun yanında Maslow'un kendini gerçekleştirme boyutunu Diderot Etkisi içine yedirmeye ve iki terim arasında anlamsal bir bağlantı oluşturmaya çalıştım. Tüm bu kuramsal çalışmalar ve analizler sonucunda, kendini gerçekleştirme düzeyleri farklı bireylerin Ceteris Paribus değişkeni altında verdiği bir kararın makro iktisadi olarak kalkınma ekonomisinde ve hatta siyasal ve bilim alandaki gelişmişliğe etkilerini incelemekteyim. Bu araştırmalarımda ise kendim iktisâdi ölçekler geliştirdim. Bu noktada akademik olarak 'lüks mal' kavramını yeniden tanımladım. Lüks malı klasik iktisatçılar sadece parasal satın alma gücüne indirgeyerek IS-LM analizleri değerlendirmektedir. Ancak Diderot Etkisi analizi altında incelediğim ve yeniden tanımladığım 'lüks' terimi sadece somut ve parasal bir kavram değildir. Sahip olduğunuz benlik ve tüm fiziki, maddi ve akademik bilgimizi dış bir etken tarafından bir anda ileriye taşıyan ve sizi olduğunuzdan daha değerli hissettiren her türlü kavram lükstür. Örneğin siz kendi bilgi ve beceriniz yerine bir referans ile bir makama geliyorsanız o referansınız sizin lüksünüzdür ve sizin için Diderot'un kırmızı sabahlığıdır. Ya da siz gücünüzü ve değerinizi toplumdaki statünüzden, sahip olduğunuz ev, araba, çocuk, evlilik, soyadı, menkul/gayrimenkul hesaplar veya makamdan alıyor ve bu sayede kendinizi daha değerli hissediyorsanız sizin için bu lükstür.
Çalışmalarımda 'lüks' kavramının bir ülkede siyasi, ekonomik ve bilimsel ilerleme konusunda karar verici bireylerde ne kadar olduğunu analiz eden bir ölçek çalışması yaparak 'Diderot Etkisinin (Her bir tücetici/toplum için) makro ekonomiye direkt ve indirekt maliyeliyet yükü ölçeği' kavramını geliştirdim. Bu incelemelerim sonucunda uluslararası alanda deklare ettiğim, kendime ait teori ve çıkarımlar bulunmaktadır. İktisadi çıkarımlarım ve yazdığım kalkınma teorilerim sayesinde de günümüzde birçok üniversite tarafından Nobel aday adaylığım gündemdedir. Ancak kurguladığım hipotezlerin bazı veri analiz sonuçlarının 1-1,5 yıl sonra çıkacağını düşünürsek Nobel ödülü için önümde daha uzun bir süreç var diyebiliriz.
Bunun yanında tüketim kavramının özünde yok etme yanında dönüştürmeye yönelik derin bir anlam daha bulunmaktadır. Tüketim çoğunlukla yönlendirilebilen bir eylemdir ve üretime bağımlı olmaktadır. Burada bağımsız olan üretim eylemi olmakta, tüketim hep üretime bağımlı olarak kalmaktadır. (Say Yasası'dır ve bu da benim Kore Cumhuriyetinde çalıştığım ve deklare ettiğim başka bir akademik çalışmamdır) Ben bu tanımdan yola çıkarak Diderot Etkisini bir çok stratejik seçim ve denetim yapabilen AI &ML tabanlı yapay zeka yazılım programları için alt yazılım kodu haline dönüştürdüm. Mc Cracen, Diderot Etkisini sadece "Bütüncül Düşünce" ile özdeştirmiştir. Ben bu "Bütüncül Düşünce" terimini kolektif dizilim olarak ele alan bir algoritma içinde hipotezledim. Belki biraz da çalıştığım kurumun bana kazandırdığı düşünme ve çalışma disiplini/tecrübesinden dolayı Diderot Etkisini safi ekonomik analizin dışında yapay zeka ile veri değerlendirme /denetleme yönetimi mantığı ile yeniden yapılandırdım.
Konuyu şöyle açıklamak isterim; Didreot'un bu sabahlığı satın aldığı veya hediye edildiği tartışmalı bir konudur. Buradaki 'hediye' bana göre aslında kendi rızası ve talebi olmadan bir şeye sahip olmaya vurgu yapar. Ben Kalkınma iktisadının yanında Diderot Etkisini başka bir bakış açısı ile ele alarak sabahlığına 'veri' dedim. Veri ister kendi bilgi tecrübelerinizle elde edilsin, isterse dışarıdan size servis edilsin, asıl önemli olan konu bu veriyi nasıl kullanıp işleyeceğinizdir. Verileri çalıştırmaz ve kullanmazsanız koruyamazsınız. Bu nedenle ben de Diderot Etkisini veri işleme düzeyinde kullanarak da başka bir teori oluşturdum. Tabi bu noktada veri inceleme ve veriyi geliştirmek için de insanın veriler gibi devamlı kendisini geliştirmesi lazımdır. Diderot Etkisini Syntax (Algoritma tabanlı programlamaya yönelik hipotez yazılımı) ve API (Application Programming Interface) kullanarak insan ve kurum/kuruluş bilinçaltı verilerinin dizaynı, yönetimi, denetimi ve yanlışların açığa çıkarılması yönünde akademik çalışmalar yapmaktayım. Diderot Etkisini veri analizi ve veri yönetimi içinde kullanarak Syntax ile hipotez alt yazılımı yapıp daha sonra yapay zekaya "öğrenilebilir hafıza/tecrübe" olarak entegre etmeye çalışmaktayım.
