Hepsiburada Yönetim Kurulu Başkanı Hanzade Doğan Boyner, "Kurulan yeni dünya düzeninde korumak zorunda olduğumuz değerleri bilelim, bu değerlerle teknolojiyi geliştirmenin altyapısını yapalım. Yoksa karanlık bir yere gidebiliriz." dedi.
Boyner, "Uludağ Ekonomi Zirvesi"nde moderatörlüğünü Borusan Holding Yönetim Kurulu Üyesi Agah Uğur'un üstlendiği "Dijital Dönemde Liderlik" oturumunda konuştu.
Hepsiburada'nın kuruluşundan bu yana sürekli büyüdüğünü belirten Boyner, bu büyümeyi yönetebilmek için başka bir kültür ve çevik olmak gerektiğini, öğrenmeye açık olmak, hızlı karar alabilmek, hata yapmaktan korkmamak ve çabuk ders almak gerektiğini söyledi.
Boyner, değişime ancak departmanların tek başına bağımsız olmadığı ama disiplinler arası koordinasyonun iyi olduğu, teknolojinin bütün şirketin ruhunda olduğu bir sistemle cevap verilebileceğini ifade etti.
Gençlerin de işlerine anlam yüklemesine, heyecanlandıkları projeler yapmasına ihtiyaç olduğunu belirten Boyner, "Karşımızda çok ciddi problemler olduğu, yepyeni bir dünya düzeni kurulduğu, bu düzenin en önemli tetikleyicisinin teknoloji olduğu ve bu durumun nasıl yönetilmesi gerektiğiyle ilgili fikir önderleri, kanun ve politika yapıcılar, iş dünyası ve teknoloji dünyası, bu tartışmayı açık yüreklilikle yapmak zorundadır." dedi.
Hanzade Doğan Boyner, şunları kaydetti:
"Biz teknoloji sayesinde datamızı paylaşarak bize sevdiğimiz ürünün gösterilmesini memnuniyetle karşıladık ama bu teknoloji kalkıp bizim seçim kampanyasındaki fikirlerimizi manipüle ettiği zaman 'dur' dedik. Bu çizgileri nerede çizeceğiz? Belki de işsizlik tanımını değiştireceğiz. Teknoloji birçok işi atıl hale getirecek. Teknoloji gerçekten kötü olmak zorunda değil çünkü aynı teknoloji çok büyük servet yaratıyor, o serveti farklı dağıtırız, farklı bir sosyal kontrat yaparız. İşsizlik tanımını değiştiririz, bugün işsizlik olarak tanımladığımız birçok işi aslında bir iş olarak görmeye başlayabiliriz. Teknolojinin müthiş faydalarını hepimiz yaşadık, yaşıyoruz. Hastalıkları çözeceğiz, açlık problemini ortadan kaldıracağız ama bütün bunları yaparken kurulan yeni dünya düzeninde korumak zorunda olduğumuz değerleri bilelim, bu değerlerle teknolojiyi geliştirmenin altyapısını yapalım. Yoksa karanlık bir yere gidebiliriz."
Vodafone Grubu Avrupa Bölgesi Üst Yöneticisi (CEO) Serpil Timuray, "Çok heyecan verici teknolojiler bizi bekliyor ve Türkiye de bu teknolojileri hem dünyayla hem Avrupa ile eş zamanlı getirecek. 5G teknoloji, 4G'nin 10 misli hızda bir internet erişimini bize sağlayacak. Nesnelerin interneti büyük boyutta karşımıza çıkacak. Hem iş hayatında hem de eve giriyor olacak." dedi.
Timuray, Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde moderatörlüğünü Borusan Holding Yönetim Kurulu Üyesi Agah Uğur'un üstlendiği "Dijital Dönemde Liderlik" oturumunda yaptığı konuşmada, ilerleyen dönemlerin, bugüne kadar yaşanmayan boyutta bir dönüşüm dönemi olacağına dikkati çekti.
