Bursa'nın Gürsu İlçesi'nde üst üste meydana gelen depremler sonrasında Jeoloji Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Engin Er açıklama yaptı.
MEMET CAN YEŞİLBAŞ / BURSADA BUGÜN
Bursa'nın Gürsu İlçesi'nde gerçekleşen ardışık depremler sonrasında Jeoloji Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Engin Er, önemli açıklamalarda bulundu. Çalışmaların hızlanması gerektiğinin altını çizen Engin Er Planlama ve denetimin önemini vurguladıJeoloji Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Engin Er, Gürsu'da aynı gün içinde iki deprem yaşandığını ve benzer büyüklükte depremlerin Gemlik'te de meydana geldiğini belirtti. Bu durumun sadece Türkiye'de değil, dünya genelinde deprem aktivitelerinin arttığına işaret ettiğini vurguladı. Ayrıca, 2012 yılında devlet tarafından yayınlanan aktif fay hatları haritasında belirtilen hatlar üzerinde hareketlerin gerçekleştiğini ifade etti.
"AKTİF FAY HATTI DEPREMİ GERÇEKLEŞTİRDİ"
Engin Er, Bursa'daki depremin İstanbul gibi olmadığını ve 1999 depremini hissetme şeklimizin farklı olduğunu dile getirdi. 1999 depreminde önce bir sarsıntı yaşandığını ve ardından bir başka sarsıntının geldiğini anlatarak, bu tip depremlerin aniden ve "alttan vurdu" şeklinde hissedildiğini söyledi. Bu depremin, yerleşim yerinin altından geçen bir fay hattından kaynaklandığını belirtti ve 3 büyüklüğündeki bir depremin Bursa'da hissedilebileceğini sözlerine ekledi. Özellikle Karahıdır Köyü'nün içinden geçen bir aktif fay hattının etkisiyle bu depremin gerçekleştiğini ifade etti.
Gürsu'nun zemini alüvyon zemin olduğundan depremin etkisinin daha fazla hissedildiğini belirten Er, kayalık zemine yapılan üst bölgelerdeki binaların depremi daha az hissettiğini söyledi. Risk faktörünü değerlendirmek için çeşitli açılardan ele almak gerektiğini belirten Er, öncelikle fay hattı üzerindeki yerlerin birinci öncelik olarak ele alınması gerektiğini ve bunun 1/1000'lik planlara eklenmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, depremin tetiklediği heyelanların da ikinci sıraya alınması gerektiğini ve örnek olarak Kahramanmaraş ve Hatay'da yaşanan depremlere atıfta bulundu.
"KENTSEL DÖNÜŞÜME İHTİYAÇ DUYULACAK ALANLARI KENDİ ELİMİZLE İNŞA ETMEYELİM"
Bursa'nın birçok ilçesinde bu tür bölgelerin bulunduğunu ve dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Şube Başkanı Er, "Ayrıca, depremin etkisini artıran zemin tiplerine de dikkat edilmesi gerektiğini belirtti ve alüvyon zeminlerin, Bursa Ovası, Gürsu Ovası ve Kestel Ovası gibi alüvyon zeminler üzerine oturmuş yerleşim yerlerinde dikkat edilmesi lazım. Bu bölgeler depremin büyüklüğünü daha fazla hissediyor.
Yerleşim anlamında etüt yaparken daha fazla dikkat etmemiz gerekir. Özellikle denetim konusuna çok dikkat etmeliyiz. Bu yaşanan depremler bizim elimizi hızlandırmamız gerektiğinin bir işaretidir. Bir dönüşüm yaparken de öncelikle, şehrimizin planlarının doğru yapılması önemlidir. Mikro planlama çalışmalarının yapılması gereklidir. Biz gerekli teknik çalışmaları yapmadan kentsel dönüşüm yaparsak, kentsel dönüşeme ihtiyaç duyulan alanları kendi ellerimizle oluşturmuş oluruz. Kentsel dönüşümü hızlandırmayız, fakat bilimsel verilerin ışında bunu yapmalıyız. Planlama ve denetim konusu çok önemli. Yönetmeliklerin değişmesi lazım. Denetim sistemi olması gerektiği gibi ilerlemiyor. Belediyelerin uyacakları yönetmeliklerin net bir şekilde ortaya konulması gerekiyor" diye konuştu.
Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan: Gürsu bir deprem görecektir
Bursa Bölge, 2023.06.06 14:32