CHP Nilüfer İlçe Kongresi Özlüce'de gerçekleştiriliyor. İki adayın yarıştığı kongrede 417 delege bulunuyor.
HÜSEYİN İZCİ / BURSADA BUGÜN
Mevcut ilçe başkanı Fırat Yılmaz bir kez daha aday olurken karşısında daha önce CHP örgütlerinde yer almış Özgür Şahin bulunuyor.
Düzenlenen kongreye Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, CHP Bursa İl Başkanı Turgut Özkan CHP Bursa Milletvekilleri Hasan Öztürk ve Orhan Sarıbal, CHP Osmangazi Belediye Başkan adayı Erkan Aydın, Osmangazi İlçe Başkanı Cengiz Çelikten, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey, CHP Bursa İl Başkan adayı Nihat Yeşiltaş, Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Gürhan Akdoğan katıldı.
Başkan adayları Özgür Şahin ve Fırat Yılmaz kongre öncesi salona giriş yaptığı sırada alkış sesleri yükseldi. İki isim salonda bir araya geldikten sonra birlikte dostluk mesajı verdi.
CHP Nilüfer İlçe Başkanı Fırat Yılmaz'ın konuşmasından satır başları şöyle;
Kongreniz ülkemiz açısından çok önemli ve tarihsel bir dönemde toplanıyor. Cumhuriyet Halk Partisi köklerini Anadolu topraklarının kadim kültüründen, tarihinden alan ulu bir çınardır. Anadolu uygarlığın beşiğidir. Bu kültürün birikimi de birleşimi de Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Bu topraklar bütün zamanlarda hoşgörünün, barışın, kardeşliğin olduğu kadar zulme, zorbalığa ve haksızlığa karşı mücadelenin de coğrafyası olmuştur. Bu geleneği biz Şeyh Bedrettinlerden, tornak Kemallerden Mustafa'lardan alıyoruz. Pir Sultan'ın, Mevlana'nın, Yunus Emre'nin yolundan yürüyoruz. Bu kongre Kara Fatma'nın, Karayılan'ın, Demirci Mehmet Efe'nin, Seyit Onbaşı'nın ve Kuvayi Milliyecilerin kongresidir. Yine bu kongre. Mustafa Kemal'den aldığımız devrimci mücadele ruhu taşıyan Nazım Hikmet'in, Hasan Tahsin'in, Uğur Mumcu'nun, Bahriye Üçok'un devrim şehitlerimiz, denizlerin, mahirlerin, Yusufların, Ulaşların tam bağımsız Türkiye diyenlerin yoludur.
"DEMOKRASİ ŞÖLENİ OLACAĞINA İNANCIMIZ TAMDIR"
Değerli konuklar bu kongre cumhuriyet kazanımlarına sonsuza kadar sahip çıkacak. Cumhuriyet Halk Partililerin kongresidir. Burada gerçekleştireceğimiz kongrenin aynı zamanda örnek bir demokrasi şöleni olacağına inancımız tamdır. Gelin bir olalım, zoru kolay kılalım. Partimizin iktidara yürüyüşünde insanların insanca yaşayacağı baskı ve saltanatın son bulacağı bir ülke yaratmak için hep birlikte el ele, omuz omuza vererek mücadele edelim. Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa komutasındaki Türk ordusunun 26 Ağustos bin dokuz yüz yirmi ikide başlayıp otuz Ağustos'ta zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz ve. Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin ilk harekat emrini verdiği günün yüz birinci yıl dönümündeyiz. Zafere gidilecek yolun taşlarını öreceğimiz kongremize hepiniz tekrar hoş geldiniz. Kutlu olsun zaferimiz. Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi
CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk'ün konuşmasından satır başları şöyle;
Başından sonuna kadar aday arkadaşlarımız, iki güzel insan. Iki başarılı arkadaşımız ve onların arkasından yol yürüyen değerli Cumhuriyet Halk Partilileri bu sorumluluğu almak, Cumhuriyet Halk Partisi'ne ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin değerlerine sahip çıkmak ve bu mücadelenin içerisinde görev almak cesaretini, yüreğini gösterdiklerinden dolayı ben her iki ekibi de yürekten kutluyorum.
