Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında düzenlenen 'Güven Toplumunun İnşası Şiddetin Anatomisi ve Çözüm Yolları Paneli' gerçekleştirildi.
HÜSEYİN İZCİ / BURSADA BUGÜN
'Güven Toplumunun İnşası Şiddetin Anatomisi ve Çözüm Yolları Paneli' Tayyare Kültür Merkezi'nde düzenlendi.
Gerçekleştirilen programa Bursa Valisi Mahmut Demirtaş ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş katıldı.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'ın konuşmasından satır başları şöyle;
Ben Kadem'e teşekkür ediyorum. Bizim inancımız ve kültürümüz gereği kadın.toplumun olmazsa olmazıdır. Her muvaffak olmuş erkeğin arkasında bir kadının olduğunu bilen insanlarız. Ama son zamanlarda aile kavramının zarar gördüğünü görüyoruz. Kadına şiddetin artması hiç doğru değil. Karı koca lafı çok anlamlı bir laf. İkisi bir olduğunda bütün olduğunda kıymetlidir. Ama son zamanlarda bunu ayıranlar oldu. Toplumda olumsuzluklar belirdi. Maalesef engelli çocuklarımıza bakanların anneler olduğunu görüyoruz. Babaların annelere bıraktığını görüyoruz. Daha sağlam bir toplum için bunların önüne geçmemiz gerekiyor. Kadınlara yönelik projelerimiz var. Yeterli mi? Değil. Daha fazlasını yapabiliriz. Elimizden gelen gayreti ortaya koyuyoruz. Kadın kooperatifi sayımızı 30'lara çıkardık. Kadın her aşamada üretebilir, faydalı olabilir. Kadını güçlendirmek lazım. Eskiden erkek çocukları daha ön plandaymış gibi bir algı vardı. Toplumun yarısı kadınlardan oluşuyor. Kadınlar mühendis mimar olabilir. Her alanda kadınlarımız var olabilir, oluyorlarda. Kadın mı üstündür? Erkek mı üstündür çabasına girmemek gerekiyor. Anne çok özeldir, çok kıymetlidir. Kadını daha da çok güçlendirmek gerektiği önemlidir. Son olarak Filistin'de bir katliam var. Bütün dünyanın duyarsız kaldığı bir dönem içerisindeyiz. 45 günde 5 binden fazla çocuk ölmüş. Temennimiz ve ümidimiz katliamın sona ermesinden yana.
AK Parti Bursa Milletvekili Emel Gözükaradurmaz'ın konuşmasından satır başları şöyle;
Maalesef bugün kadına şiddete karşı şiddeti savunanlar Filistin'de kadınlara çocuklara yapılanlara susuyorlar. Kadına yönelik şiddete karşı çeşitli adımları attık. Anayasada pozitif ayrımcılığı düzenledik. Medeni ve iş kanununda yaptığımız düzenlemelerle kadınlar için adımlar attık. Fiziksel veya iletişim araçlarıyla yapılan ısrarlı takip eylemlerinde suç kapsamına alarak şiddet mağduru olan kadınlarımıza da avukat yardımıyla da destek olmaya gayret gösterdik. Genel başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın dediği gibi kadına şiddet, insanlığa ihanettir düşüncesiyle de şiddet kimden gelirse, kime karşı yapılırsa yapılsın. şiddet yanlısı zihniyete karşı mücadelemizde kararlılıkla sürdürdük ve sürdürmeye de devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki bu reformlar, atılımlarla kadınların güvenle yaşayacakları bir Türkiye inşası ve kadınlarımızın daha güçlü, daha özgür ve daha mutlu bir yaşam sürmeleri için kadın erkek omuz omuza hep birlikte çalışmaya da devam edeceğiz.
