DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, bugün, TBMM'de, haftalık değerlendirme toplantısında "Gazze zaten bir açık hava hapishanesiydi " ifadelerini kullandı.
DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, bugün, TBMM'de, haftalık değerlendirme toplantısı düzenlendi
Babacan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı tarafından HSK'ya yargıdaki çeteleşme ve rant çarkı için yapılan başvuruyu her fırsatta hatırlatacağım' demiştim, yine bugün hatırlatıyorum.
Fakat bugün, önümüzdeki yerel seçimleri, kötüye giden ekonomiyi veya yargı darbesini konuşmayacağım. Bugün sadece; coğrafyamızı kana bulayan, anne karnındaki bebekleri öldüren, binlerce sivil insanın hayatına, yaşamına, evine kast eden vahşeti konuşacacağım.
Gazze zaten bir açık hava hapishanesiydi.
7 Ekim'den bu yana devam eden saldırılarda can kaybı 16 bini geçmiş durumda.
Yaralanan insan sayısı 40 binin üzerinde."
Öyle bir savaş düşünün ki, ABD'de yaşayan insanlardan tam 2 milyon 400 bini öldürülmüş olsun.
Öyle bir savaş düşünün ki, tam 6 milyon Amerikan vatandaşı yaralanmış olsun.
16 bin hayatını kaybedenin ve 40 bin yaralının ABD nüfusuyla karşılaştırılması aslında ne kadar büyük bir katliam olduğunu, ne kadar büyük bir insanlık faciası olduğunu bize daha iyi anlatıyor."
Rakamlar bize ülkenin genel gidişatı ile ilgili çok şey söyler.
Fakat söz konusu insan yaşamı olduğunda, rakamlardan fazlasını konuşmak gerekiyor.
Yiyecek yemeğe, içecek suya ulaşmanın her geçen saat zorlaştığı; Artık şu saat itibarıyla hiçbir hastanesinde ameliyat yapılamadığı; Tıbbi malzemelerin ve yakıtın güç bela bulunabildiği bir bölgeye dair sadece rakamları konuşmak, orada yaşam mücadelesi veren insanları bir 'zayiata' indirgemek demektir."
Bugün, sizlere sadece Filistin'i, sadece Gazze'yi konuşmak istedim.
Daha önce de söylemiştim. 'Söz konusu Gazze'yse ses çıkarmayan, sessiz kalan herkes bu zulme, bu suça ortaktır' demiştim.
Bunun için konuşuyoruz, konuşmak zorundayız. Çünkü Gazze'dekilerin sesini kısıyorlar.
Sosyal medyada gönderileri yasaklıyorlar.
İnsanlar Gazze ile ilgili paylaşımlarından dolayı işinden oluyor.
Bunlar Avrupa'nın göbeğinde yaşananlar; Amerika'da yaşanan hadiseler.
Avrupa'da sokağa çıkan binlerce insan Gazze için ses yükseltmeye çalışsa da asli görevi insanı yaşatmak olan devletler sessiz.
Gazze'de yaşayanların ve ölenlerin rakamlardan ibaret olmadığını anlatıyorum bugün.
Dua ederken evinde öldürülen Lurin'den, futbolu seven Taha'dan; Arkadaşları tarafından bir türlü evine gönderilemeyen çalışkan doktor Mithat'tan...
Büşra'dan; Anne karnında ölen Daoud'tan...
On yaşındaki Eymen'den bahsetmek istiyorum sizlere
Bunlar ne biliyor musunuz?
İlk 20 günde, 7 Ekim ile 26 Ekim arasında ölenlerin isimlerinin listesi.
165 sayfa, 6767 kişi. Her bir satır, her bir isim, bir hayat. Bu liste yayınlandıktan sonra hayatını kaybedenlerin sayısı bunun iki misli."
İsrail Hükûmeti ve ordusunun insanlık suçları ve savaş suçları daha da kabarmaktadır.
Bu suçların failleri er ya da geç yargı önünde hesap verecekler.
"Buradan İsrail halkına ve tüm dünyadaki Yahudilere seslenmek istiyorum: Bebek katili Netanyahu ve eli kanlı savaş kabinesi, tüm Yahudileri asırlarca sürecek bir utanca maruz bırakmaktadır.
Yahudi toplumları itirazlarını daha güçlü biçimde ortaya koymalı ve bu canilere artık dur demelidir."
Buradan Amerikan yönetimine ve pek çok Avrupa ülkesinin hükûmetlerine seslenmek istiyorum: Dertleri İsrail'in güvenliği ise; zulüm bitmeden, işgal bitmeden, taciz bitmeden güvenlik sağlanmaz, sağlanamaz.
Hükûmet diplomatik adımların yanı sıra, İsrail'e yönelik ekonomik yaptırımları da devreye sokmalıdır.
Ateşe su taşıyan karınca misali, küçük büyük demeden yardımlarını Gazze'ye ulaştırmaya çalışan, iyilikte yarışanlardan olan vatandaşlarımıza selam göndermek istiyorum.
Önce biz barış için birlik olacağız.
Önce biz barış için birlik olacağız ki; Filistin kazansın; Gazze kazansın; İnsanlık kazansın.
Gazze için elini taşın altına koyan herkese bir kez daha selamlarımı, hürmetlerimi yolluyorum.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Siyaset, 2023.12.07 11:32