AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve parti sözcüsü Hüseyin Çelik açıklamalarda bulundu.
İşte Çelik'in açıklamalarından satır başları...
-CHP bir anda cemaatin hamisi posisyonuna geçti. Cemaat ile uzaktan yakından ilgisi olmayan, başta CHP, MHP, BDP gibi muhaliflerimiz olan partiler bir anda cemaati sahiplenen pozisyona geçtiler.
-Cemaatin yurtdışındaki okullarına ilişikn yaşanan sorunların çözümü için bizzat Başbakan Erdoğan çaba harcamıştır. 27 Nisan Bildirisi ile AK Parti bizzat kendisi bir e-muhturanın hedefi olmuştur.
-Mesut Yılmaz zamanında irtica ile mücadele diye bir belge hazırlandı. O eylem planı askeri mahfillerde hazırlanan bir irtica ile mücadele stratejisi hükümete takdime dilmişti. O yürüyordu bir taraftan.
-MGK'da ele alınan bir konu, bir iddia ortaya atılıyor. Bir irtica hareketinden bahsediliyor. Bir kurum ya da tüzel bir kişi tarafından bir iddia ortaya atıldığında siz bu iddiayı araştırmak zorundasınız. Hukuk devleti bunu gerektiriyor.
-MGK'daki mesele bundan ibarettir. Dönemin cumhurbaşkanı ve kuvvet komutanları bu iddiayı sahiplenmişlerdir. Hükümete bunun gereği yapsın denmiştir. Tavsiye kararıdır. Ve esas irade sahibi hükümettir. Hükümet orada gerginliklere yol açmamak için bunu kendisine havale etmiştir. Daha sonra bunu hiçbir surette eyleme dönüştürmemiştir.
-Daha sonra Başbakanlık Takip ve Koordinasyon Kurulu vardı biz iktidara geldiğimizde de. Bu kurul bu iddiaların doğru olup olmadığını araştırmak zorundasınız. Neticede deniyor ki 2002'den 2009'a kadar Bakanlar Kurulu'nda olan biri olarak söylüyorum, 14 imam hatip okulunda bazı kız öğrencilerin kılık kıyafet yönetmeliğine aykırı hareket edildiğine dair iddia var deniyor. Yapılan işlem ilgili müfettiş görevlendirilir, gazetede yayınlanan belgenin sonuç kısmına bakın der ki: İddialar ispatlanamamıştır. 28 Şubat döneminde mesleğinden atılan son anayasa değişikliğinden önce 800 öğretmeni milli eğitim bakanı sıfatıyla ben görevine iade ettim.
-2004'deki MGK kararını hizmet cemaatine karşı kullanılan bir şey gibi sundular. İmam hatip okulları doğrudan hizmet cemaatinin kapsamına giren konular değil. Biz aynı mana dünyasına mensup olduğumuz insanlarla onlara haksızlık etmeyi kendimiz için ayıp sayarız. Bütün bu dönem boyunca Türkiye'de biz kendi insanımızı kategorize etmeyi elimizin tersiyle bir kenara ittik.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Siyaset, 2013.12.04 16:30