Bursa Valisi Mahmut Demirtaş'ın konuşmasından satır başları şöyle;
Gazze'de kırk günü aşkın sürede dünyanın gözü önünde bir insanlık dramı yaşanıyor. Açık hava hapishanesi hükmündeki ikaz ve dikalemi kadınlar, çocuklar, yaşlılar canlarını kaybediyor, şehadete yürüyor. Savaş kötü yüzünü maalesef yine en çok kadınlara ve çocuklara gösteriyor. Savunmasız binlerce masum topağa düşüyor. Buradan bir kez daha Gazzeli hayatını kaybeden kadınlara çocuklara bilhassa tüm kardeşlerimize Allah'tan rahmet, görenlere acil şifalar diliyorum. Akan kan ve gözyaşının bir an evvel durmasını, Gazzeli her bir kardeşimizin yurtlarına, yuvalarına huzur emniyete yeniden kavuşmalarını temenni ediyorum. Kıymetli konuklar şiddet, bireyin zarar görmesiyle ya da acı çekmesiyle sonuçlanan içerisinde tehdit ve baskı barındıran fiziksel eylem Psikolojik ve ekonomik her türlü tutum ve davranışın bütünüdür. Bunun kadına yönelik olarak gerçekleşmesi ise şiddet türleri içerisinde en aciz ve en çirkin olanıdır. En başta ifade etmeliyim ki şiddetin hiçbir biçimde hiçbir biçimi kabul edeceğimiz bir tutum ve davranış değildir. Zira şiddete en küçük tolerans ona karşı çıkmak demektir. O nedenle. Buradan herkesi bir kez daha şiddete karşı sıfır tolerans ilkesiyle yaklaşım sergilemeye davet ediyorum.
"ŞİDDETİ KENT GÜNDEMİMİZDEN DÜŞÜRMEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ"
Altını çizmek isterim ki şiddetle mücadelede sıfır tolerans ilkesi devletimizin ilgili kurumlarının temel hareket noktasıdır. Devletimiz bu noktadan hareketle kadına yönelik şiddet olmak üzere şiddetin her türünün önüne geçmek için farklı tedbirler almakta, farklı projeler hayata geçirmektedir. Ancak üzülerek ifade etmeliyim ki alınan tüm tedbirlere, yürütülen çalışmalara rağmen kadına yönelik şiddet gündemin üst sıralarındaki yerini korumaktadır. Bizler de şiddeti kent gündemimizden düşürmemek için aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğümüz koordinasyonunda ilgili diğer kurumlarımız da çalışmalarımızı yoğun bir biçimde sürdürüyoruz. Oluşturulan eylem planları çerçevesinde bilinçlendirme ve eğitim faaliyetleri başta olmak üzere bireye ve topluma dokunan proje üretiyor, Insanımızın şiddet sarmalından bir an evvel çıkması için gereken tüm adımları atıyoruz. Cennet annelerin ayakları altındadır. Buyuran bir peygamberin ümmetiyiz. Dolayısıyla bize reva görülen bu şiddet, kin ve nefret üçgeninden çıkmaya üzerimize biçilen bu şiddet gömleğini yırtıp atmaya, kültür ve medeniyet kodlarımızda var olan güzel hasretleri ortaya çıkarmaya muktedir bir milletiz. O sebeple kendimizden başlayarak ailemizde, sokağımızda, mahallemizde yaşadığımız semtte, iyiliği, güzelliği, yayma gayreti içerisinde olmalıyız. Dinimizin kadın ile erkeği dünyada ve ahirette iki yol arkadaşı kıldığını kadın ile erkeğin birbirine emanet olduklarını unutmamalıyız. Hem kadının hem erkeğin yoldaşı olduğunu asla aklımızdan çıkarmamalıyız. Gelecek nesillerin bizlerin üzerine bina olduğunu dolayısıyla çocuklarımızı en iyi şekilde yetiştirmemiz gerektiğini her vesileyle göstermeliyiz. Evlatlarımızı kız erkek ayrımı yapmaksızın insan merkezi yetiştirmeliyiz. Saygı ve muhabbet çizgisi diri tutulmalı, geleceğe güvenle ve el ele yürümeliyiz.
Bursa Bölge, 2023.11.25 12:15