AK Parti, sokak hayvanlarına yönelik hazırladığı kanun teklifini TBMM'ye sundu. Sokak hayvanları yasası maddeleri arasında kuduz ve hasta hayvanlara ötanazi uygulaması yapılabileceği yer alıyor. Bursalı vatandaşlar yasaya karşı olduklarını belirterek eylem yaptı.
CEREN SÜMBÜL / BURSADA BUGÜN
31 Mart yerel seçimlerden sonra sosyal medyada tartışma konusu haline gelen sokak hayvanları mevzusu gündeme taşındı.
Sokak hayvanlarına yönelik kanun tasarısı hazırlayan AK Parti, geçtiğimiz günlerde teklifi TBMM'ye sundu. Sokak hayvanları yasası maddeleri arasında kuduz ve hasta hayvanlara ötanazi uygulaması yapılabileceği yer alıyor.
Bursalı vatandaşlar Üç Fidan Parkı'nda toplanarak yasaya karşı olduklarını ifade ederek yetkilileri yasayı geri çekmeye çağırdı.
Türkiye genelinde eş zamanlı yapılan eylemde Avukat Ali Dokuzlu konuşma gerçekleştirdi.
Dokuzlu yaptığı konuşmada yasayı desteklemediklerini açıkladı.
Dokuzlu, "Teklifin genel gerekçe kısmında, mevcut kanunun yetersiz kaldığından ve kısırlaştırmanın bugüne kadar denendiği ancak çözüm olmadığından, hayvanların bir halk sağlığı ve güvenlik tehdidi oluşturduğundan bahsedilmiş ancak hiçbir bilimsel veri ya da resmi araştırmaya dayanılmamıştır. Gerekçe kısmında bildirilen kaynakların da çarpıtıldığı, halkı kandırmaya yönelik bir kısım söylemler içerdiği görülmüştür. Uzun yıllardir ülkemizde mevzuat düzenlemelerinde o alanda uzman kişilerden görüş alınmaması alışkanlık haline gelmiştir. Ancak sokakta yaşayan bu masumların öldürülmesi sının aşmak demektir. Hiçbir vekilin, hiçbir yetkilinin bu hayvanların canını alma yetkisi yoktur. Yetkililerin 2004 yılında beri görevini gereği gibi ifa etmemesi bugün ülkemizi bu hale getirmiştir. Sorumluluk alamadıklarından, istifa edemediklerinden faturayı hayvanlara kesmişler ve milyonlarca hayvanı öldürmeye karar vermişlerdir. İktidarın dilinde sürekli dolaşan mama lobisi, hayvan sömürüsü lafları halkı yanlış yönlendirmiştir. Neredeyse tüm hayvan seven insanları bu işten gelir elde eder gibi göstermişlerdir. Oysa bir çoğumuz yetkili kurumların sorumluluk almaması sebebiyle yllardır varımızi yoğumuzu hayvanlar için harcıyoruz. Bunu dile getirmemişlerdir.
Bir kısım insanın yasa dışi para toplaması gibi kılını bile kıpırdatmamış faturayı masum hayvanseverlere kesmiştir. Sahipsiz hayvan popülasyonunun yoğunluğu sebebiyle vatandaşların psikolojik açıdan olumsuz sonuçlara sebebiyet verecek şekilde sosyal hayatının kısıtlandığı iddia edilmiştir. Hangi araştırmaya göre bu iddiada bulunulmuş olduğu dahi belirli değildir" dedi.
"SUÇLU HAYVANLAR DEĞİLİDİR"
Dokuzlu, "İnsanlar ekonomik sebeplerle sosyal hayata karışamamaktadır. İnsanlar, açlık sınırında yaşadıkları için sosyal hayata karışamamaktadır. Engelli bireylerin sosyalleşmesi adına hiçbir adım atılmamaktadır. Emekliler 10 bin lira maaş ile açhık sınırındadır. İnsanların psikolojisi bozuldu ise ülkeyi ekonomik anlamda bu zor şartlara sokan yetkililer suçludur. Hayvanlar değil. Bu alanda çalışan psikiyatristlerle ya da psikologlarla ya da pedagoglarla konuşulmuş mudur? Neden uzmanlar bu sürece dahil edilmemiştir? Hayvan saldırısı sonucu yaralanan ve hayatını kaybedenlerin medyaya yansıyan haber ve gőrüntülerinin toplumda infiale sebep olduğu ve kamu kurumlarına olan güvenin azalmasına yol açtığı beyan edilmiştir. Her vatandaşın vicdanını yaralayan ve hayvan saldırılarının aksine her gün haberlere yansıyan, her gün yaşanan çocuk istismarlarına dair hiçbir somut adım atılmazken, sahipsiz hayvanların hedef gösterilmesi büyük sorunların üstünün örtülmesidir" şeklinde konuştu.