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal'ın konuşmasından satır başları şöyle;
Türkiye ne yazık ki yüz yıl önce emperyalizm tarafından kaleleri zapt edilmiştir. Ama bugün yüz yıl sonra işgalin yöntemi değişti. Artık. Silahla, topla, tüfekle işgal olmuyor. Sizlerin yaşam şekline, yaşam biçiminize, ülkenizin kaynaklarına müdahale ediyorlar. Ne yazık ki 85 milyon insan hepimiz müşteriyiz emperyalizm için. Onlar bizi istedikleri gibi kullanıyorlar. Peki kimlere nasıl? Elbette yerli işbirlikçi, yandaş iktidarlar tarafından. Bütün mesele bu. Bunu görmek zorundayız. Bu ülkede bizler gelecek kuşaklara çocuklarımıza özgür, bağımsız bir ülke bırakacak mıyız? Bunun için gerçekten büyük emek vermek zorunda mıyız. Bunları yapmak zorundayız.
"BURSA'YI KAZANABİLMEK İÇİN MÜCADELE VERMEK ZORUNDAYIZ"
Neyin partisi diyoruz. Demokrasinin partisi diyoruz. Özgürlüğün partisi diyoruz. Kardeşliğin partisi diyoruz. Dayanışmanın partisi diyoruz. O zaman değişimi de kendimizden başlayacağız. Öz eleştirilerimiz. koyacağız. Önce biz gerçekten ne kadar çalışıyoruz? Ne kadar emek veriyoruz? Bu emeği veren örgütümüzün güzel insanlarına ne kadar sahip çıkabiliyoruz? Bütünüyle bunlara bakmak zorundayız. O yüzden. Her yerde Nilüfer değil. Elbette olsaydı başarı öyküsüdür. Kutluyoruz. Emeği olan, çabası olan herkesi. Ama yetmez. Biz Bursa'yı almak zorundayız. Diğer ilçeleri. Zorundayız. Oyun, o yüzden bugün burada kim kazanırsa kazansın, yarın Bursa'yı kazanabilmek için mücadele vermek zorundayız. Yan yana, omuz omuza mücadele etmek zorundayız. Başka çaremiz yok. Birkaç şöyle, sözle, değişimle ilgili söylemek istiyorum. Değerli dostları
CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala'nın konuşmasından satır başları şöyle;
Bugüne kadar yaptıklarımızı yaparak yola devam etmemiz mümkün değil. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar bekleyemeyiz. O zaman değişmeliyiz. Değiştirmeliyiz. İlk olarak bizim tüzüğümüzde demokratik bir sol parti olduğumuzu yazıyor. Ve biz sosyalist demokrasi. O zaman solcu kimliğimizi, demokratik sol duruşumuzu, sosyalist enternasyonel üyesi olduğumuzu toplumla daha çok buluşturmamız gerekir. Sağ politikalardan değil, toplumun kurtuluşunun sol duruştan yana olduğunu daha güçlü göstermemiz gerekir. Demokrasiyi geliştirmemiz gerekir. Ben merkez yoklamasıyla milletvekili seçildim. Tüzüğümüzde diyor ki bir kişi ancak bir kez merkez yoklamasıyla milletvekili gösterilebilir. Oysa bunun daha farklı olduğunu hep birlikte görüyoruz. hem toplumda hem üyelerimizde hem de CHP'ye oy veren insanlarda ciddi bir eleştiri kaynağı var.
Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem'in konuşmasından satır başları şöyle;
Öncelikle kurucu ilçe başkanımız Ramazan Köse olmak üzere sayın Metin Çelik, Özgür Şahin, Mehmet Duran Tansal, son dönem başkanı Fırat Yılmaz ve yönetim kurulu arkadaşlarımın hepsine bu anlamlı, güzel çalışmaları yaptıkları için çok çok teşekkür ediyorum. Değerli dostlar bir taraftan da bu dönem iki adayla ilçe kongremizi gerçekleştiriyoruz. Ben öncelikle aday olan bu aday olma cesaretini gösteren bütün arkadaşları gerçekten kutluyorum. Eskiden siyaset biraz daha eee farklı yapılıyordu. O zamanlar gazeteler, televizyonlar vardı ama şimdi artık sosyal medya çıktığından beri maalesef siyasette de duruşlar biraz farklı değişti anladığım kadarıyla. Dolayısıyla ben bu arkadaşlarımıza cesaretlerinden dolayı tekrar teşekkür ediyorum. Kazanmaları, kazanacak olan arkadaşlarla yine bundan sonraki yapacağımız bu Nilüfer'i daha iyiye götürmek için yapacağımız bütün projelerde yan yana yürüyeceğimizi ifade ediyorum.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey'in konuşmasından satır başları şöyle;
Cefakarlığınıza ve emeklerinize yürekten teşekkür ederek hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kongremize hoş geldiniz. Nilüfer Kongreleri gerçekten anlamlı ve güzel geçiyor. Vekillerimizi dinlediniz. Bizleri de dinliyorsunuz. Ancak ben burada özellikle son seçimde sandıklarda sandık sorumluluğu olan binalarda, kat görevlisi olan sahada çalışan tüm sorumlu arkadaşlar. Yürekten çalışan tüm sorumlu arkadaşlarımıza, kadın kollarımıza, gençlik kollarımıza yürekten teşekkür ediyorum.
"İKİ ADAYIMIZIN DA OLUMSUZLUKLARIN ÜZERİNE GİDEREK ÇALIŞMALAR YAPACAĞINA İNANIYORUM"
Bugünkü iki Adayımızın Nilüfer'deki tüm olumsuzlukların üzerine gideceğine ve çalışmalar yapacağına inanıyorum. Benim de partimizin başarısı için elinden gelen çabayı Fazlasıyla yapacağımdan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Çünkü ben Cumhuriyet Halk Partiliyim. Çünkü ben partiliyim, parti üyesiyim. Parti üyesinin ne olduğunu çok iyi bilenlerdenim. Onun için demokratik yolla seçilecek olan yönetimin yanında olacağımı partimizin kalıcı başarısı için katkı koyacağımızı huzurlarınızda söylemek istiyorum.
CHP Nilüfer İlçe Başkan Adayı Özgür Şahin'in konuşmasından satır başları şöyle;
Değerli divan ve protokol, Hepinizi saygı, sevgi ve hürmetle selamlıyorum. Hoş geldiniz. Kuruluşundan bu güne CHP Nilüfer İlçe Başkanlığı yapan, yönetimlerde görev alan, kısaca en zor zamanlarda elini taşın altına sokmuş tüm değerli partililerimize şükranlarımı sunuyorum.
Ayrıca Bugün 26 Ağustos. Büyük Taarruzun başladığı o gün. Bu başlangıç Türkiye Cumhuriyetinin temellerinin atıldığı bir gündür. Taarruzda "Ordular İlk hedefiniz Akdeniz'dir, İleri!" emrini veren Büyük Atatürk Türk Milletinin esir edilemez bir millet olduğunu bir kez daha ispatlamıştır. Bize bağımsız bir ülke bırakmak için ömrünü adayan Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı saygı ve rahmetle anıyorum.
"Bir değişim daima başka bir değişimin oluşumuna zemin hazırlar." Diyor Makyavelli. Biz arkadaşlarımızla birlikte örgütsel bir değişimi başlatıyoruz. Yaşam tarzımıza, özgürlüğümüze, umutlarımıza pranga vurmaya çalışan bu iktidarı göndermek boynumuzun borcu ve bunu yapabilecek güç Cumhuriyet Halk Partisi'nin bütün hücrelerinde vardır. Yapmamız gereken tek şey Cumhuriyet Halk Partisi içindeki potansiyeli harekete geçirip iktidara inanmış bir örgüt yapısını kurmaktır.