Söz konusu dönüşümün hem bireylerin hem toplumun hem iş hayatını etkileyeceğine değinen Timuray, şunları söyledi:
"Çok heyecan verici teknolojiler bizi bekliyor ve Türkiye de bu teknolojileri hem dünyayla hem Avrupa ile eş zamanlı getirecek. 5G teknolojisi, 4G'nin 10 misli hızda bir internet erişimini bize sağlayacak. Nesnelerin interneti büyük boyutta karşımıza çıkacak. Hem iş hayatında hem de eve giriyor olacak. Yapay zeka ve derin öğrenme konusu çok çok önemli. Dünyada herkes hemfikir ki bu teknolojiler toplumların iyileşmesi için çok büyük değerler sağlayacak. Kişiler bir taraftan da endişeleniyor. En büyük endişe de şu, 'Acaba ben dışarıda mı kalacağım? Bu dijital hayata adapte olabilecek miyim?' Bizim gibi teknoloji şirketlerinin en büyük sorumluluğu, herkesin dahil olabileceği bir dijital geleceği tasarlamak ve hiç kimsenin dışarıda kalmasına izin vermemektir. Bunu hem sosyal sorumluluk projelerimizle yapmalıyız ki burada özellikle kadın ki kadının teknolojiye erişimi erkeğin gerisinde. Özellikle kırsal alanda yaşayan bireyler, bizim çok önemli odak alanımız ve gençler."
Timuray, gençlerin dijital yetkinlikleri edinmesi için yeni projeler yaptıklarını anlattı. Bunlardan birinin "geleceğin programcıları, geleceğin kodlamacıları" olduğunu aktaran Timuray, "Türkiye'de 62 ilde bugüne kadar 42 bin çocuk, kodlama ve dijital programlama öğrendi. Kız öğrencilerin mühendislik ve STEM mesleklerini edinmesi konusunda çabamız var. Özellikle de 'Bir kız çocuğu gibi kodla' adını verdiğimiz bir kodlama programını 26 ülkede bugün lanse ettik." ifadelerini kullandı.
Timuray, sadece Avrupa ülkelerinde 2020 yılında teknolojik IT anlamında istihdam açığının yarım milyonu bulacağının tahmin edildiği bilgisini verdi.
- Yeni liderlik tanımları
Yeni dünyada liderlikte önemsenmesi gereken konuların 7 temada toplandığını söyleyen Timuray, bu temalardan ilkinin "insani iyiliğe odaklılık" olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"İnsani iyiliğe odaklılık giderek daha da önem kazanacak. Dünyada müşteriler, tüketiciler, toplum artık, şirketlerden ve markalardan sadece kendi konularından işlerini yapmanın çok daha ötesinde topluma hizmet etmelerini ve insani iyiliğe katkı sağlamalarını bekliyor. Tüketicilerin sadakati tamamen bunu gözeten markalara doğru kayıyor. Daha da önemlisi önümüzdeki dönemde gençler, bu konuya son derece duyarlı ve kariyer ile şirket seçimlerini amaç odaklı çalışan şirketlerde yürütmek istiyorlar. Eğer bizler gelecekte en iyi insan kaynağını çekebilmek ve tutabilmek istiyorsak şirketlerimizde amaç odaklı bir yönetim felsefesini belirlememiz gerekiyor. Bunu da yapabilmemiz için değer zincirini yeniden tanımlamamız ve sosyal hedefleriyle ile iş hedeflerini bir arada ölçümleyen bir yönetim felsefesini belirlememiz gerekiyor."
- "Hepimizin teknoloji öğrenmesi gerekiyor"
Timuray, ikinci temanın "müşteriye ve müşteri deneyimine odaklılık" olduğuna değinerek, uçtan uca müşteri memnuniyetinin dijital gelecekte daha da önemli olacağını vurguladı.
