Kahramanmaraş'ta meydana gelen depremlerin ardından bilim insanlarının uyarıları devam ediyor. Katıldığı bir televizyon programında Bursa'yı işaret ederek Nilüfer ve Osmangazi bölgelerinin olası bir depremde yerle bir olacağını söyleyen Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Bursalıların ovalardan uzaklaşmasını belirtti. Peki Bursa Akademik Odalar Birliği bu konu hakkında ne düşünüyor?
HÜSEYİN İZCİ - MEMET CAN YEŞİLBAŞ / BURSADA BUGÜN
Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan'ın bu konuşması Bursa halkını endişelendirirken, oda başkanları konu hakkında daha farklı düşünceler ortaya koydu. Oda başkanları genel anlamda 'Bursa'nın yapı envanterinin çıkartılması' gerektiği yönünde fikirlerini belirtirken, Bursa'da iki bölgeye dikkat çekmenin yanlış karar olduğunu ifade ettiler.
"ÇALIŞMA YAPMIŞTIK, DEPREM ÜZERİNE GELDİ"
İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Ülkü Küçükkayalar, Bursa'da yaşanabilecek büyük bir deprem büyük yıkımlara sebep olabileceğini ön görebildiklerini söyledi. Akademik oda olarak çalışmalarının sürdürdüklerini söyleyen Küçükkayalar, "Bizim altını çizdiğimiz, çok önemsediğimiz bir konu var. Bir an önce yapı stoğumuzun envanterinin çıkarılması. Bu konuda da biz akademik oda olarak hazırız. Elimizde doğru bir model var. Bunu da yerel yöneticilere sunmak üzereyiz. Bununla ilgili çalışma yapmıştık. Deprem üzerine geldi" ifadelerini kullandı.
ENGİN ER, ERCAN'A KATILMADIĞINI SÖYLEDİ
Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan'ın yaptığı bu açıklamalara katılmadığını belirten Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Engin Er, "Birçok sıkıntımız var bizim. Dolayısıyla sadece bir bölge, bir ilçeden bahsetmek doğru değil. Bir de Bursa'da bu işi yapmak için araziye çıkmak lazım. Dolayısıyla zemin özellikleri açısından bütün ilçelerde farklılık var" şeklinde konuştu.
"BURSA'DA DEPREM OLSA BURSA KALMAZ"
"Nilüfer ve Osmangazi'de daha çok yıkılır gerisinde yıkılmaz gibi bir şeyi kabul etmiyoruz" ifadelerini kullanan Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, "Bursa'da yüzde 65-70 oranında niteliksiz yapı var. O yüzden Bursa'da deprem olsa Bursa kalmaz diye biz bunu çok uzun zamandır söylüyoruz. Yani ülkenin kalbi durur. Yapılması gereken bir an önce Bursa'nın yapı envanterinin çıkartılması lazım. Biz de odalar olarak buna hazırız" dedi.
"BURSA'DA ZEMİNİN DÜZGÜN OLDUĞU YERLER DE VAR"
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Başkanı Başar Bulut, "Bursa depremiyle ilgili 70 yıllık bir süre var ve o sürenin tam ortasındayız. Bu jeolojik zemin haritası üzerinden ciddi anlamda sıkıntılarımız var. Sıkıntılı bir bölge var. Sıkıntılı bölgeyi planlamak yerine, sıkıntılı olmayan bir bölgede şehirleşmek adına planlama yapmak lazım. Bursa'da zeminin daha düzgün olduğu yerler var. Eski Bursa dediğimiz bölgelerden bahsediyorum. Çekirge ve Kükürtlü tarafları nispeten daha sağlam ancak yapılaşmalar çok eski. 50-60 yıllık binalar var. Betonların 50 senelik olduğunu düşünürsek tamamen yenilenmesi gerekiyor. Ova dediğimiz bölgelerde kaçak yapılaşma yoğun görünüyor. Nilüfer bölgesi, Özlüce, Ertuğrul dediğimiz alanlara yapı yapılırken mutlaka zemin güçlendirmesi yapılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
"İMAR PLANLARIMIZI REVİZE ETMELİYİZ"
"Ülkemizin büyük bölümünün olduğu gibi kentimizde 1.derece deprem bölgesinde yer almaktadır. Deprem, kentlerimizde yaşanması muhtemel doğal olaylarından birisidir. Deprem dışında yaşanan iklim krizi sebebiyle sel, su baskını, heyelan gibi afetlerden de etkilenmemiz söz konusudur. Bu kapsamda aslında kentleri "afete dirençli kentler" olarak nasıl dönüştürebilirizin çalışmasını yapmak gereklidir" diyen Şehir Plancıları Odası Başkanı Murat İlkme, "Mülga Afet İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 17.1.2001 tarihinde "Bursa Büyükşehir Belediyesi Sınırları içinde yer alan Nilüfer, Osmangazi, Yıldırım İlçelerini Kapsayan Jeolojik - Jeofizik - Jeoteknik Etüt Raporu düzenlenmiştir. Bu raporlarda görüldüğü, ayrıca Yerbilimleri Harita Görüntüleyici (mta.gov.tr) gibi resmi sitelerden de görülebileceği üzere kentimizin yerleşim alanı içinde canlı faylar yer almaktadır. Faylar dışında bahsettiğim etüt raporu ve daha sonraki yıllarda yapılan çalışmalar sonucunda kentin zemin yapısı hakkında detaylı yapılmış çalışmalar bulunmaktadır" ifadelerinde bulundu.
