Çelik, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Bayramı nedeniyle bir mesaj yayınladı.
Çelik, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Bayramı nedeniyle bir mesaj yayınladı.
"5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun'da önemli değişiklikler getiren 212 sayılı yasanın 1961 yılında kabul edildiği 10 Ocak tarihi her yıl "Çalışan Gazeteciler Günü" olarak anılmaktadır.
Basın çalışanlarının özlük haklarının korunması ve iş güvencesinin sağlanması, basın ve ifade özgürlüğünün kullanılabilmesi bakımından önemlidir ve editoryal bağımsızlığı teminat altına alan en temel unsurlardandır.
"Özgür basın ve ifade özgürlüğü" çoğulcu ve özgürlükçü demokrasinin vazgeçilmezidir. Bu, sadece basın emekçilerinin kullandığı bir hak olarak görülmemeli, aynı zamanda, halkın gerçekleri öğrenme ve bilgi edinme hakkını kullanabilmesini de kapsamaktadır.
Demokrasi, basına yaşamsal bir rol biçer. Basın, biçilen rolü yerine getir(e)mediği toplumlarda demokrasinin yeşermesi, yaşaması mümkün değildir. Ne yazık ki günümüz Türkiye'si bu konuda çölleşmiş durumda.
Gazeteciler, yurtseverler, sanatçılar ve toplumun tüm kesimleri olarak, bugün derin bir bunalımlı dönemden geçiyoruz. Basın özgürlüğü ve demokrasimiz adına sözün bittiği yerdeyiz. Karanlığın giderek koyulaştığı, demokrasinin yorumsuz aşamasına geçtiği süreçteyiz.
Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu'nun saptamasına göre, Aralık 2013 tarihi itibariyle
5'i imtiyaz sahibi ve yazı işleri müdürü olmak üzere toplam 64 gazeteci cezaevinde bulunmaktadır.
Türkiye, 12 yılda gazeteciler, aydınlar, yurtseverler açısından "dünyanın en büyük cezaevine" dönüşmüştür.
Bu zifiri karanlık tablonun tek yaratıcısı, 12 yıldır yurttaşları baskı ve zulüm altında inleten AKP iktidarıdır.
AKP'nin yarattığı medya düzenine iman etmeyen yurtsever onurlu gazetecilerin ya kalemleri kırıldı, ya içeri atıldı, ya da işinden aşından edildi.
Düşünce ve gazeteciliği sanık sandalyesinde olan Türkiye'de basın özgürlüğü endişe verici boyuttan, tanımlanamaz bir boyuta gelmiştir. Doğrusu böyle bir ülkede 10 Ocaklar kutlanmalı mı, yoksa yas mı tutulmalı?
Dokunanın yanmadığı, konuşanın kör kuyulara atılmadığı, basının yeniden dördüncü güç olduğu bir Türkiye diliyorum.
Saltanat kayığında yer almaktansa kalemini halkın çıkarları için kullanan, demokrasi ve çok sesliliği ilke edinen, bugünkü ceberut anlayışa rağmen bedel ödemeyi göze alarak yazabilen, soru sorabilen, özgürlükleri ve kalemleri ellerinden alınan basın emekçilerinin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2014.01.09 18:21