Üçüncü liderlik unsurunun "teknolojistlik" olduğunu dile getiren Timuray, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Hepimizin teknoloji öğrenmesi gerekiyor ve dijital teknolojileri çok iyi kavramamız gerekiyor. Dördüncü konu ise hepimizin önümüzdeki dönemde fütürist olmamız gerekiyor. Gelecek o kadar belirsiz ve dijital ortamda rekabetin alanları çok daha fazla değişiyor, yeniden tanımlanıyor. Geleceği okuyabilmek, fütürist bir gözle bakabilmek çok önemli ve bunu iyimser olarak yapmak gerekiyor. İyimserlik tanımında enerjimizi 'neyi, niçin yapamayız?' tartışmalarından 'neyi, nasıl yapabilirim?'e çevirmek zorundayız."
Beşinci konunun "'competition" olduğunu söyleyen Timuray, ortaklaşa iş birliği yapabilmenin ve rekabet edebilmenin çok önemli olacağını dile getirdi.
Timuray, altıncı konunun çeşitlilik ve dahiliyet olduğunu anlatarak, "Kurumlarda her zaman çok daha fazla insan kaynağımızı, farklı kültürlerden, farklı görüşlerden, farklı eğitimlerden, kadın-erkek eşitliğini de gözeterek beslememiz ve geliştirmemiz önemli bir unsur. Son unsur ise liderler çok daha fazla sağ beyinli olmalı. Sol beyin çok liderde var ama sol beyin ve sağ beyni bir arada ortaya koymak, empatik yaklaşmak, duygusal zeka çok önemli olacak çünkü sol beynin yapacağı pek çok şeyi gelecekte robotlar yapacak. Dolayısıyla sağ beyin çok daha kıymetli."
Geleceğin mesleklerinin data, programlayıcılar, kodlayıcılar, IT olduğuna vurgu yapan Timuray, "Bizim önem vermemiz gereken konu olmalı. Bu derslerin işlenmesi gerekiyor. Gelecekte hem fiziksel deneyim hem de dijital deneyim devam edecek. Biz buna 'fijital' dönemi diyoruz. İnsan kaynağı her zaman değerli olacak ama yeni yetkinliklerle onları beslememiz gerekiyor. Bildiğimiz yetkinlikleri unutup, yeniden öğrenmemiz gereken bir çağa giriyoruz. Fijital çağda hem insan kaynağına hem de otomasyona bir arada ihtiyacımız var." diye konuştu.
DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, "5G dediğimiz muazzam bir teknoloji var ve her şeyi, topu taca attı. İş modelleri komple dijitalleşiyor, müşteriler de dijitalleşiyor." dedi.
Ateş, Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde moderatörlüğünü Borusan Holding Yönetim Kurulu Üyesi Agah Uğur'un yaptığı "Dijital Dönemde Liderlik" başlıkla oturumda konuştu.
DenizBank'ta yüzde 90'ın üzerindeki işlemlerin dijital ve yapay zekayla yapıldığını dile getiren Ateş, şöyle devam etti:
"Bundan 10-15 yıl önce marka değeri olarak baktığınızda en tepelerde Coca Cola, Walmart, McDonald's gibi markaları görüyordunuz. 15 sene sonra bir anda Microsoft, Google, Amazon, Apple ve Facebook... Bunları görüyoruz. Artık, 5G dediğimiz muazzam bir teknoloji var ve her şeyi, topu taca attı. İş modelleri komple dijitalleşiyor, müşteriler de dijitalleşiyor. Müşterilerin dijitalleşmesine bir örnek, yüzde 42 nüfusun 5 yıl öncesine kadar banka hesabı yoktu, şu anda bu rakam yüzde 31'e inmiş. Artık herkesin iş birliğine gitmesi lazım, rekabet içinde olsa dahi. Biz buna 'rekaberlik' diyoruz. Rekabet ile beraberliğin karışımı. Yeni nesil finansal çözümler... Bir el ele verip de 'Hadi arkadaşlar, şu işleri beraber yapalım, birbirimize açılalım."
