21 Sağlık sendikasının katılımıyla SABİM Platformu Türkiye genelinde eş zamanlı iş bırakma eylemi gerçekleştiriyor.
SİMLANUR İNCE - MEMET CAN YEŞİLBAŞ / BURSADA BUGÜN
21 Sağlık Sendikasının katılımıyla SABİM Platformu, Türkiye genelinde eş zamanlı iş bırakıyor. Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi önünde gerçekleştirilen eylem kapsamında, sağlık çalışanlarının 5 temel talebi olan, 'Şiddetin önlenmesi, mali haklar, özlük hakları, çalışma koşulları ve liyakat sorunu' ele alınıyor.
Türkiye genelinde düzenlenen eylemle birlikte, aile sağlığı merkezleri, acil servisler, tüm ADSM ve diğer bağlı diş poliklinikleri bugün ve yarın hizmet vermeyecek.
12 Sendikanın eş zamanlı düzenlediği eyleme, CHP Bursa Milletvekilleri Kayıhan Pala ve Orhan Sarıbal da katıldı.
SABİM adına ortak basın açıklamasını okuyan Hekim Birliği Sendikası Bursa İl Başkanı Sibel Arıkan Hacıoğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle;
21 mücadele kuruluşunun bir araya geldiği SABİM platformunda yer alan kuruluşlara üye olarak bizlere olan güvenini tasdik eden kıymetli üyelerimiz, siz değerli halkımız ve hastalarımız, ayrı yönlerimizi bir kenara bırakarak sağlık ve sosyal hizmet kolunda görev yapan kamu çalışanlarının ortak taleplerini, haklı mücadelemizi daha sesli duyurabilmek, birlikteliğimizi ortaya koyabilmek adına SABİM platformu çatısı altında bir araya geldik.
"EKONOMİK OLARAK AÇLIK SINIRINDAYIZ"
Toplu sözleşme taleplerimizi belirleyerek, platformun büyük çoğunluğunun katılımıyla 1-2 Ağustos'ta ülke genelinde iş bırakma kararı aldık. Çünkü;
Ölüyoruz!
Öldürülüyoruz!
Ekonomik olarak açlık sınırındayız!
Tükeniyoruz!
"BİR BIÇAK DARBESİYLE ÖLEBİLİRİZ"
Tırnak makasıyla AVM'lere dahi girilemeyen bir zamanda, silahla polikliniğe girip sağa sola ateş edebilen kişilerle iç içeyiz. Şiddetin gölgesinde hizmet üretmeye çalışırken, her an bu silahtan çıkan bir kurşunla, hatta başımıza indirilen bir oksijen tüpüyle, gelecek bir bıçak darbesiyle ölebiliriz!
Şiddeti engellemek için sadece kanunların yeterli olmayacağını biliyoruz! Rant alanına dönüştürülen ve kışkırtılan sağlık talebi, saygının yok edilmesi, eksik istihdamla verilmeye çalışılan hizmet, sanal kuyruklar, 5-10 dakika muayene süreleri...
Şiddeti üreten, bu sistemin kendisi, biliyoruz.
Çeşitli kalemler altında ödenen ve emekliliğe yansıtılmayan ek ödemelerle avutuluyoruz, kandırılıyoruz. Gerçek enflasyon karşısında bizlere sadece yüzde 17,5 zam reva görülürken, emekliliğimize yansımayan seyyanen zam ile eğitimli olmak cezalandırılıyor ve mezarda emekliliğe mahkûm ediliyoruz.
SABİM adına ortak basın açıklamasını okuyan, Anadolu Sağlık Sen Bursa İl Başkanı Yunus Yavuz'un konuşmasından satır başları şöyle;
Alım gücümüz büyük bir hızla azalıyor, fazla çalışma ücretimiz, iş hukukuna göre normal mesaimizin 2 katı olması gerekirken, yarısından az alıyoruz. Çocuklarımız için sağlıklı beslenme koşullarını sağlayamıyoruz, eğitim masraflarını, kiramızı bile ödemekte zorlanıyoruz. Uluslararası aile hekimliği uygulamaları ile ilgisi olmayan düzenlemeler, yetersiz aile sağlığı merkezi gider ödemeleri, yetersiz aile hekimi ve aile sağlığı çalışanı sorunu çözülmüyor, düşük tavan katsayısı ve destek ödemesi ile aile sağlığı çalışanları yok sayılıyor ve birçok angarya iş yükü ile 85 milyon vatandaşın koruyucu sağlık hizmeti ihmal ediliyor.
"SAĞLIK EKİBİNİN HİÇBİR ÜYESİ ARTIK NEFES ALAMIYOR"
2010 yılından bu yana sayısız başarı elde etmiş aile hekimliği uygulaması, liyakatsiz eller sebebiyle geriye gitmeye devam ediyor. 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nu düzenlemek yerine 657 sayılı Kanuna göre ceza verilerek anayasal haklar görmezden geliniyor, liyakatsizlik ve art niyet, yönetimdeki etki alanını giderek arttırıyor.
