Bursa Özel Esentepe Hastanesi Klinik Psikoloji Bölümü'nde Uzman Psikolog Begüm Ece Çalışkan, panik atak ve panik bozukluk hakkında detaylı bilgi verdi.
CANSU ÖZDEMİR / BURSADA BUGÜN
Bursa Özel Esentepe Hastanesi Klinik Psikoloji Bölümü'nde Uzman Psikolog Begüm Ece Çalışkan, panik atak ve panik bozukluk hakkında detaylı bilgi verdi.
Uzm. Psk. Begüm Ece Çalışkan; aşırı yorgunluk, kadınlardaki adet öncesi sendrom, fazla kafein tüketimi, tiroit bezlerinin çalışmasındaki bazı sorunların görülmesi panik atak ve panik bozukluğu tetikleyebildiğini ifade etti.
Panik atağın yoğun bir sıkıntı gibi tarif edildiğini belirten Çalışkan, üç çeşit panik atak olduğunu belirterek; "Panik atağı aniden veya bazen bit uyaranla beraber ortaya çıkan, kişiye tehlikeli olduğunu hissettiren bedensel, zihinsel ve psikolojik belirtilerle ortaya çıkan bir yaşantıdır. Bu ataklar yoğun bir sıkıntı gibi tarif edilebilir. Kişi 'içim sıkılıyor' olarak tarif edebilirken bazen de korku ve dehşet gibi de tanımlanabilir. Panik ataklar üç türlüdür. Hiçbir şey yokken ortaya çıkan, spontane panik ataklar. Kişinin tehlikeli olarak yorumladığı durumlarda ortaya çıkan panik ataklar ve belirli durumlarda kişinin bazen panik atak yaşadığı bazen de panik atak yaşamadan da atlatabildiği ataklar olarak üç türde görülmektedir. Örneğin uçakta bazen panik atak yaşayan insanlar bazen yolculuklarını çok rahat bir şekilde tamamlayabilirler'' şeklinde konuştu.
Çalışkan; çarpıntı, titreme, terleme, aniden üşüme, vücutta karıncalanma, uyuşma gibi fiziksel belirtisi ve pek çok zihinsel belirtisi bulunan panik bozukluk ile ilgili sözlerinde şu ifadelere yer verdi; "Panik bozukluk, isminden de anlaşılacağı gibi panik atak ile aynı olduğu zannedilir. Gerçekten birbirleriyle çok ilişkilidir ancak aynı değildir. Panik bozukluk, bir ruhsal sorundur, tanıdır. Panik bozuklukta daha çok aniden gelişen atakları görmekteyiz. Bu atakların yanı sıra kişinin gelecekte olabilecek yeni ataklara karşı yeni bir fobi oluşturmasından bahsederiz. Kişinin endişelerinde, 'tekrar atak gelecek mi, atak geldiğinde delirecek miyim, kalp krizinden ölür müyüm' gibi endişeler eşlik eder. Bu durumlarda panik bozukluk oluştu demeye başlarız. Panik bozukluğa özgü olarak gördüğümüz panik ataklardaki bedensel belirtiler arasında çarpıntı, titreme, terleme, aniden üşüme, vücutta karıncalanma, uyuşma gibi fiziksel belirtilerden bahsedebiliriz. Bu fiziksel belirtilere eşlik eden zihinsel belirtiler vardır. O an çevre gerçek değilmiş gibi, kişi kendini bir rüyada veya bir filmdeymiş gibi hissedebilir. Kendini dışarıdan izleyen bir yabancı gibi hissedebilir. Bazen de tekrar panik atak yaşayacağım korkusuyla kişinin yerlerden, araçlardan, durumlardan kaçınmaya başladığını görürüz. Kişi panik atak geçireceğim korkusuyla, panik atağı geçirdiği durumlara karşı yeni bir fobi geliştirir. Bu duruma 'Agorafobi' deriz. Bu durum, kişinin sosyal hayatına negatif etki anlamında oldukça etkileyebilecek bir durumdur.''
PANİK HALİNİN SEBEPLERİ NELER?
Uzman Psikolog Begüm Ece Çalışkan, genetik faktörler, çevresel olaylar, ailede büyürken üstlenilen rollerin panik atak ve panik bozukluğa neden olabileceğini söyledi. Panik atağın ölümcül tehlikede bir rahatsızlık olmadığını ifade eden Çalışkan, konuyla ilgili şu sözleri aktardı; "Panik atak ve panik bozukluğun olma sebepleri, birçok psikolojik rahatsızlıkta olduğu gibi çok etkenlidir. Biyolojik ve genetik faktörlerden, çevresel olaylardan, ailede büyürken üstlenilen rollerden bahsedebiliriz. Genellikle başlangıç noktasının bir fiziksel durum olduğunu götürürüz. Aniden yaşanan fiziksel durumun bedensel belirtilerinin yanı sıra aynı zamanda kişi zihinsel belirti oluşturur. 'Ben şu an kötü bir şey yaşıyorum, öleceğim, ölebilirim' gibi zihinsel belirti de eklendiğinde panik atağın tetiklenmiş olduğunu görürüz. Güncel araştırmalar aşırı yorgunluk, kadınlardaki adet öncesi sendrom, fazla kafein tüketimi, tiroit bezlerinin çalışmasındaki bazı sorunların görülmesi gibi durumlarda panik atak oluşumunun desteklendiği söylenmektedir. Biliyoruz ki panik bozuklukta görülen panik ataklar, vücudun tehlikeli olarak gördüğü duruma karşı verdiği bir tepkidir ve tehlikesizdir. Fakat bunu yaşayan kişi durumu anlamlandıramadığı için o uyarılmayı yorumlamaya başlar. Kaçınma ve güvenlik arama davranışları da bu yorumlamaları destekleyerek, atağın ve bozukluğun sürdürülmesinde rol oynamış olur. Bizler psikologlar olarak korku koşullanmasını azaltmayı yönelik davranışçı yöntemlerden ve kişinin felaketleştirme durumlarını değiştirmeye, anlamaya yönelik bilişsel yöntemlerden yararlanırız. Bazı durumlarda bir psikiyatrist hekimden ilaç desteği almak konusunda yönlendirme yaparız."
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Sağlık, 2022.03.23 10:51