"VETERİNER HEKİMLER DİNLENMEMİŞTİR"
Dokuzlu, "Çocukları korumak istiyorsanız istismarcıları toplayın. İstismarcıları cezalandırın. İndirim uygulayan düzenlemeleri kaldırın. Çocukların haklarını gözettiğini söyleyen tasarının hazırlanmasında, çocuk hakları üzerine çalişan STK'lar, hukukçular neden sürece dahil edilmemiştir? Çünkü onlar da bu akla vicdana uymayan düzenlemeye karşıdır. Çünkü insan hayvan fark etmeksizin can kurtarmaya çalişan vicdanlı hiç kimse bu düzenlemeyi desteklemez. Sahipsiz hayvan popülasyonu sebebiyle artan kuduz vakalarının, zoonoz hastalıkların arttiğı iddia edilmiştir. 2013-2023 yıllarında toplamda 22 adet kuduz vakası tespit edilmiştir. Uzman doktorlar, ülkemizde yılda ortalama 1-2 insanda kuduz vakası tespit edildiğini, bu sebeple kuduz riski artıyor denilemeyeceğini, 2008 yılından beri aşağı yukarı hep aynı sayıda kuduz vakası görüldüğünü, farkındalık arttığı için, sağlık merkezlerine başvuran kuduz riskli temas sayısının arttığını söylüyorlar. Yani diyorlar ki kuduz vakası artmadı. Hastaneye başvurular arttı! Yani insanlar bilinçlendi, bir hayvan ısırinca ya da tırmalayınca hastaneye gitmeye başladılar diyor uzmanlar. Istatistikler ısırma vakalarının çoğunun sahipli hayvan olduğunu söylüyor. Sahipsiz hayvanlarla ilgili ciddi bir artış yokken medyada algı yaratılıyor. Bu düzenleme yapılırken neden insan hekimleri hayvan hekimlerini dinlenmemiştir" dedi.
"BUGÜNR KADAR YAPMADINIZ BUNDAN SONRA NASIL YAPACAKSINIZ?
Dokuzlu, "Mevcuttaki bakımevlerinin mevzuatta öngörülen asgari şartları dahi taşımaması, hayvanların çoğu zaman türlü eziyete maruz kaldığı yerler olduğu gerçeği düşünüldüğünde sayısı 3-4 milyon olarak açıklanan sahipsiz köpekler için "nitelikli yaşam alanı" tesis edileceğinize inanıyor muyuz sizce? Bugüne kadar yapamadınız. bundan sonra nasıl yapacaksınız? Konya'yı unutmadık. Kürekle kafası ezilerek öldürülen O hayvanı unutmadık. Kapalı kapılar ardında bu hayvanlara işkence yapmanıza izin vermeyeceğiz! Şimdi diyorlar ki alın evinizde bakın o zaman. Evinde hayvan olup komşuları ile sorun yaşamayan, yönetim planı tehdidi ile karşılaşmayan bir hayvansever var mıdır? İnsanların evlerinde hayvan bakabilmesi için kolaylık sağlayan yasal düzenleme yapmadan insanları sahipsiz hayvanları sahiplenmeye zorlayamazsınız. Dünya Sağlık Örgütü'nün, kırsalı bol ve şehir merkeziyle iç içe olan ülkelerde, gerek ekolojik denge gerekse insan ve çevre sağlığı açısından yaban hayatı ve insanlar arasinda bariyer olan sokak hayvanlarının yok edilmesinin, yaban hayatının şehirlere kayması ve ekolojik dengenin bozulmasına yol açacağını öngören görüşlerini göz ardı ederek akla mantığa bilime vicdana uymayan bu teklifi sundunuz. Yapmayın. Vebali ağır olur. Bu teklifin bu şekilde yasalaşması halinde ülkemiz tarihinde görülmemiş bir hayvan katliamı yaşanacaktır. Sokaklarda hayvan severler de şiddet görecektir! Kaos yaşanacaktır! Neden insani ve bilimsel çözümler varken barbarca olan yolu seçtiniz?" diye belirtti.
"GELECEK NESİL BİZDEN UTANACAK"
Can Dostlar Derneği Başkan Ali Eren Soluk kısa bir konuşma gerçekleştirdi. Soluk, "Eğer ötanazi uygulanırsa gelecek nesiller bizden utanacak. Çeteler halinde çocuklara, kadınlara saldırılmasını biz de istemiyoruz. Maalesef yönetimlerin zamanında yerine getirmediği sorumlulukların vebalini bu canlar ödüyor" şekinde konuşmasının ardından Her Eve Bir Pati Derneği (HEPAD) Başkanı Emre Demir ve Bursa Barosu Hayvan Hakları Komisyonu Dilruba Uslu Cihan konuşma gerçekleştirerek sürecin takipçisi olacaklarını dile getirdi.
Bursa Bölge, 2024.07.14 17:15