Bursa iş dünyası, hain darbe girişimine karşı tek ses, tek yürek oldu.
BTSO önderliğinde 82 kurum ve kuruluş adına ortak bildiriyi BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay okudu.
İŞTE O BİLDİRİ!
"İş dünyamızın saygıdeğer temsilcileri,
Kıymetli Basın Mensupları
Bursa iş dünyası olarak milli irademize ve demokrasimize sahip çıkmak adına gerçekleştirdiğimiz toplantımıza hepiniz hoşgeldiniz.
Değerli arkadaşlar,
Hepinizin bildiği gibi 15 Temmuz gecesi ne yazik ki millet iradesini hiçe sayan, demokrasimiz adına utanç verici bir girişime şahit olduk.
Şükürler olsun ki milletimiz, askeri kamuflajla terör estiren FETÖ terör örgütüne gereken cevabı canını hiçe sayarak ve gözünü kırpmadan vermiştir.
Milletimizin iradesi ve devlet kurumlarımızın takdire şayan dayanışması, birliğimizi ve geleceğimizi tehdit eden FETÖ terör örgütü mensuplarının ve destekçilerinin heveslerini kursaklarında bırakmıştır.
15 Temmuz, ülke olarak demokrasiye inancımızı ve bağlılığımızı tüm dünyaya bir kez daha ilan ettiğimiz çok özel bir gün olarak tarihteki yerini almıştır.
Demokrasinin temel niteliği olan halk insiyatifi ve sivilleşme bir kültür olarak varlığını toplumumuzda en güçlü şekilde hissettirmiştir.
Güçlü Türkiye'nin ve güçlü ekonominin temeli güçlü demokrasi, güçlü demokrasinin güvencesi de sivil insiyatifin varlığıdır.
Milletimizin bu bilinci düşünce ve aksiyon planında zamanı geldiğinde ortaya koyacağına da tüm dünya şahit oldu.
Türk milleti artık kendisine dayatılmak istenen her şeyi kabullenmeyeceğini ilan etmiş, iradesinin ve tercihinin ne pahasına olursa olsun arkasında duracağını göstermiştir.
Paralel devlet yapılanması girişimiyle düzenlenen alçakça saldırıya karşı örnek bir duruş sergileyen her bir vatansever kardeşimi bir kez daha yürekten kutluyorum.
Gururla ifade etmek istiyorum ki; iradesinden başka güç tanımadığımız milletimizin, hükümetimizin, Başbakanımızın ve seçilmiş Cumhurbaşkanımızın yanında olduğumuzu hiç tereddüt etmeden açıklayan ilk Oda olduk.
Ülkemizin hedeflerinde olduğu gibi köklü tarihinde de derin izlere sahip olan Bursa'mız, milli birliğimizin ve egemenliğimizin sembol şehirleri arasındadır.
Anadolu'nun kadim başkenti özelliğini taşıyan Bursa'mızın Yunan işgali altında olduğu dönemde, kürsüsü 2 yıl boyunca siyah sancak ile kapatılan Meclisimizin tarihinde ilk kez bombalanması da bizleri derinden yaraladı.
Bizler bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da halkımızın iradesini sembolize eden meclisimize karşı bağlılığımızı ve milli irademizin hukukunu korumaya devam edeceğiz.
Bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum:
Hiç kimsenin gücü yüce meclisimizi yıkmaya yetmeyecek!
Milli irademizin çiğnenmesine asla ama asla izin vermeyeceğiz!
Değerli arkadaşlar,
Türkiye, ne çektiyse darbeci zihniyetten çekmiştir.
Her darbe dönemi sosyal hayatımızda kapanmayan yaralar, ekonomimizde ise telafisi yıllar süren tahribatlara neden olmuştur.
Büyümenin temelini oluşturan siyasi istikrar ise beraberinde ekonomik kazanımları getirmiştir.
Geride bıraktığımız 10-15 yıllık dönemde Türkiye ekonomisinin geldiği nokta tüm dünya tarafından takdirle karşılanmıştır.