Bunun için hep birlikte, omuz omuza, yorulsak bile dinlenmeden bu mücadeleyi yapmak zorundayız. Büyük taaruzda Atatürk nasıl "ilk Hedefiniz Akdenizdir" diyerek koskoca bir Cumhuriyeti başardıysa, biz de diyoruz ki "Değerli Cumhuriyet Halk Partili yoldaşlarım; ilk hedefimiz iktidar, İlk hedefimiz iktidar, ilk hedefimiz iktidar!
Ben bu parti için mücadele etmiş tüm üyelerinin adamıyım.
Ben 19 senedir CHP üyesiyim. Gençlik Kollarından başlayarak bu günlere geldim, İlçe Başkanlığı yaptım, İl Yöneticiliği yaptım. Nerede ihtiyaç olduysa orada çalıştım. Kendi şehrimi bırakın, İstanbul Seçiminde ihtiyaç oldu en zor bölgelerden birinde müşahitlik yaptım. Kısaca görev al denildiyse görev aldım, istifa et denildiyse istifa ettim. Şimdi birileri diyor ki görevi yarıda bırakıp gitti. Ben 2 yıl için seçildiğim kongrede 3.5 yıl görev yaptıktan sonra görevimi bıraktım, görevi bıraktım çünkü tüm yönetimle birlikte o yıllarda görevden alınmamızla ilgili yoğun bir çaba sarfediliyordu. Yönetimi rahatlatmak adına istifa etmeliydim çünkü örgüt zarar görecekti. Arkadaşlarımızla konuşup ortak kararla görevi bıraktım ve asla ve asla yarıda değil fazlasıyla yaptığım bir görevi bıraktım.
İlçe Başkanlığını basamak olarak kullanma meselesine gelince, siyasette her kademe bir basamaktır, önce üye olursunuz, sonra belki delege, sonra yönetimler. Her partili bu basamakları tırmanarak siyaset yapar. Biz bütün aldığımız görevleri, dişle, tırnakla, mücadeleyle aldık. Bu basamakları çıkarken çok çalıştık, gerekirse evimize gitmedik, duruşumuzdan asla ödün vermedik ve bu basamakların hiç birini kişisel zenginleşme aracı olarak kullanmadık, kullanmayacağız.
Benim televizyonculuk deneyimim olmadığı için konuşmamı Fırat Başkan kadar süsleyemem belkijancak yine yeniden örgütü harekete geçirecek, birleştirecek, derleyip toplayacak, Nilüfer'i Cumhuriyet Halk Partisinin Kalesi haline getirecek bilgiye, yeteneğe ve özveriye sahibiz. Sahaya çıkacağız Birlkte Başaracağız, birlikte Başaracağız, birlikte başaracağız. Örgütün motivasyonunu arttıracağız
Üyesini tanımayan ilçe başkanı olmaz. Biz üyemizi tanıyoruz, daha çok tanıyacağız, temasımızı asla eksik etmeyeceğiz. Bütünleşerek kazanacağız......
Ve son olarak tekrarlıyoruz;
Bizim yönetim anlayışımızda Başkan ve adamları yok, bizim yönetim anlayışımızda örgüt, taban ve
üyenin gücü var.
Ne Mutlu mücadele edenlere, ne mutlu Cumhuriyet Halk Partiliyim diyene...
CHP Nilüfer İlçe Başkan Adayı Fırat Yılmaz'ın konuşmasından satır başları;
Örgütlü mücadelenin ne demek olduğunu anlattık. Örgütlü mücadelenin yılmaz neferleri olduğumuzu anlattı. Ve üç yıl sekiz ay geçti. Hepsini sizlere anlatacağım. Tek tek anlatacağım. Ve ama bir televizyoncu olarak değil bir siyasetçi olarak, Nilüfer Örgütü'nün emrinde olan Fırat Yılmaz olarak anlatacağım size.
