Kalite ve Başarı Sempozyumu 'Geleceği Hazırlamak' temasıyla başladı. Dünyayı saran tüketim kültürü, teknolojideki akıl almaz boyutlara varan gelişmeler, enerji krizleri ve ekonomik çözülmelerin masaya yatırıldığı sempozyumda gelecek öngörülerine farklı bir pencere açılacak.
Rabia DENİZ/BURSADABUGUN.COM
KalDer Bursa Şubesi ve BUSİAD işbirliğiyle düzenlenen 11. Kalite ve Başarı Sempozyumu 'Geleceği Hazırlamak' temasıyla başladı. Gelecek kuşaklara yaşanabilir bir ortam bırakmak için özel ve kamu sektörü, STK temsilcileri ve akademisyenler sempozyumda bir araya geldi. Dünyayı saran tüketim kültürü, teknolojideki akıl almaz boyutlara varan gelişmeler, enerji krizleri, ekonomik çözülmelerin masaya yatırıldığı ana oturumda gelecek öngörülerine farklı bir pencere açılacak. İki gün sürecek olan sempozyumda 27 konuşmacı 'Geleceği Hazırlamak' başlığı altında sunumlar yapacak. Sempozyumların sonunda Bursa Kalite Ödülleri de sahiplerini bulacak.
BİZ HER ALANDA 'AKİL'Lİ OLAMADIK
Almira Otel'de düzenlenen sempozyumun açılışında konuşan KalDer Başkanı Emin Direkçi, tüketim alışkanlıklarının sürdürülebilir yaşam için değiştirilmesi gerektiğine işaret etti. Geçmişi iyi okuyup gelecekte aynı hatalara yer verilmemesi gerektiğinin altını çizen Direkçi; fikre, emeğe, insana ve yaşama sahip çıkılmasının önemine değindi. Yapılacak işleri hızlandırmak ve kolaylaştırmak için sivil toplum örgütlerini göreve davet eden Direkçi imalı bir açıklama da yaparak salondakileri güldürdü. Direkçi, "Doğu Karadeniz'de gençler bir taşkınlık ya da yaramazlık yapınca "Akilli ol uşağım" derler. Bizler her alanda akil'li olamadık ama; akıllı, çalışkan ve kaliteli yaşamak ve yaşatmak için elimizden geleni yapacağız" ifadelerini kullandı.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK KADIN OLMADAN OLMAZ!
BUSİAD Başkanı Oya Coşkunöz de, sürdürülebilir bir geleceğe işaret ederek, "Dünyayı saran tüketim kültürü daha hızlı gelecek öngörüleri yapmayı zorunlu kılıyor. Acımasız rekabet karşısında her ne pahasına olursa olsun üretmek anlayışı ile sürdürülebilirlik sağlanamaz. Sürdürülebilirlik için tasarrufu ve enerji verimliliğini arttıracak önlemler, yenilenebilir enerji ve Ar-Ge faaliyetleri öncelikle desteklenmelidir" diye konuştu. Geleceğin hızlanmasındaki en önemli unsurlardan birinin kadın olduğuna dikkati çeken Yöney, kadınların toplumsal hayatın her alanına aktif olarak katılması gerektiğini vurgulayarak, eğitim sisteminin de bunda önemli rol üstlendiğini ifade etti.
GELECEĞİ KONUŞACAKLAR
Sempozyum ayrıca farklı deneyimlere sahip konuşmacılara da ev sahipliği yaptı. Açılış konuşmalarının ardından ana oturum başladı. Ana oturumda Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ'ın başkanlığında TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Cansen Başaran Symes ile Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Mehmet Yörükoğlu yer aldı. Önümüzdeki dönemde yapay zekanın birçok şeyi değiştireceğini belirten Yörükoğlu, fiziksel birçok işi makinelerin alacağını dile getirdi. Hayallere sınır tanınmaması gerektiğini de vurgulayan Symes, insani değerlerin önem kazanacağını kaydetti.
