Cinsel istismar en çok evlerde ve okullarda yaşanıyor! Kemerburgaz Üniversitesi öğrencilerinin hazırladığı rapor korkunç gerçeği gözler önüne seriyor.
Kemerburgaz Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileri, 'Çocuk Hukuku' dersi kapsamında toplumun kanayan yarası çocuk cinsel istismarını tüm detaylarıyla inceledi.
Hukuk Fakültesi'nin 2. sınıfına devam eden 4 öğrenci, hazırladıkları 'Cinsel istismara karşı çocukların korunması' başlıklı rapor için hem cinsel istismar mağduru çocuklarla, hem de bu davaları yürüten savcı ve hakimlerin de arasında bulunduğu çok sayıda hukukçuyla görüşmeler yaptı.
1 YILDA 80 BİN İSTİSMAR
Hukuk öğrencileri, çocuk izleme evlerini de gezerek mağdurlarla görüşmeler gerçekleştirdi, yetkili kurumlardan da istatistiki veriler topladı. Çalışmaların ardından hazırlanan raporda, Türkiye'nin çocuk cinsel istismarında dünya ikincisi olduğu belirtilirken, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Adalet Bakanlığı'nın son 1 yıllık rakamlarına göre mağdur sıfatıyla güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların sayısının da 80 bine ulaştığı tespitine yer verildi. Raporda, 'tehlikeli bölgeler'in sanılanın aksine park, ıssız sokak veya boş inşaatlar değil, ev ve okul olduğu ortaya çıktı.
KORKU, RÜŞVET, UTANMA
Raporda, istismarlara ilişkin şu çıkarımlara yer verildi:
* Saldırganlar çocuğun genellikle en yakınları olan kişiler. Çocuğa yönelik istismar daha çok aile içinden meydana geliyor. Saldırganlar sırasıyla baba, ağabey, dede ve yakın akrabalar. Aile içi örneklerin yanı sıra aile dışında ise komşu, öğretmen ve doktorlar.
* Cinsel istismara maruz kaldığını uzun süre söyleyemeyen çocukların gerekçeleri; olayın ne olduğunu anlamayacak ve kelimelerle ifade edemeyecek kadar küçük olmaları, utanmaları, tehdit edilmeleri, rüşvet almaları, cinsel istismar yolu ile verilen ilgiden ve buna eşlik eden duygulardan dolayı kafalarının karışmış olması, kendilerini inandıramayacaklarını düşünmeleri, istismarın kendileri için bir ceza olabileceğine inanmaları.
FAİLLERİN YÜZDE 80'İ EVLİ ERKEKLER
Yapılan görüşmelerde cinsel istismara yönelik doğru bilinen yanlışlar ise raporda şu şekilde yer alıyor:
* Çocuklar cinsel istismarı hayal güçlerinin genişliği nedeniyle uydururlar.
* Yaşanmış bir iki olay önemli değildir. Çocuklar olan biteni çabuk unuturlar. (Büyüdüklerinde ciddi travma yaşayanlar var)
* Şu çocuklar potansiyel kurbanlardır: Olayı provoke eden çocuklar, şirin ve cazip kız çocuklar, evden kaçan çocuklar, ihmal edilmiş çocuklar.
* Parklar, genel tuvaletler, ıssız sokaklar, karanlık yerler, boş inşaat sahaları tehlikeli bölgelerdir. (Olaylar genellikle ev ve okulda gerçekleşmektedir.)
* İstismarcılar genellikle yaşlı ve yabancı erkeklerle sokakta yaşayan kimsesiz insanlardır. (Olguların yüzde 80'inde fail 20-40 yaşları arasındaki, mağdur tarafından tanınan evli ve çocuklu erkeklerdir.)
* Marjinal ortamlarda ortaya çıkar, muhafazakâr veya tutucu ortamlarda ortaya çıkmaz.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Yaşam, 2014.01.27 08:41