Türkiye'mizi daha da büyütmek amacıyla yoğun gayret sarfettiğimiz bir dönemde, acı bir tecrübe olsa da 'Demokrasi Bayramı' olarak anılacak milli duruşumuz, geleceğe dair umutlarımızı daha da artırmıştır.
Bugün, güçlenen siyasi istikrar ve milletimizin desteği ile dünden daha güçlüyüz.
Yaşanan olağanüstü duruma rağmen ekonomik parametrelerin olağan seyrini koruması, temelleri sağlam bir ekonominin ve güven veren güçlü bir ülkenin göstergesidir.
Şer odaklarının kaos beklentilerine karşı Merkez Bankamızın başta faiz indirimi ve likidite kanallarını açmaya dönük olarak yaptığı yerinde müdahaleler, piyasaların etkin işleyişine destek sağlamıştır.
Merkez Bankamızdan iş dünyamızın reel beklentilerine uygun adımları bundan sonra da kararlılıkla sürdürmesini bekliyoruz.
Dış politikada İsrail ve Rusya başta olmak üzere, yakın ve komşu ülkelerle başlatılan normalleşme sürecinin devam etmesini de arzu ediyoruz.
Dışarıda yürütülen olumsuz kampanyaları ve oluşturulmak istenen algıyı hep birlikte bertaraf etmek zorundayız.
Türkiye'miz yerli ve yabancı yatırımcılar için bugün olduğu gibi yarın da cazibe merkezi olacak bir potansiyele sahiptir.
Hangi art niyetle ülkemizin algısı ve istikrarı zedelenmeye çalışılırsa çalışılsın; Buna karşın bugün yakalamış olduğumuz milli birlik erdemini geleceğe de taşımayı becerebilirsek, kazanan yine ülkemiz olacaktır.
Önümüze çıkan engellere ve oluşturulmak istenen kaos senaryolarına rağmen yaşadığımız coğrafyanın kaderimizi belirlemesine izin vermeyeceğiz.
Bu coğrafyanın geleceğinin şekillenmesinde Türkiye olarak söz sahibi olacağımızı buradan bir kez daha kararlılıkla ilan ediyorum.
Ortak aklın hakim olduğu bu süreçte yeni hedef; daha güçlü bir demokrasi ve daha güçlü ekonomi için yeni anayasanın derhal yüce meclisimizden geçmesidir.
İçinde bulunduğu şartlara rağmen 26 çeyrektir büyüme başarısı gösteren Türkiye, son dönemde gerçekleştirdiği tarihi yatırımlarla gıpta edilen bir ülkedir.
Dünyanın krizlerle boğuştuğu bir dönemde ülkemiz hayal bile edemediğimiz projelere kavuşmuştur.
İstanbul - İzmir Otoyolu, Osmangazi Köprüsü ve 3. Havaalanı ile birlikte, milli uçağımızı, milli tankımızı ve yerli otomobilimizin üretimine başladığımız bir dönemde milletimizin geleceğine dinamit konulmak istenmiştir.
Üretimin ve ihracatın merkezi Bursa'da milletimizin kararlılığı ile birlikte, iş dünyası temsilcileri olarak taşıdığımız ortak inançla tüm hedeflerimize dünden daha emin adımlarla yürüyeceğiz.
'Bursa Büyürse Türkiye Büyür' inancıyla daha fazla çalışacağız, daha fazla yatırım yapacağız, daha fazla üreteceğiz ve ulusal kalkınma hedeflerimize liderlik etmeyi sürdüreceğiz.
Buradan iş dünyamıza ve halkımıza da çağrıda bulunmak istiyorum:
Güçlü bir ekonomi ve güçlü bir Türkiye için bugün daha fazla alışveriş ve daha fazla ticaret zamanıdır.
Gelin bu ülkenin geleceğini karanlıklara sürüklemek isteyenlere karşı bu süreçten yine omuz omuza daha hızlı ve güçlü bir şekilde çıkalım.
Tüm halkımızı kent ekonomimizin kalbi niteliğindeki Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgemiz başta olmak üzere, tüm alışveriş merkezlerimizde ve çarşılarımızda ticaretin katlanarak devam ettirmeye davet ediyorum.