İlkme, "Bu kapsamda aslında kentin zemin yapısının hangi bölgelerde ne tür özelliğe sahip olduğu, olası deprem durumunda bu zeminlerin ne tür hareket edeceği bilinmektedir. Ayrıca kentimizde sıvılaşma potansiyeli olan bölgeler bellidir. Şüphesiz ki ovalar zemin açısından sıkıntılı bölgelerdir. Ancak hocamızın bahsettiği, güvenli tabir ettiği bölgelerin bazılarının altında da canlı fay hatları geçmektedir. Hocamızın tarif ettiği İzmir Yolu ile sakıncalı olarak dile getirdiği Nilüfer Bölgesi aynı bölgedir ya da İnegöl'ün zemin yapısı ile sakıncalı olarak tariflediği bölgelerin zemin yapıları birbirinden çok farklı değildir.
Kentlerimizin yeraltı verilerine ilişkin çalışmalar ile planlama, üst yapıların, binaların depreme dayanaklılığının birlikte değerlendirilmesi gereklidir. Maalesef bu yönde bir koordinasyon sorunu, verilerin birlikte değerlendirme sorunu, birlikte çalışma sorunu bulunmaktadır.
Bir an önce kentlerimizin yeraltı verilerini, fay hatları, alüvyonel zeminleri, sıvılaşma riskli taşıyan alanlarına ilişkin çalışmalara göre imar planlarımızı revize etmeliyiz. Zemin verilerine göre riskli bölgeleri boşaltırken, rezerv alanlar yaratarak yapılaşmayı güvenli bölgelere kaydırmalıyız. Zemin tiplerine ve bu zeminlerin depremde gösterdikleri hareketlere göre imar adalarımızın yön, konum ve büyüklüklerini, kat adetlerini vb yapılaşmaya ilişkin kararlarımızı gözden geçirmeliyiz.
Son yaşanan deprem bize tekrar gösterdi ki deprem değil bina öldürmektedir. Kentlerimizin yapı stoğu büyük bölümde maalesef 1999 yılında yaşanan depremden önce yapılmış olduğundan yapı denetim hizmeti görmemiş, güncel yönetmeliklere göre yapılmamıştır. Bu kapsamda bir an önce riskli yapı stoğu tespiti yapıp, plan/proje bütünlüğü çerçevesinde kentsel dönüşüm çalışmalarına öncelik vererek riski yapı stoğunun eritilmesidir.
Sonuç olarak aslında sadece zemin verilerine, sadece bina verilerine göre konuyu doğru değerlendirmek çok doğru bir yaklaşım değildir. Tüm bu verileri harmanlayarak risk haritalarımızı oluşturmalı, stratejilerimizi buna göre kurmalıyız" açıklamasında bulundu.
"YATAY MİMARİYE AĞIRLIK VERİLMELİ"
Bursa Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanı Güven Aslan, "Bursa'nın ova kısımlarının riskli olduğunu ifade etmek istiyorum. Gürsu, Vakıf, Samanlı, Millet, Soğanlı, Alemdar, Özlüce bölgelerini örnek olarak gösterebilirim. Kestel bölgesinde Kale Mahallesinin olduğu tarafların zemini de kötü durumda. Zemin iyileştirmeler yapılıyor ancak ne kadar sağlık olur? Yapı denetimcilerin kontrollerine bağlı olacaktır. İnegöl'ün merkezi kısmının da zemini kötü durumda. İnegöl, Bursa gibi ova üzerine kurulmuş bir yer. Yamaç yerler belki olabilir. Mahalle olarak değil, zemin zemin konuşmakta fayda olacaktır. Yamaç bölgelerinde zemin daha sağlam ancak fay hatları da oradan geçiyor. Ovaya nazaran daha güvenli diyebiliriz. Nilüfer bölgesinden batıya doğru gitmekte fayda var. Hasanağa ve İhsaniye taraflarında zeminin daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Yatay mimariye ağırlık verilmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Bursa Bölge, 2023.02.10 15:18