"İNSANLARLA DAYANIŞMA İÇERİSİNDEYDİK"
2020 tarihinde delegelerimizin takdiriyle göreve getirildik değerli arkadaşlar. Ve bu takdir sonucunda heyecanımız çok yüksek derecedeydi. Kısa vadeli, orta vadeli uzun planlar yaptık. Planlarımızı yaparken yol haritalarımızı çizerken dünyanın karşı karşıya kaldığı korkunç bir faciayla, pandemiyle burun buruna kaldı. Insanlar canlarıyla uğraşırken, insanlar evlerine tıkılmış, evlerinden burunlarını dışarı çıkartamazken, biz gençlik kollarımızla beraber ana kademeyle, kadınlarımızla beraber bu kentin, bu nilüferin sokaklarında ne yapıyorduk biliyor musunuz? Ne yapıyorduk? Insanlarla dayanışma içindeydik. Insanlara nutuk atmıyorduk. Kampanyalarıyla Türkiye'ye örnek olmuş bir yönetim kuruluyuz. Örgütler mahalle temsilcilerinden bahsediyor arkadaşlarımız. O mahalle temsilcileri ve o örgütün mensupları ne yaptı biliyor musunuz? Altmış dört mahalle temsilcisi, Cumhurbaşkanlığı makamının dağıtamadığı maskeleri düzenli olarak Nilüfer'de dağıttılar Nilüfer'de. Sadece Cumhuriyet Halk Partililere değil, toplumun hepsine dağıttı.
"BİZ ÇALIŞIYORUZ KARDEŞİM"
Piknik de yapmak lazım. Eğlenmek de lazım. Ben bunları inkar etmiyorum. Tabii ki bizim eksiğimiz olabilir. Eğlence, piknikler, yemekler bizim eksiğimiz olabilir. Biz çalışıyoruz kardeşim. Çalışıyoruz, emek üretiyoruz. O mahalle temsilcileriyle o. beraber biz çalışıp emek üretiyoruz. Fatura dayanışmaları yaptık. Aramızdaki birikimlerle, arkadaşlarımızla, örgütümüzle, hayırseverlerle oluşturduğumuz destek fonlarıyla işsizlere pandeminin zorlu koşulları altında ezilen yurttaşlarımızla fatura dayanışmalarımız oldu.
"KÜÇÜK BİR AFAD MERKEZİ OLUŞTURDUK"
Değerli arkadaşlar, pandemi gibi çok sert bir durumla daha karşı karşıya kaldık. Evet, ülkemiz bir deprem bölgesi. Ülkenin her tarafı beşik gibi sallanıyor ve bizim yönetimimiz süresince de Elazığ'ı da, Malatya'da, İzmir'de en son alkış. Büyük doğu depremiyle ülkemiz yıkıldı, kahroldu. Perişan olduk. Ne yaptık? Deprem haberini alır almaz bütün ekiplerimiz ilçe binamızdaydı. Eski ilçe binamızda, yeni ilçe binamızda. Küçük bir AFAD merkezi oluşturduk, küçük bir AFAD. Tırlarla, kamyonlarla bu malzemeleri deprem bölgelerinin yarasını sarmak üzere gönderdik. Ve ne yaptık biliyor musunuz? Gerçek AFAD bizim mallara el koymasın diye örgütümüzün temsilcileriyle kamyonları gönderdik. Devletten yardım malzemesini kaçırarak ihtiyaç sahiplerine bir nevi ulaştırdı benim arkadaşlarım.
"BURSA'NIN PARASINI PEŞKEŞ ÇEK DİYE Mİ BURSALI SENİ BELEDİYE BAŞKANI YAPTI?"
