SİVAS Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) bünyesinde oluşturulan Deprem İzleme Merkezi; Sivas, Erzincan, Tokat ve Amasya civarında meydana gelen depremleri anlık olarak takip ediyor. Bölgedeki kaplıcalar da takip edilerek deprem tahminleri oluşturuluyor.
CÜ Teknoloji Fakültesi Dekanı ve Jeoloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Orhan Tatar, merkezin 2007 yılında kurulduğunu belirterek, bu proje ile Kuzey Anadolu fay zonu üzerinde Tokat civarından başlayıp Erzincan'a kadar tüm yerleşim alanlarındaki afet risk analizini değerlendirdiklerini söyledi. Projeye CÜ'nün yanı sıra ODTÜ, İTÜ, Yıldız Teknik, Karadeniz Teknik, Ankara ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nden 40'a yakın araştırmacının katkı sunduklarını ve 2009 yılında araştırmanın tamamlanarak bölgedeki önemli yerleşim alanlarının afet risk analizlerinin yapıldığını anlattı.
AFAD İLE PROTOKOL
Prof. Dr. Orhan Tatar, proje kapsamında mikro bölgeleme çalışmalarında kullanılan geniş bant sismometre cihazlarının proje sonrasında atıl duruma düşmemesi için Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile bir protokol imzalayarak Sivas ve civarındaki yerlere deprem kayıt istasyonların kurulması önerisini getirdiklerini dile getirerek, "Bu olumlu karşılandı. Üniversitemiz ile AFAD arasında bir protokol imzalandı. Bu protokol kapsamında Sivas il sınırlarında olmak koşuluyla 5 tane istasyonumuzu AFAD ile birlikte Zara, Altınyayla, Gürün, Kangal ve Şarkışla'ya kurduk. Bu protokolde sadece Sivas il sınırları içinde değil aynı zamanda Sivas'ın dışındaki yerlerde halihazırda kurulmuş olan istasyonların da bütün anlık deprem bilgilerini alma imkanına sahibiz. Şu anda 5 tanesi bize ait olmak üzere toplam 14 istasyondan tümünü Jeoloji Mühendisliği Bölümü'nde kurulu merkezden izleyebiliyoruz. Bölgesel anlamda bir deprem izleme istasyonumuz var. Bu istasyonların verilerinin anlık takip edilmesi büyük önem taşıyor. Özellikle Jeoloji Mühendisliği'nin Yapısal Jeoloji Tektonik Bölümü ile Jeofizik Mühendisliği bölümümüzün Sismoloji Anabilim Dalı'nın ciddi çalışmaları var. Bu verilerin ortak çalışmalarla muhakkak değerlendirilmesi ve anlık takibinin yapılması büyük önem taşıyor" dedi.
KAPLICALARA YAKIN TAKİP
Prof. Dr.Tatar Kuzey Anadolu fay zonu üzerinde Erzincan'dan Amasya'ya kadar uzanan hat boyunca CÜ'nün işlettiği özellikle 'deprem kestirimi' diye adlandırdıkları depremleri önceden öngörme verileri gözlemleyen istasyonlarının da bulunduğunu belirterek şöyle dedi:
"Bunlardan bir tanesi fay zonları üzerinde, radon gazının yerkabuğunun sığ kesimlerinde anormal biçimlerde artışından kaynaklanan bir durum söz konusu. Bunun takibinin yapıldığı istasyonlarımız var. Bunun dışında Erzincan-Tokat-Amasya arasındaki hat boyunca fay zonu üzerinde birtakım kaplıcalar var biliyorsunuz. Bunlardan bir tanesi Erzincan'da Ekşisu-Ilıca diye adlandırdığımız yer. Bir başkası Reşadiye kaplıcaları. Yine Tokat civarında Niksar Ayvaz suyunun çıktığı bölgede ve Amasya Terziköy'de benzer sular var. Bu kaplıcaların olduğu yerler aynı zamanda fay zonunun üzerinde olan yerler. Dolayısıyla bu kaplıcalardaki sıcaklık, elektrik iletkenliği ve ph diye adlandırdığımız değerleri biz online bir şekilde burada kurulu istasyonlar vasıtasıyla izleyebiliyoruz. Bu kaplıca sularındaki kimyasal değişimler, sıcaklık ve elektrik iletkenliği değişimlerinde veya radon gazı istasyonlarındaki anormal radon gazı artışlarını takip ederek, gerekli yerlerle bunları paylaşıyoruz."
'İSTASYON SAYISI ARTIRILMALI'
AFAD'ın işlettiği 200'e yakın deprem kaydı istasyonu bulunduğunu dile getiren Prof.Dr. Tatar, "Sevinerek şunu söyleyebilirim ki bu istasyonların öncesinde yani CÜ'nün işlettiği ve 'Cumhuriyet Net' adını verdiğimiz 5 istasyon öncesinde Sivas il sınırları içerisinde AFAD'ın ve Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü'nün işlettiği çok az sayıda istasyon varken, bugün Sivas sınırları içerisinde bizim işlettiğimiz ve kayıtlarını aldığımız 7 deprem kayıt istasyonu var. Bu sayı önemli ancak özellikle ilin yüzölçümü ile deprem üretebilecek fay zonlarına yakınlığımız dikkate alındığında, Sivas il sınırları içerisinde kurulu istasyonların sayısının daha da artması lazım. Çünkü ne kadar çok düzenli bir şekilde deprem kayıt istasyonu kurarsanız o oranda da çok daha küçük ölçekteki depremleri kaydetme olasılığınız artıyor."
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Yaşam, 2013.09.17 17:36