Bursa Veteriner Hekimler Odası (BVHO), sahiplendirilemeyen sokak hayvanlarının uyutulmasıyla ilgili yasa tasarısı hakkında bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen açıklamada, Bursa Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Melike Baysal, sokak hayvanları hakkında çözüm önerilerini sıraladı.
MERVE DENİZ EKİCİ / BURSADA BUGÜN
Geçtiğimiz günlerde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlıkları'nın iş birliğinde Hayvanları Koruma Kanunu'nun yasa değişiklik tasarısının önümüzdeki günlerde meclise sunulacağı açıklandı. Yasa tasarısına göre sokak hayvanları toplatılıp 30 gün boyunca sahiplendirilmeye çalışılacak ve 30 gün içinde sahiplendirilemeyen sokak hayvanlar uyutulacak. Bursa Veteriner Hekimleri Odası, yasa tasarısı hakkında BAOB Türkan Saylan Salonu'nda bir basın açıklaması gerçekleştirildi.
BAOB'da gerçekleştirilen basın açıklamasına Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir'in eşi Nuray Özdemir de katıldı.
"CEZAİ YAPTIRIM GETİRİLMEMESİ POPÜLASYONUN ARTMA SEBEBİDİR"
Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Melike Baysal, "Sahipsiz hayvan popülasyonunun artmasının en büyük nedenlerinden biri yerel yönetimlere Hayvanları Koruma Kanunun herhangi bir cezai yaptırım getirmemesi olmuştur. Kanunun 2021 yılındaki revizyonu da cezasızlığı devam ettirmiş, "Geçici Madde 4 - (Ek:9/7/2021-7332/16 md.) Büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri ve nüfusu yetmiş beş bini aşan belediyeler 31/12/2022, diğer belediyeler ise 31/12/2024 tarihine kadar ek 1 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen hayvan bakımevlerini kurmakla yükümlüdür" hükmüne rağmen yerel yönetimlerce gereken adım atılmamıştır" açıklamalarında bulundu.
"İTLAFA ZEMİN HAZIRLAMAK İÇİN ARGÜMAN ÜRETİYORLAR"
Bursa Veteriner Hekimleri Odası Melike Baysal, sorumluluk verilip denetim yapılmadığını ve bütçe ayrılmadığını vurguladı. Baysal, "Gelinen noktada ise sahipsiz hayvanların popülasyonu artmış, her biri mahalle sakini olan sahipsiz hayvanlarımızın hayvan refahına uygun olmayan barınak adı altındaki yerlere toplatılması, kısırlaştırılmanın maliyetli olacağı gerekçe gösterilerek hayvanların dişi-erkek olarak ayrılması, barınaklara toplanan hayvanların sahiplendirilmeye çalışılması, 30 gün sonra sahiplenilmeyenlerin ise ötanazi yapılarak öldürülmesi gündeme getirilmektedir. Bu düşüncenin 2004 yılı öncesi sokaklarda yapılan itlaflardan hiçbir farkı yoktur. Sahipsiz hayvanlar ile ilgili en çok gündeme getirilenlerden ve itlafa zemin hazırlamak için kullanılan argümanlardan biri de kuduz ve diğer hayvanlardan insanlara geçen zoonotik hastalıklardır. Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (WOAH) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bilinenin aksine kuduz kontrolü açısından, sahipsiz köpeklerin itlaf edilmelerine geniş ölçüde karşı çıkmaktadır" dedi.
"VETERİNER HEKİMLER AÇISINDAN ETİK VE VİCDANİ DEĞİLDİR"
Baysal, "Sağlıklı hayvanların ötanazisi ve itlafı veteriner hekimler açısından da etik, insani ve vicdani değildir, evrensel hekimlik değerleri ile de bağdaşmamaktadır. Tasarıda olduğu söylenen ötanazi işlemi, hayvanların tıbbi yöntemler yoluyla, hızlı, ağrısız ve acısız bir şekilde yaşamının sonlandırılması anlamına gelmektedir. Ötanazi, ölümle karşı karşıya kalınması halinde, acının ve ağrının kalıcı olduğu veya hafifletilemediği durumlarda tıbbi gerekçeler ile uygulanan bir yöntemdir" şeklinde konuştu.
TÜRK VETERİNER HEKİMLERİ BİRLİĞİ VE MESLEK ODALARINDAN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Bursa Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Melike Baysal, çözüm önerilerini şu şekilde sıraladı:
- Büyükşehir Belediyelerinde Veteriner Halk Sağlığı Daire Başkanlığı ve diğer belediyelerde Veteriner İşleri Müdürlüğü kurulmalıdır.
- Veteriner Halk Sağlığı Daire Başkanlığı ve Veteriner İşleri Müdürlüklerinde nitelikli ve yeterli sayıda personel istihdamı sağlanmalıdır
- İhtiyaç duyulan bölgelerde veteriner fakülteleri ve serbest veteriner hekimlerden kısırlaştırma çalışmalarında destek alınmalıdır.
- Sahipli hayvanlar da dahil olmak üzere kontrolsüz üreme ve denetimsiz ticari satışların önüne geçilmeli, üretim yapılacaksa ilgili bakanlığın denetimi ve mutlaka veteriner hekimlerin denetimi ve onayıyla yapılmalıdır.
- Sahipsiz kedi ve köpeklerin sokaktan sahiplenilmesiözendirilmeli, sahiplenilmesi halinde kimliklendirilmesiile ilgili zorluklar ortadan kaldırılmalıdır
- Çevreye uyum gösteremeyen, yaşlı, zayıf, engelli vb. köpekler ve kediler sahiplendirilinceye kadar veya hayatları boyunca bakımevlerinde kalmalıdır
- Hayvan sahiplenme şartları yeniden düzenlenmelidr.
- Sokağa terkedilen hayvanlara ilişkin hayvan sahiplerine ciddi yaptırımlar uygulanmalıdır
- Önemli bir sokak hayvanı kaynağı olan kırsal yerleşim alanları ile tarım işletmelerindeki hayvanlar denetim altına alınmalıdır
- Ayrıca, sahiplendirmenin özendirilmesi, devletin bu konuda destek vermesi, bireysel sahiplenmenin yanı sıra, ülkemizde bulunan çok sayıda şirketin ve kamu kurumlarının hayvanları sahiplenmesi sağlanmalıdır
- Çözüm için başta meslek örgütleri olmak üzere sivil toplum örgütleri ve diğer gönüllülerden yardım alınmalı, destekleri istismar eden kişi ve kurumlar denetlenmelidir.
- Son sözümüz şudur ki, uygarlığın ilk zamanlarından beri birlikte yaşadığımız kedi ve köpekler ile uyumlu ve doğa ile bütünleşik bir yaşam mümkündür.
Bursa Bölge, 2024.05.24 13:09