TV'de MasterChef isimli bir program var. Kanalda çalışan bir kardeşim faturayı bana gönderdi. Altı yüz bin artı KDV. Bursa Büyükşehir Belediyesi yirmi dakikalık program için ödemiş. Kurumlar kapandı, maaşlarını alamadılar. Sen madem Bursa Büyükşehir Belediye Başkanısın kardeşim. Altı yüz bin lirayı böl, Bursalı gazetecilere, Bursalı meslektaşlara destek anlamında bir kaynak yarat. Senin yirmi dakika ne olduğu belirsiz bir program için o dönem karısına yüz yirmi beş bin lira nafaka ödeyen Acun Ilıcalı'ya altı yüz bin lira artı KDV para ödeme gibi bir durumun mu var? Bursa'nın parasını bu şekilde sana peşkeş çek diye mi seni Bursalı Büyükşehir Belediye Başkanı. Biz buna hayır dedik.
"8 BUÇUK SENEDİR SENİ BEKLEDİK BE ÖZGÜR"
Şimdi Özgür benim arkadaşım. Özgür 2005 yılında bu partinin gençlik kolları başkanıyken Nilüfer'de ben de medyadan sorumlu yardımcısıydım. Ikimizin de ilk gençlik yıllarında başlayan mücadele hala sürüyor. Biz Özgür'e düşman değiliz. Özgür'ün ekibindeki hiç kimseyle de düşman değiliz. Bu bir yarış. Sandık gelir, oylar atılır. Çıkar çıkar, çıkamayan çıkmaz. Ama ben kendi adıma bakın, şu sözü veriyorum. Çok net veriyorum. Ben şayet bir sıkıntı olurda o sandıktan çıkamazsak eğer pazartesi günü ilçe binasındayım. Bunun sözünü veriyorum. Şimdi Özgür arkadaşım da dedi ki konuşmasında Pazartesi günü beraberiz. Tamam. Çok güzel. Harika. Ikimiz de aynı şeyi söylüyoruz. Ama sen bir önceki kongrede kaybettikten sonra gelmedin mi arkadaş? 8 buçuk senedir seni bekledik be Özgür. Beni neden başkaları arıyor? Özgür'e görev verir misin diye. Büyükelçilik maslahat güzergahında mı oturuyoruz biz seninle biraderiz ya. Kaldır telefonu, geliyorum de. Iç cebini açtın, çok güzel bir bina yaptık. Bu örgütün emeğidir, hepimizin emeğidir. Işte Metin abi zamanında alındı, Zafer abi katkı koydu, Turgay Başkan katkı koydu. Tansal başkan temelini attı. Sen projesini çizdirdin. Biz de duvarları ördürüp içini yaptık. Ya kardeşim orası senin evin. Çalıdaki evin neyse orası da senin evin. Geleceksin. Sen de geleceksin. Hepimiz geleceğiz. Sadece bir tane protokol davetiye yapıldı. Onun dışında hepinize mesaj geldi. Ve o mesaj dört parti şeklinde geldi. Özgür'e de gitti o mesajlar.
"ÇALIŞMANIN KARŞILIĞI BU MU OLMALI"
Herkesin bir şerefi var. Herkesin bir onuru var. AKP'liler bunu yapacak. Ben bunlara hazırlıklıyım. Görev sürem boyunca çok yaptılar. Ama parti içinde bu işleri olan arkadaşlara ben kırgınım. Yol arkadaşım dediğim insanları bu işlere teşne olmasından dolayı ben çok üzgünüm. Hesap soracağım. Benim iki tane evladım var. Benim bir eşim var. Iki tane de evladım var. Ben siyasete girmeden önce yok yoksul yoksul bir insan değildim arkadaşlar. Ben televizyonlarda genel yayın yönetmenliği yaptım. Paranın para olduğu zaman, maaş ödediği zaman o patronlar ben genel yayın yönetmeniydim. Bak burada benim arkadaşlarım var. Bir genel yayın yönetmenin ne kadar maaş aldığını bilir bu arkadaşlarımız. Ben şirket kurdum, ajansım vardı, 30 sayı Bursa turizmi üzerine yayın çıkarttım, Kültür Bakanlığıyla ortak çalıştım. 8 senedir Bursa'nın en özel yerinde, Odunluk'ta bir mağaza. Çalışanlarımız oradalar. Herkes bir kendine gelsin ya. Hepimizin çoluğu çocuğu var. Hepimiz bu parti için çalışıyoruz. Çalışmanın karşılığı bu mu olmalı? Şu FETÖ olayı benim çok canımı sıktı gerçekten. Geldi arkadaşlarım orada somurttum diyorlar, yüzünü ısıtıyorlar, biraz gülsene falan. Ben gerçekten dün akşamdan beri gülemiyorum. Niye gülemiyorum biliyor musunuz? Bak benim kardeşim de burada şu anda. Eşim ve çocuklar. İzmir'deler. Hepinize selamları var. Kardeşim burada.
