Çanakkale Deniz Zaferi'nin 97'inci yıldönümü kutlamaları, Cumhuriyet Meydanı'nda, Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal Atatürk Anıtı önünde düzenlenen çelenk koyma töreniyle başladı. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, kendisini karşılayan İstiklal Madalyası sahibi gazi Halil Avcı'nın oğlu gazi üniformalı Ahmet Avcı'nın elini öptü.
Çanakkale'de Cumhuriyet Meydanı'ndaki törene Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Hasan Doğan, Çanakkale Belediye Başkanı CHP'li Ülgür Gökhan, çok sayıda milletvekili, asker, muharip gazi, bürokrat ve sivil toplum kuruluşları, gazi çocukları ile öğrenciler katıldı. Bülent Arınç, Cumhuriyet Meydanı'na geldiğinde kendisini karşılayan İstiklal Madalyası sahibi gazi Halil Avcı'nın oğlu gazi üniformalı Ahmet Avcı'nın elini öptü. Bir askerin Ahmet Avcı'yı, ayakkabılarını silip parlatarak törene hazırlaması dikkat çekti.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ilk olarak Atatürk Anıtı'na çelenk koydu, ardından diğer çelenkler konuldu. Şehitler anısına saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı eşliğinde rengini şehitlerin kanından alan Türk Bayrağı göndere toka edildi. Törenler için Çanakkale Boğazı'nda bulunan TCG Oruç Reis firkateyninden şehitler anısına 21 pare top atışı yapıldı.
Cumhuriyet Meydanı'ndaki törene katılan Atatürkçü Düşünce Derneği üyeleri, törenin sona ermesiyle hep bir ağızdan Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'ni okudu.
Kutlamalar 18 Mart Stadyumu'nda devam ediyor.
ARINÇ: "ÇANAKKALE, ŞEHİTLERİN DESTANIDIR"
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Çanakkale Zaferi ile bütün dünyaya, bir toprak parçasının nasıl vatana dönüştürüldüğünün gösterildiğini belirterek, "Her türlü modern silahlardan yoksun, fakir ve yoksulluk içindeki Anadolu insanı, döneminin en donanımlı ordularına karşı birlik ve beraberlik içinde savaşmış ve milletimize gururla yad edecekleri unutulmaz şanlı bir tarih yazmışlardır. Bu savaş, yürekteki sarsılmaz imanla, inançla eldeki silahın karşı karşıya geldiği bir hesaplaşmadır" dedi.
Arınç, 18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 97. yıl dönümü dolayısıyla Çanakkale 18 Mart Stadyumu'nda düzenlenen törende konuşma yaptı.
Sözlerine, iki gün önce Afganistan'da Uluslararası Güvenlik Destek Gücü ISAF'ta görev yaparken helikopter kazasında hayatını kaybeden 12 şehidi anarak başlayan Arınç, "Şehitlerimize Allah'tan rahmet acılı ailelerine, silah arkadaşlarına ve tüm milletimize baş sağlığı ve sabır diliyorum. Bugünü ülkemizin her bir köşesinde büyük coşku ile kutlarken, ölümsüz kahramanlarımızı, aziz şehitlerimizi, saygıyla anıyor, sonsuz şükranlarımı sunuyorum" dedi.
Çanakkale Savaşları'na ve Çanakkale Deniz Zaferi'ne işaret eden Arınç, şunları kaydetti:
"Bu önemli savaşın tarihimizde ayrı bir yeri vardır. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un, 'Şu boğaz harbi nedir?/Var mı ki dünyada eşi?/En kesif orduların yükleniyor dördü beşi' mısralarıyla dile getirdiği Çanakkale Zaferi, milletimizin tarih sayfalarına silinmez harflerle yazdığı en parlak zaferlerden birisidir."
"Denizlere hakim olan, dünyaya hakim olur" düşüncesiyle hareket eden İtilaf Devletleri'nin, o dönemde yıpranmış, teknolojiyi ve savunma gücü açısından zayıf olan milletin kararlı ve dirençli duruşu karşısında perişan olduğunu vurgulayan Arınç, şöyle devam etti:
"Ordu ve millet olarak moral bulduğumuz Çanakkale Savaşları, her savaş gibi ardında kan, ölüm ve gözyaşı bırakmıştır.
En iyimser rakamlarla 200 bini geçen şehitlerimiz arasında binlerce okumuş aydınımız da bulunmaktadır. Bu kayıpların olumsuz etkileri savaş sırasında olduğu kadar, daha sonra da fazlasıyla hissedilmiştir.
Savaşta her iki taraftan toplan insan kaybı 400 bin kişiyi aşmıştır. Çanakkale'de verilen mücadele, yokluklar ve imkansızlıklar içerisinde bir milletin yüksek ruh ve sarsılmaz inancıyla işgale ve bir millete yapılan haksızlığa karşı vermiş olduğu kutsal bir var oluş öyküsüdür.
Çanakkale Zaferi, vatanı, bayrağı, milleti, dini ve devleti için canını Allah yolunda feda eden şehitlerin destanıdır.
Çanakkale Zaferi, ırkları, renkleri ve dilleri değişik, çeşitli milletlerden oluşan işgalci ordularının saldırısına karşı var gücüyle karşı koyan milletimizin yazdığı kahramanlık örneğidir."
Çanakkale Zaferi'nin, milletin, iman ve azmi ile metanet ve gücünün açık bir göstergesi olduğuna işaret eden Arınç, şu mesajları iletti:
"Çanakkale Zaferi, dünya tarihinde bir dönüm noktasının yaşandığı, güç dengelerinin değiştiği, olayların akışı üzerinde milletimizin belirleyici bir rol oynadığı Kurtuluş Savaşımızın, ilk meşalesinin tutuşturulduğu, kahramanlık ve fedakarlığının doruk noktasına ulaştığı prestij ve azmin mücadelesidir.
Ordumuzun Çanakkale'de vermiş olduğu bu büyük mücadele, sadece dünya tarihi üzerinde yarattığı büyük etki ile değil, Türk savaş sanatının uygulanış tarzı, kahramanlar ve askeri dehalar, insani değerlerin savaş sahasında tezahürü bakımlarından da dünya savaş tarihinde örneği ve bir benzeri bulunmayan bir olaydır.
Çanakkale Zaferi, vatanın bütünlüğü ve ulusal bağımsızlığı söz konusu olduğunda, milletinin neleri başarabileceğinin en güzel kanıtıdır.
Hür türlü modern silahlardan yoksun, fakir ve yoksulluk içindeki Anadolu insanı, döneminin en donanımlı ordularına karşı birlik beraberlik içinde savaşmış ve milletimize gururla yad edecekleri unutulmaz şanlı bir tarih yazmışlardır. Bu savaş, yürekteki sarsılmaz imanla, inançla eldeki silahın karşı karşıya geldiği bir hesaplaşmadır."
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2012.03.18 09:26