MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki grup toplantısında açıklamalarda bulunuyor. Bahçeli, okul saldırılarının çok yönlü ele alınması gerektiğini, sığ ve yüzeysel değerlendirmelerle geçiştirilemeyeceğini söyledi. Bahçeli, "Evlatlarımız, geleceğimiz dijital bir kuşatma altındadır." dedi. Bahçeli, CHP'nin seçim çağrısına da yanıt verdi.
İşte Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkanlar...
Sözlerimin başında 106. seneyi devriyesini idrak edeceğimiz 23 Nisan'ın aziz hatırasını hürmetle selamlıyorum. TBMM'nin açılışı emperyalizmin istikametini bozan, sözde imparatorluklara diz çöktüren bir milletin kutlu dönüm noktasıdır. Yurdun dört bir yanı işgal edilmişken, Türk milleti mahkumiyet tehdidiyle çepeçevre sarılmışken, Ankara'da yanan meşale Anadolu'da şahlanmıştır. Milletimiz kendi mukadderatına bizzat hakim oldu.
TBMM meşruiyetini Türk milletinin bağrından almıştır. Türk milleti ise egemenlik hakkını şehit kanıyla sulanan toprağından almıştır. O iman bugün de sarsılmazdır.
23 Nisan'ı sadece bayram günü olarak anmak onun tarihini daraltır. 23 Nisan kriz karşısında dağılmadan düşünebilme iradesidir. 23 Nisan toplumsal acıyı kurucu bir siyasal akla dönüştürebilme kabiliyetidir.
Türk gençliği test ile tost arasına sıkışmış, 5 şık arasına hayallerini sığdırmak zorunda kalmış, sınavdan sınava koşup puan biriktiren, sertifika kovalarken hayatı kaçıran bir gençlik olmamalıdır.
OKUL SALDIRILARI
Okul saldırıları çok yönlü ele alınmalı. Sığ ve yüzeysel değerlendirmelerle geçiştirilemez. Yalnızca ceza hukukunun konusu değildir.
Evlatlarımız, geleceğimiz dijital bir kuşatma altındadır.
"BİZ MESELENİN KÖKÜNÜ KAZIYANLARDAN OLACAĞIZ"
Çözüm yalnızca okul kapısında bekleyecek güvenlik görevlisi değildir. Çözüm her yer konulan kameralar değildir. Mesele daha derindedir, mesele daha vahimdir. Biz meselenin kökünü kazıyanlardan olacağız. Bu mücadele günü kurtarmanın değil, geleceği inşa etmenin mücadelesidir.
Aile çocuğun ilk mektebidir, okul çocuğun ikinci evidir, devlet çocuğun en geniş himaye çatısıdır. Bu halka arasında bağ zayıflarsa çocuk yalnızlaşır. Yalnızlaşan çocuk kendini sanal kalabalıkların içinde arar. O kalabalıklar ise her zaman masum bir arkadaşlık zeminini sunmaz. Yapılması gereken onları dinlemek, anlamak, yönlendirmektir.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ
Cumhur İttifakı'nın omuzlarında yükselen Terörsüz Türkiye süreci; evlatlarımızın can emniyeti, sınırlarımızın dokunulmazlığı, iç cephemizin sağlamlığı, milli birliğimizin muhafazası ve Türkiye Cumhuriyeti'nin önündeki kanlı ve karanlık engel ile emellerin bütünüyle tasfiyesi demektir. Terörsüz Türkiye hedefi, yalnızca bugünün değil, yarınların da meselesidir. Terörün gölgesinin düştüğü bir coğrafyada kalıcı kalkınmadan, güçlü demokrasiden, huzur ve barıştan bahsetmek mümkün değildir. Cumhur İttifakı, terörden arınmış, iç ve dış kuşatmaları yarmış, ekonomik darboğazdan kurtulmuş, lider ülke Türkiye'nin sigortasıdır.
CHP'NİN SEÇİM ÇAĞRISI
Mücadelemiz devam ederken, vaziyet açıkça ortadayken, çıkıp da ara veya erken seçim teraneleriyle suları bulandırmak, milletimizin iradesine gölge düşürmeye çalışmak, sandık hesaplarıyla gündemi karıştırmak; küçük ihtirasların aklı felce uğratmasından başka bir şey değildir.
Son günlerde hiç durmadan yinelenen vakitsiz seçim çağrısı; basiretsiz muhalefetin ayak oyunlarıdır. Seçim diye tutturanlar, milletin derdiyle değil, kendi telaşlarıyla konuşmaktadır. Yersiz ve vakitsiz özgüven patlamaları yaşayıp ölçüyü kaçıranların Türkiye'nin gündemini tayin etmeye kalkması boş bir gayrettir. Seçim, siyasi cambazlıklarla, yapay kriz çığırtkanlıklarıyla öne sürülecek bir oyuncak değildir. Sandığın ne zaman konuşacağı bellidir, onun hükmü vakti geldiğinde tecelli edecektir. Ara formüllere, dolambaçlı yollara, keyfi oyunlara mahal verilmeyecektir.
Ara veya erken seçim diye tutturanlara diyeceğimiz de budur: Türkiye'nin istikbaliyle oynatmayız, istikrarı tartışmaya açmayız, ikbal hesaplarına huzurumuzu peşkeş çekmeyiz, milli iradeyi istismar siyasetine kurban etmeyiz.
Türkiye yoluna devam edecektir. Ve hiç kimse bu yürüyüşü durduramayacaktır. Çünkü bu yürüyüş, bir partinin değil; bir milletin yürüyüşüdür.
Sözlerime son verirken, Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Birinci Meclis'in bütün kahramanlarını, İstiklal Harbi'nin aziz şehitlerini, gazilerimizi ve vatan uğruna fedakârlık gösteren bütün büyüklerimizi rahmet, minnet ve hürmetle anıyorum.
Her koşulda vazifesine sadakat gösterecek fedakâr öğretmenlerimizi, Evladını daha iyi yetiştirmek için gecesini gündüzüne katan; gerekirse rahatından, rızkından, uykusundan kısan cefakâr ana ve babalarımızı hürmetle ve sevgiyle selamlıyorum. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun. Allah milletimizi birlikten, devletimizi ferasetten, çocuklarımızı huzurdan, emniyetten ve merhametten ayırmasın.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2026.04.21 11:53