Gelecekle ilgili planlarınız ve hedefleriniz nelerdir? Gelecekteki çalışmalarınızda Diderot Etkisinin yeri var mı?
İnsanlara "5 yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz?" diye sorduğunuzda maalesef ki çoğunluğun gelecekle ilgili sadece kişisel, siyasi ve ticari hedefleri oluyor. Şu makama yükseleyim, bu arabayı satın alayım veya evi bu semte taşıyayım gibi. Sanırım gelecek konusunda benim kafam biraz daha farklı çalışıyor. Mesela ben kendimi 5 yıl sonra Metaveste görüyorum. Beklerim sizi de. Diderot Etkisi tabanlı bir yazılım ile Metaverse ortamında AI & ML tabanlı yapay zekaya sahip Bey-tül Hikme Akademisi kurmayı hedefliyorum. Çünkü ben Türk-İslam Medeniyetinin günümüz medeniyetlerinin ve gelişen biliminin temeli olduğuna, ancak başta İslam ülkeleri olmak üzeri diğer ülkelerde bunun tam anlaşılamadığına inanıyorum. Bu nedenle de Türk-İslam aydınlanmasının en önemli kalesi olan tarihi Betül-ül Hikme Akademisini Fütürist bir sanal gerçeklik alt yapısı ile insanlara sunmak istiyorum. Akademiye girdiğinizde akademi bilişsel ve kişisel olarak karakterinizi analiz ederek size en uygun eğitimi sunmaya çalışacak ve sizin lüksten ne kadar arındığınızla doğru orantılı olarak size bilimin kapılarını açacak. Yapay zekanın sizi seçme ve analiz alt yapısında, kararlarınızda ve karakterinizde ne kadar Diderot Etkisi altında kaldığınıza bakılacak ve tabii ki kendinizi gerçekleştirme oranlarınızın tahlili yapılacak. Burada insanın lüksten ne kadar arınıp bilim üretme merakını ortaya çıkaran yapay zekaya dayalı bir analiz yapma ve karar verme ölçeği olacak. Tabii buradaki 'lüks' tanımı benim kavramlaştırdığım lüks tanımıdır. Siz tüm alanlarda eğitim alma, ders görme ve kütüphaneden yararlanma şansına sahip olacaksınız ancak girdiğiniz her alan sizi ilk başta size verilen 'kendini gerçekleştirme notu'nu görecek. Sizin kendinizi gerçekleştirme kapasiteniz ve bilim üretme merakınıza göre 'yönetici yapay zeka' size bir üst notları ve dersleri önerecek. Sizin için özetleyecek ve ilgi alanlarınıza göre kolektif bilinç uyarlamasını size özel kombine edecek. Bu arada sizin varsa güncel ve potansiyel sağlık sorunlarınız ve olası tedavi yöntemleri hakkında da size rehberlik edecek.
Geçmişteki çalışma süreciniz nasıldı?
Gelecek her zaman benim beynimde 'daha çok çalışma', 'umut' ve 'heyecan' olarak kodlanmıştır. Ancak geçmiş 10 yıllık sürecimi özetleyecek olursam çok çalışma yanında acı, hayal kırıklığı, sabır vardır. Çok çalışmak maalesef her zaman takdir, desteklenme ve başarı ile sonuçlanmıyor. Bunu kabullenerek sadece kendi düşünce ve ideallerinize odaklanırsanız sıkıntılı süreçleri daha rahat atlatıyorsunuz. Ben 'herkesin kaderinin kendi çalışmasına bağlı kılındığı' ayetine (İsra Suresi 13) kalben bağlıyımdır. Bu inanç sayesinde de tüm zorlukların üstesinden çıldırmadan gelebildim sanırım. Çünkü üretmeye başladığınızda en iyi ihtimal dışlanıyorsunuz. Bu noktada benim gençlere tavsiyem çalışmaktan, üretmekten ve ülke insanı ve öz değerlerinden asla vazgeçmemeleridir. Gelecekte garip bakışlara, dışlanmalara, dedikodulara ve ötelenmeye maruz kaldıkları uzun bir zaman dilimi olacak. Şöyle bir etraflarına bakıp kendilerini sorgulayacaklar. İşte bu noktada çok güçlü ve dirayetli olsunlar. Burası tek başlarına geçmeleri gereken bir sınır. Bu sınıra bilgi ve psikolojik olarak ne kadar donanımlı girerlerse geçişleri de o kadar kolay olacak. Yine de çok fazla yara alarak geçecekler sınırı. Bu noktada neyi bildikleri kadar insanlara nasıl davrandıklarına ve insan ilişkilerine çok önem versinler. Ben insanların neyi bildiğine değil bilgisini nasıl kullandığına ve insanlara hata ve başarılanda nasıl tavır takındıklarına bakarım. Çünkü ilki her zaman öğrenilebilir bir bilgidir, diğeri değiştirilemez karakterdir.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Yaşam, 2022.04.04 10:29