"YAŞASIN CHP, YAŞASIN MÜCADELEMİZ"
Benim babam Bursa Cumhuriyet Savcısı 2005 yılında tayini çıktı. Avukat arkadaşlar bilir yani sicil numarasına göre. 23 bin 138 eski bir sicil. Yani eski bir savcı. Yani Bursa savcılığından sonra daha farklı birinci bölge içerisinde daha farklı noktalarda görev alması gerekir. Benim babamı buradan Sakarya'ya sürdüler. Adapazarı'nın bir Adapazarı ilçesine sürdüler. Niye sürdüler biliyor musunuz? Söyleyeyim mi? Dönemin başsavcısı FETÖ'den tutuklandı. Babam ücretsiz dağıtılan Zaman Gazetesi'ne oda sokmadığı için hakkında soruşturma başladı. Onuruyla, şerefiyle yaşayan bir insanı buradan sürdü. O üzüntüyle bir takım sağlık problemleri oldu. Oraları geçiyorum. Yani böyle bir ailenin mensubu olan her şeydeyim ben. Aklınıza ne geliyorsa deyin. Ama o yakıştırma bu kumaşta tutmaz. Genel başkanın bir gün Fox TV'de izledim. Kemal Kılıçdaroğlu'nu dedi ki ağladı hatta o programda. Çok duygusal program demek. Genel başkan dedi ki rahmetli babamın bir sözü var dedi. Oğlum sen dik dur ehli belasını bulur. Buradan selam olsun genel başkanımıza. Kemal Kılıçdaroğlu. Buradan selam olsun dimdik duranlara. Yaşasın CHP, yaşasın mücadelemiz.
CHP Nilüfer İlçe Başkan Adayı Özgür Şahin'in konuşmasından satır başları şöyle;
Birlikte örgütsel bir değişim başlatıyoruz. Sahada olan, insana dokunan, üyesine dokunan, üyesiyle selamlaşabilen, üyesini tek tek isim isim tanıyan bir örgüt yapısını kuracağız.
"İLK HEDEFİMİZ İKTİDAR"
Özgürlüğümüze, umutlarımıza pranga vurmaya çalışan bu iktidarı göndermek boynumuzun borcu. Ve bunu yapabilecek güç Cumhuriyet Halk Partisi'nin bütün hücrelerinde var. Ve yapmamız gereken bir tane şey var. Cumhuriyet Halk Partisi içindeki potansiyeli harekete geçirip iktidara inanmış bir yapısını kurmak ve bunu başaracağız. Bunun için hep birlikte omuz omuza yorulsak bile dinlenmeden mücadele etmek zorundayız. Büyük Taarruz'da başkomutan nasıl ilk hedefimiz Akdeniz diyerek koca bir cumhuriyeti başardıysa biz de diyoruz ilk hedefimiz iktidar.