Ateş, bambaşka bir dünyaya doğru gidildiğini ifade ederek, "Artık yapay zeka, insanın önüne geçiyor. Bunlarla mücadele etmenin tek yolu, yapay zekayı kendi beynimize nakletmek. Öğrenen, demokratik, rekabete izin veren ve kendi ekibinden öğrenen liderlik tipiyle ancak bunu yakalayabiliriz. Ben de bu işi yakalayabilmek için tırmalıyorum ama tırmalamadan bu işler olmuyor." diye konuştu.
- "Işınlanma gerçek oldu"
Teknolojinin gelişmesiyle "Bu kadar insan ne yapacak, robotlar bütün işi yaparsa?" sorusunun gündeme geldiğini belirten Ateş, şunları kaydetti:
"Böyle bir şey yok. Bizim teknoloji alabilmemiz için önemli bir şeyimiz var, bu da insan kaynağımız. Türkiye'nin insan kaynağı her ne kadar patentlerde çok gerideysek de bunlara yeterince imkan tanındığı kanaatinde değilim. Biz tersine mentörlükten öyle şeyler öğreniyoruz ki ama arkadaşların imkanı yok, parası yok. Teknoparkları çoğaltıyorsunuz, ileriye doğru atılım yapıyorsunuz ama bunlar devlet kademesinde, devlet organizasyonuyla... Nasıl ki Amerikan Devlet Başkanı, chief digital officer'ını atıyor, bizim de benzer işleri süratle yapıp entegre olmamız lazım. Artık bu hız çağında 5G geldiğinde Game Of Thrones'i bir saniyeden az sürede indireceksiniz hatta 'indirme' diye bir şey kalmayacak. Her şey on-line real time, herkes her yerde... Uzay Yolu'nda Mr. Spock, Kaptan Kirk, bizim kuşak bilir. Bir tek ışınlanma dışında her şey gerçek oldu ama ışınlanma da gerçek oldu. Nasıl oldu? İşte bir hologramla bu mekana sayın bakanımız gelip, konuşmasını yapıp alkışı alır ve ayrılabilir. Hiç mekanını değiştirmeden..."
Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, herkese dijitalleşmenin eğitiminin verilmesi gerektiğini söyledi.
Özyeğin, Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde moderatörlüğünü Borusan Holding Yönetim Kurulu Üyesi Agah Uğur'un üstlendiği "Dijital Dönemde Liderlik" oturumunda yaptığı konuşmada, üniversitelerdeki eğitim sisteminde yer alan dersler ve müfredatın, dijital dünyada başarılı olmayı mümkün kılmayacağını savundu.
Eğitim sisteminde önemli değişiklikler gerektiğini belirten Özyeğin, "Öğrencilerimizi geleceğin mesleklerine hazırlamak için içinde veri bilimi ve yapay zekanın da olduğu alanlarda danışmanlık almaya başladık. Dijital dünyada Türkiye'nin geleceğiyle ilgili hikayenin yazılabilmesi için yeni mezunların da eğitilmesi gerekiyor. 2-3 sene önce mezun olmuş gençleri de eğitmemiz lazım çünkü o mezunlar o zamanlarda bu kavramlarla (dijitalleşme, yapay zeka) birinci elden tanışmamışlardı." dedi.
"Herkese dijitalleşmenin eğitimini vermemiz lazım" ifadesini kullanan Hüsnü Özyeğin, dijitalleşme çağında kadın ve genç istihdamının önemine de değindi.
Yaptığı her işte gençlere önem verdiğini anlatan Özyeğin, "32 yaşımda genel müdür, 29 yaşımda genel müdür yardımcısı oldum. Bugün bankalar kanunu buna müsait değil çünkü şu an genel müdür yardımcısı olmak için 7 sene, genel müdür olmak için 10 yıl tecrübe gerekiyor bankalar kanununa göre. Türkiye'deki 200 üniversitede sadece 17 kadın rektör var, bunlardan biri de bizde. Birçok şirketimizin genel müdürü kadındır. Bu da bizim kadınlara ne kadar değer verdiğimizi gösterir." diye konuştu.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2019.03.22 13:32