"YETENEKLERİN NASIL ELİMİZDE TUTACAĞIZ BUNA BAKMAMIZ LAZIM"
Symes, dijital hayat tarzı, hız, birbirine bağlılık, inovasyon ve kalitenin önemli olduğunu dile getirdi. Şirketlerin rekabet gücünü eleştirdiklerini de söyleyen Symes, şirketleri rekabetli olmayan toplumların hiçbir yere gidemeyeceğini dile getirdi. Eğitimin önemine de işaret eden Symes, insanların kolaycılığa ulaştıklarını ifade etti. Türkiye'nin genç nüfusa sahip olduğuna değinen Symes, "O gider, yenisi gelir yanlış bir kavram. İyi yetişmiş insan çok az, nüfus arttıkça daha da azalıyor. O yüzden o yetenekleri nasıl elimizde tutacağız buna bakmamız lazım" diye konuştu.
"GÜNDEMİMİZDE SADAKATİ GÜNDEMDE TUTMALIYIZ"
Türkiye'nin daha hızlı büyümesi gerektiğine de işaret eden Symes, "Türkiye'nin fırsat penceresi ciddi ajanda ile yönetilmeli. Çalışanların yüzde 45'i 3 - 5 yıl arasında işini değiştiriyor. İnovasyon dediğimizde iş dünyasını iş tehdit bekliyor. Geleceğinizi bağladığınız zaman çok smart olmanız lazım. Yeni kuşakta sadakati gündemde tutmak çok zor. Teknoloji sosyalleşme, sosyal ağ çok önemli. İş ve özel hayat dengesi çok önemli. Geçmişteki bilinçsiz tüketici yok olmaya başladı. Herkes bilgiye ulaşıyor. Ürünün nasıl ve kimler tarafından üretildiğini sorgulayan tüketici var" dedi.
"MAKRO İLE ÖZGÜVENİ ARTTIRIRKEN, MİKROYU KAÇIRMAMALIYIZ"
Devletlerin ülkelerin reformları üzerindeki rolünün çok önemli olduğuna işaret eden Symes, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ankara ziyaretlerinde de çok fazla özgüven aldık. Ekonomi makro olarak doğru yönetiliyor ve güven var. Ekonomi Bakanı Ali Babacan'ın hakkını vermemiz lazım. Makro ile özgüveni arttırarak mikroyu kaçırmamız lazım. Türkiye'nin rekabet gücünde mikronin focus olması lazım. Sanayi stratejisi ile inovasyon, Ar-Ge'ye destek vermek çok düzgün adımlar. İş dünyası literatürüne girdi. Yeterli mi? Değil. Bundan sonra rekabet gücünü artıracak yabancı sermaye ile elele olacak. Mikro reformlar rekabet ortamı. Yatırım önündeki engeller kısmı çok önemli. Devletin rolü yatırım ortamının teşviği ve düzgün şekilde olması rolü var. Bunu besleyecek eğitim ve teknoloji alt yapıları önemli. Türkiye'de önemli bir sıkıntı vergi adaletsizliği. Rekabetçi ekonomide vergiyi verenle vermeyi çarpıştırarak büyük buluşmayı gerçekleştiremezsiniz. Büyük resimde liderlik projelerinden Türk iş dünyasının önünü açıyoruz ama başarı küçük detaylarda saklıdır. Türkiye'de mini reformların kayıt dışı ekonomi vergiyi tabandan alınması yapılmadığı takdirde yabancı sermayeyi büyük boyutta getiremezsiniz."
"GELİŞMELER ÇOK HIZLI OLUYOR"
Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Doç, Dr. Mehmet Yörükoğlu ise çalıştığı kurumunu kısa vadeli hedefler sunduğunu söyledi. Yörükoğlu, 500 yıl önceki Kanuni Sultan Süleyman veya Firavun döneminden çok daha fazla tatmin edici bir dönemin yaşandığını söyleyerek, dünyada önemli gelişmelerin yaşandığını vurguladı. Rekabet alanının arttığına dikkat çeken Yörükoğlu, "Bunların hepsi tüketiciye yarıyor. 19'uncu yüzyıl sonrası telefonu ABD içinde hane halkının yüzde 25'ine ulaşması 40 yıl aldı. İnterneti 20'nci yüzyıl sonrası alıyoruz. Kullanımında 7 sonra hane halkının yüzde 25'ine ulaşıyor. Herşey çok hızlı ulaşıyor. Ucuzluyor da" dedi.
Sempozyum iki gün boyunca devam edecek...
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2013.04.12 12:15