"CUMHURİYET HALK PARTİLİ OLAN HERKESİN ADAMIYIM"
Özgür Şahin birinin adamı olduğu konusunda vallahi süreç dedikodulardan geçilmedi yine her zaman. Sanırım siyasette genç olunca illa birinin adamı olmanız gerekiyor. Hep böyle oldu. 30 yaşında ilçe başkanı oldum, 45 yaşındayım, yine adamı diyorlar. Ben bu süreçte o kadar çok çalıştım ki, ben 19 yıllık Cumhuriyet Halk Partisi üyesiyim. Ben sandık görevlisi oldum. Ben seçim komisyonu başkanı oldum. Bu partide yapılabilecek görevlerin büyük çoğunluğunun yaptım ve kendimi ispatladığımı düşünüyorum. Ben adamıyım biliyor musunuz? Ben adamıyım birilerinin. Gerçekten adamı yani. Mesela Hayrettin abinin adamıyım. Mesela Saim abinin adayıyım. Emine ablanın adamıyım. Lütfi abimi görüyorum ta ileride. Onun adamıyım. Görüyorum. Yani ben Cumhuriyet Halk Partisi olan herkesin adamıyım.
"BİR BUÇUK YIL GÖREV YAPAN MİLLETVEKİLİ ADAYI İÇİN İSTİFA ETTİM"
Ben 19 yıldır Cumhuriyet Halk Partisi üyesiyim dedim. Gençlik kollarından başlayarak bugünlere geldim. Ilçe başkanlığı yaptım. Il yöneticiliği yaptım. Nerede ihtiyaç olduysa çalıştım. Kendi şehrimde değiller. İstanbul seçimlerinde dediler ki, Sultanbeyli en zor bölge, orada çalışacağız dediler. Gittim, müşahit olarak orada çalıştım. Kısaca görev al denildiyse aldım. Istifa denildiyse ettim. Dur denildiyse durdum. Yürü denildiyse yürüdüm. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi sizin bakanlarını kendisi belirler. Cumhuriyet Halk Partisi'nin üyeleri belirler. Şimdi diyorlar ki birileri, görüyoruz, duyuyoruz. Görevini yarıda bıraktı diyorlar. Bunu anlatmak istiyorum arkadaşlar. Ben bu ilçede 2012 seçilmiş ilçe başkanı oldum. Daha önce vekaleten götürdüm bu işi ve seçildikten sonra mevcut Fırat başkan gibi bizim de kongrelerimiz ertelendi ve 3 buçuk yıl ilçe başkanlığını sürdürdük. Ve o süreçte hepiniz hatırlıyorsunuz. Sosyal medyada ben paylaşım da yapmıştım bununla ilgili. Hatırlayanlar vardır. O dönem ciddi şekilde görevden alınalım diye uğraşan bir kitle vardır. Evet evet içimizden de o kitle. Ve bu baskı doruklara çıkmış. Ben de bir paylaşım yapmıştım. Eğer bizi görevden alırlarsa milletvekili adayı bir artar demiştim hatırlayanlar vardır sosyal medyada. Ve o süreçte ben 2 yıllık görev süremin üzerine bir buçuk yıl görev yapan milletvekili adayı için istifa ettim. Evet istifa edip bırakıp gitmedim ama. Ne yaptım biliyor musunuz? Yönetimi tamamen görevden almalarının önüne geçtim. Istifa ederek örgütümü rahatlattım. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi'nde vatan sahibi olmak değil örgütte ne gerekiyorsa onu yapmak esastır. Biz parti terbiyesini böyle öğrendik. Biz Cumhuriyet Halk Partili olmaya böyle öğrendik.
"BİZ DE BİLGİ VAR, YETENEK VAR, TECRÜBE VAR"
Benim televizyonculuk deneyimim falan yok. Onu söyleyeyim. Fırat Başkan kadar belki süsleyemiyorum konuşmamı. Ancak bizde ne var biliyor musunuz? Örgütü hareketlendirecek, örgütü birleştirecek derleyip toparlayacak Nilüferi Cumhuriyet Halk Partisi'nin kalesi haline getirecek bilgi var, yetenek var, tecrübe var, sahaya çıkacağız. Birlikte başaracağız. Asla adamcılık değil, birlik kazanacak, birlik. Bunu bir kez daha tekrarlıyorum. Bir kez daha altını çiziyorum. Çünkü bu önemli. Bizim yönetimi anlayışımızda başkan ve adamları yok. Bizim yönetim anlayışımızda örgüt gücü var.
Bursa Bölge, 2023.08.26 13:46