Sağlık sistemindeki kargaşa ve huzursuzluk nedeniyle, hekimlerimiz, hemşirelerimiz, ebelerimiz, teknikerlerimiz, teknisyenlerimiz; genel idari, teknik ve yardımcı hizmetler sınıflarındaki çalışanlar gibi sağlık ekibinin hiçbir üyesi artık nefes alamıyor.
"MEMURUM DEMEKTEN UTANIR HALE GELDİK"
Daha ne kadar dibe vurabiliriz? Artık göğsümüzü gere gere hekimim, hemşireyim, ebeyim, sağlık çalışanıyım demeyi geçtik, çalışanlar olarak memurum demekten utanır hale geldik. Ayrıca, Sarı-Sen'in Toplu Sözleşme Teklifinde ileri sürdüğü, Dayanışma aidatını kabul etmiyoruz! Sendikal ikramiyenin barajlara bağlanmasını kabul etmiyoruz! Yetkili sendika tarafından kullanılan ve ayrımcılığa yol açan tabip dışı ifadesini kabul etmiyoruz!
"HEP BERABER, HAKKIMIZI VERİN DİYECEĞİZ!"
Ne yapacağız? Kafamızı öne eğip "Boş ver, böyle gelmiş böyle gider, başımı derde sokmayayım" mı diyeceğiz! Yoksa bize yapılan zulme sesimizi çıkarıp tepkimizi mi göstereceğiz? Tabii ki, demokratik tepkimizi meşru zeminde göstererek, hep beraber, tek bir ağızdan artık yeter, hakkımızı verin diyeceğiz!
"SAĞLIK EN TEMEL HAKTIR"
Biliyoruz ki, sağlık, en temel haktır. Sağlık hizmetleri bir ekip işidir ve bir bütündür! Ülkemizde oluşacak ideal sağlık sisteminin en büyük destekçisi olan bizler, hastalarımızın nitelikli tedavi olma, bakım alma ve iyileşme hakkını savunduğumuzun bilinmesini arzu ediyoruz. Pandemide, depremlerde ve her türlü zorlu şartlarda halkımıza ve hastalarımıza verdiğimiz fedakârca hizmetin unutulmamasını bekliyoruz.
"TÜM HALKIMIZI YANIMIZDA OLMAYA DAVET EDİYORUZ"
Nitelikli sağlık hizmeti için verilecek bu mücadelede sadece kendimiz için değil, hastalarımız için de mücadele ettiğimizin bilinciyle, tüm halkımızı yanımızda olmaya davet ediyoruz. Bu sebeplerle; Hakkımız, halkımız ve hastalarımız için, ideal sağlık sistemi için, Bugün ve yarın acil işlemler dışında sağlık hizmetini durduruyor, iş bırakıyoruz!
CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala'nın konuşmasından satır başları şöyle;
Bugünkü duruşunuz çok değerli 1989 yıllardan bu yana vurgu yaptığımız sorunlar halen çözülmüş değil. Maalesef can ve gelir güvencemiz yok. Herhangi sağlık emekçisinin yoksulluk sınırı altında gelirinin olması utanç vericidir. Hiç bir sağlık emekçinin eline geçen ücretin yoksulluk sınırının altında olmaması gerekir.
"GELİR VE İŞ GÜVENCESİNE İHTİYACIMIZ VAR"
Gelir ve iş güvencesine ihtiyacımız var. Özellikle aile sağlığı merkezinde çalışan arkadaşlarımızın durumunu yakından biliyorsunuz. Bunların hiç birini kabul etmiyoruz. Ve bugün buradaki birlikteliğimizi çok değerli buluyorum. Mesleklerini bu güzel ülkede yapmak için kafalarında soru işareti bırakmayacak bir sisteme ihtiyacımız var. Sağlık Bakanı temsilcileri Ankara'da toplamalı ve bir yasal düzenleme gündeme getirilmelidir.
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal'ın konuşmasından satır başları şöyle;
Sadece sağlık çalışanları değil, bu ülkede bütün emekçilerin durumu gerçekten kötü. Özellikle sağlık çalışanları açısından bakıldığında, sağlık artık kapitalizmin kıskacındadır. Paran kadar hizmet ve tedavi görebiliyorsun. Sağlık sisteminin bir an önce para özel sistemden kurtulması gerekiyor. Şiddet sadece sağlık emekçilerine değil. Çetelerin ağırlıkta olduğu bir düzende yaşıyoruz. Neden? Hukuksuzluğun olduğu bir yerde, gücü eline alan kendi düzenini yaratmaya çalışır. Hukuk üstünlüğünün olmadığı bir ortamda çete ve güçlerin egemen olduğu bir düzen kalır. Sadece bakanlığa değil saraya da sözümüz olsun. Bir an önce eşitlikten yana olun.
Bursa Bölge, 2023.08.01 12:38