Değerli arkadaşlar
Türkiye gibi demokrasiye büyük emek vermiş bir ülkede vatandaşlarımızın üzerine kurşun yağdıran, milli egemenliğimizin sembolü Meclisimizi bombalayan FETÖ terör örgütü mensuplarını bir kez daha lanetliyoruz.
Hastalıklı düşünce yapısı ile hükümetimizi ve devlet kademelerimizi ele geçirmeye yeltenen FETÖ'cü ihanet çetesinin kanun önünde hakettikleri şekilde en ağır cezaya çarptırılacağına inanıyoruz.
Demokrasimize sahip çıkarken canlarını feda eden güvenlik güçlerimize ve vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.
Düşman işgaline karşı milli mücadelemizin sembolü olan Hasan Tahsin gibi; darbeci çeteye hayata pahasına ilk kurşunu sıkan şehit kardeşimiz Ömer Halisdemir de ebediyen son demokrasi zaferimizin sembolü olarak anılacaktır.
Başta Ömer Halisdemir kardeşimiz olmak üzere tüm ülkemizin şanlı tarihine altın harflerle yazılacak demokrasi zaferimizi bizlere kazandıran tüm şehitlerimizi unutulmaz kılmak adına 81 ilimize 81 anıt yapılmasını talep ediyoruz.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak Bursa'da Demokrasi Meydanı'nda bir demokrasi anıtı inşa edeceğiz.
Bununla birlikte her yıl Ömer Halisdemir adına bir demokrasi ödülü vereceğimizi ilan ederek 15 Temmuz tarihinin Demokrasi Bayramı olmasını destekliyoruz.
Başta Cumhurbaşkanımız ve Başkomutanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım olmak üzere demokrasimize ve milli irademize sahip çıkan devlet büyüklerimize, Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve Emniyet Genel Müdürlüğümüz ile kahraman halkımıza bir kez daha şükranlarımızı arz ediyoruz.
İhracatçı Birliklerimizden ilçe Oda ve Borsalarımıza; esnaf odalarımızdan sivil toplum kuruluşlarımıza yine örnek bir duruş sergileyen Bursa iş dünyası temsilcilerimize şükranlarımı sunuyorum.
Bu akşam da yine yönetim kurulumuz, meclis ve komite üyelerimiz ve iş dünyası temsilcilerimizle birlikte halkımızla iç içe hep birlikte eski adıyla Fomara, yeni adıyla Demokrasi Meydanı'nda demokrasi nöbetinde buluşacağız.
Bursa iş dünyası olarak ortak görüşümüzü deklare ettiğimiz toplantımıza göstermiş olduğunuz ilgiden ötürü medyamızın kıymetli temsilcileri olan sizlere de ayrıca teşekklerimi sunuyorum.
Saygılarımla..."
Hain darbe girişimine karşı tek ses, tek yürek olan Bursa iş dünyası, 81 vilayete demokrasi anıtları inşa edilmesini istedi. BTSO, ayrıca Ömer Halisdemir adına her yıl demokrasi ödülü verecek.
BTSO önderliğinde 82 kurum ve kuruluş, hain darbe girişimini kınayarak, hükümete destek verdi. Ortak bildiriyi BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay okudu. Burkay, Bursa iş dünyası olarak milli irademize ve demokrasimize sahip çıkmak için bir araya geldik. 15 Temmuz gecesi ne yazikki millet iradesini hiçe sayan, demokrasimiz adına utanç verici bir girişime şahit olduk. Şükürler olsun ki milletimiz, askeri kamuflajla terör estiren FETÖ terör örgütüne gereken cevabı canını hiçe sayarak ve gözünü kırpmadan vermiştir. Milletimizin iradesi ve devlet kurumlarımızın takdire şayan dayanışması, birliğimizi ve geleceğimizi tehdit eden FETÖterör örgütü mensuplarının ve destekçilerinin heveslerini kursaklarında bırakmıştır" dedi.
"15 Temmuz, ülke olarak demokrasiye inancımızı ve bağlılığımızı tüm dünyaya bir kez daha ilan ettiğimiz çok özel bir gün olarak tarihteki yerini almıştır" diyen Burkay, "Demokrasinin temel niteliği olan halk insiyatifi ve sivilleşme bir kültür olarak varlığını toplumumuzda en güçlü şekilde hissettirmiştir. Güçlü Türkiye'nin ve güçlü ekonominin temeli güçlü demokrasi, güçlü demokrasinin güvencesi de sivil insiyatifin varlığıdır. Milletimizin bu bilinci düşünce ve aksiyon planında zamanı geldiğinde ortaya koyacağına da tüm dünya şahit oldu. Türk milleti artık kendisine dayatılmak istenen herşeyi kabullenmeyeceğini ilan etmiş, iradesinin ve tercihinin ne pahasına olursa olsun arkasında duracağını göstermiştir" diye konuştu.
Bu alçakça saldırıya karşı örnek bir duruş sergileyen vatansever vatandaşları tebrik ettiğini belirten Burkay, söylerini şöyle sürdürdü:
"Gururla ifade etmek istiyorum ki, iradesinden başka güç tanımadığımız milletimizin, hükümetimizin, başbakanımızın ve seçilmiş cumhurbaşkanımızın yanında olduğumuzu hiç tereddüt etmeden açıklayan ilk oda olduk. Ülkemizin hedeflerinde olduğu gibi köklütarihinde de derin izlere sahip olan Bursa'mız, milli birliğimizin ve egemenliğimizin sembol şehirleri arasındadır. Anadolu'nun kadim başkenti özelliğini taşıyan Bursa'mızın Yunan işgali altında olduğu dönemde, kürsüsü 2 yıl boyunca siyah sancak ile kapatılan Meclisimizin tarihinde ilk kez bombalanması da bizleri derinden yaraladı. Bizler bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da halkımızın iradesini sembolize eden meclisimize karşı bağlılığımızı ve milli irademizin hukukunu korumaya devam edeceğiz. Bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum: Hiç kimsenin gücü yüce meclisimizi yıkmaya yetmeyecek. Milli irademizin çiğnenmesine asla ama asla izin vermeyeceğiz".
"Türkiye, ne çektiyse darbeci zihniyetten çekmiştir" diyen Burkay, "Her darbe dönemi sosyal hayatımızda kapanmayan yaralar, ekonomimizde ise telafisi yıllar süren tahribatlara sebep olmuştur. Büyümenin temelini oluşturan siyasi istikrar ise beraberinde ekonomik kazanımları getirmiştir. Geride bıraktığımız 10-15 yıllık dönemde Türkiye ekonomisinin geldiği nokta tüm dünya tarafından takdirle karşılanmıştır. Türkiye'mizi daha da büyütmek maksadıyla yoğun gayret sarfettiğimiz bir dönemde,acı bir tecrübe olsa da 'Demokrasi Bayramı' olarak anılacak milli duruşumuz, geleceğe dair umutlarımızı daha da artırmıştır. Bugün, güçlenen siyasi istikrar ve milletimizin desteği ile dünden daha güçlüyüz. Yaşanan olağanüstü duruma rağmen ekonomik parametrelerin olağan seyrini koruması, temelleri sağlam bir ekonominin ve güven veren güçlü bir ülkenin göstergesidir. Şer odaklarının kaos beklentilerine karşı Merkez Bankası'nın başta faiz indirimi ve likidite kanallarını açmaya dönük olarak yaptığı yerinde müdahaleler, piyasaların etkin işleyişine destek sağlamıştır. Merkez Bankası'nın dünyamızın reel beklentilerine uygun adımları bundan sonra da kararlılıkla sürdürmesini bekliyoruz. Dış politikada İsrail ve Rusya başta olmak üzere, yakın ve komşu ülkelerle başlatılan normalleşme sürecinin devam etmesini de arzu ediyoruz. Dışarıda yürütülen olumsuz kampanyaları ve oluşturulmak istenen algıyı hep birlikte bertaraf etmek zorundayız. Türkiye'miz yerli ve yabancı yatırımcılar için bugün olduğu gibi yarın da cazibe merkezi olacak bir potansiyele sahiptir. Hangi art niyetle ülkemizin algısı ve istikrarı zedelenmeye çalışılırsa çalışılsın, bugün yakalamış olduğumuz milli birlik erdemini geleceğe de taşımayı becerebilirsek, kazanan yine ülkemiz olacaktır. Önümüze çıkan engellere ve oluşturulmak istenen kaos senaryolarına rağmen yaşadığımız coğrafyanın kaderimizi belirlemesine izin vermeyeceğiz. Bu coğrafyanın geleceğinin şekillenmesinde Türkiye olarak söz sahibi olacağımızı buradan bir kez daha kararlılıkla ilan ediyorum. Ortak aklın hakim olduğu bu süreçte yeni hedef, daha güçlü bir demokrasi ve daha güçlü ekonomi için yeni anayasanın derhal yüce meclisimizden geçmesidir. İçinde bulunduğu şartlara rağmen 26 çeyrektir büyüme başarısı gösteren Türkiye, son dönemde gerçekleştirdiği tarihi yatırımlarla gıpta edilen bir ülkedir. Dünyanın krizlerle boğuştuğu bir dönemde ülkemiz hayal bile edemediğimiz projelere kavuşmuştur. Üretimin ve ihracatın merkezi Bursa'da milletimizin kararlılığı ile birlikte, iş dünyası temsilcileri olarak taşıdığımız ortak inançla tüm hedeflerimize dünden daha emin adımlarla yürüyeceğiz. Buradan iş dünyamıza ve halkımıza da çağrıda bulunmak istiyorum: Güçlü bir ekonomi ve güçlü bir Türkiye için bugün daha fazla alışveriş ve daha fazla ticaret zamanıdır. Gelin bu ülkenin geleceğini karanlıklara sürüklemek isteyenlere karşı bu süreçten yine omuz omuza daha hızlı vegüçlü bir şekilde çıkalım. Halkımızı şehir ekonomimizin kalbi olan tarihi çarşı ve hanlar bölgemiz başta olmak üzere bütün alışveriş merkezlerimizde ve çarşılarımızda ticaretin katlanarak devam ettirmeye davet ediyorum" şeklinde konuştu.
81 ile demokrasi anıtını teklifi
Burkay, "Türkiye gibi demokrasiye büyük emek vermiş bir ülkede vatandaşlarımızın üzerine kurşun yağdıran, milli egemenliğimizin sembolü meclisimizi bombalayan FETÖ terör örgütü mensuplarını bir kez daha lanetliyoruz. Hastalıklı düşünce yapısı ile hükümetimizi ve devlet kademelerimizi ele geçirmeye yeltenen FETÖ'cü ihanet çetesinin kanun önünde hakettikleri şekilde en ağır cezaya çarptırılacağına inanıyoruz. Demokrasimize sahip çıkarken canlarını feda eden güvenlik güçlerimize ve vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.
Düşman işgaline karşı milli mücadelemizin sembolü olan Hasan Tahsin gibi, darbeci çeteye hayata pahasına ilk kurşunu sıkan şehit kardeşimiz Ömer Halisdemir de ebediyen son demokrasi zaferimizin sembolü olarak anılacaktır. Başta Ömer Halisdemir kardeşimiz olmak üzere bütün ülkemizin şanlı tarihine altın harflerle yazılacak demokrasi zaferimizi bizlere kazandıran bütün şehitlerimizi unutulmaz kılmak adına 81 ilimize 81 anıt yapılmasını talep ediyoruz. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak Bursa'da demokrasi meydanında bir demokrasi anıtı inşa edeceğiz. Bununla birlikte her yıl Ömer Halisdemir adına bir demokrasi ödülü vereceğimizi ilan ederek 15 Temmuz tarihinin Demokrasi Bayramı olmasını destekliyoruz.
Başta Cumhurbaşkanımız ve Başkomutanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım olmak üzere demokrasimize ve milli irademize sahip çıkan devlet büyüklerimize,Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve Emniyet Genel Müdürlüğümüz ile kahraman halkımıza bir kez daha şükranlarımızı arz ediyoruz. Bu akşam eski adıyla Fomara, yeni adıyla Demokrasi Meydanı'nda demokrasi nöbetinde buluşacağız" diyerek sözlerini noktaladı.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2016.07.20 13:06