Bursa Emlak Müşavirleri Esnaf Odası, emlak sektöründeki sorunlara değinerek yüksek kira ve ev fiyatları hakkında açıklamalarda bulundu.
SİMLANUR İNCE - HÜSEYİN İZCİ / BURSADA BUGÜN
Bursa Emlak Müşavirleri Esnaf Odası (BEMO), Podyum Davet'te düzenlediği Emlak Sektörü Çalıştayı kapsamında basın mensuplarıyla bir araya gelerek yüksek kira ve ev fiyatları halkında değerlendirme yapıyor. Yönetim Kurulu Başkanı Çelebi, konuşmasında, "Vatandaşların konut ulaşımı, gökyüzündeki yıldıza ulaşması gibi bir seviyeye gelmiş durumda" dedi.
Bursa Emlak Müşavirleri Esnaf Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Çelebi'nin konuşmasından satır başları şöyle;
Bugün Bursa olarak emlak sektörü için önemli bir gündü. Sabahleyin 7 tane sivil toplum kuruluşumuzla birlikte bunların tamamı sektörünün emlak tarafındaki dernekleri, Ticaret Odasındaki temsiliyetleri ve bununla beraber Uludağ Üniversitemizin, İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün, Tapu Kadastro Bölge Müdürlüğümüzü, Ticaret İl Müdürlüğümüzün katkılarıyla ve Sayın Refik Özen'in katılımlarıyla yaklaşık üç saatlik bir çalıştay yaptık. Birçok konuyu ele aldık. Son zamanlarda maalesef ki enflasyonun ciddi artışları ve bununla beraber en çok konuşulan tarafında ya kira artışları ya konut fiyatları olarak gündemde tutulan bir meslek dalı olarak bugün buradayız. Öncelikle temennimiz sizlerle bir arada olmak, sizleri dinlemek, sizlerin sorularına cevap vermek olacak. Ama dün ve bugünle alakalı bazı öngörüler ve oluşanları sizlere anlatmak istiyorum.
"ŞU ANDA 7 SEVİYESİNE DÜŞMÜŞ BİR SEKTÖRÜN TEMSİLCİLERİYİZ"
Dün maalesef ki bir haber kaynağımızın ciddi anlamda tapu alım satılık karşılarında artışın olduğuyla bir anda kamuoyunun ciddi anlamda bir şeye soktu. Gerek Kadastro Genel Müdürlüğünden, Daire başkanlığımız, gerek Çevre Şehircilik Bakanlığımızdan tam teşekküllü bir ittifakla aldığımız bilgi doğrultusunda alım satım harçlarında herhangi bir şeyin yükselmediğinin altını çizmek istiyorum. Bununla beraber son Bakanlar Kurulu Kabinesinde de yine gündeme gelen fahiş kira artışlarıyla alakalı maalesef ki bir tarafında gayrimenkul sektörü olduğu için benim meslektaşlarımın da ismi çokça burada lanse ediliyor. Biz öncelikle ülkesinin bekasını düşünen ve birliğini, beraberliğini ön seviyede, ilk seviyede atlatmaya gayret gösteren bir meslek dalıyız. Baktığımız zaman ekonominin geçmiş yıllarda yüzde 10 binine doğrudan istihdam sağlayan son zamanlarda özellikle 2018'den sonra yaşanan dünyadaki işte hastalıklar, krizler, birçok şeyi ülkemizde yaşadığımız bir olumsuzluklarla birlikte şu anda 7 seviyesine düşmüş bir sektörün temsilcileriyiz.
"VATANDAŞLARIMIZIN KONUTA ULAŞIMI, GÖKYÜZÜNDEKİ YILDIZA ULAŞMASI GİBİ BİR SEVİYEYE GELMİŞ DURUMDA"
2 kişinin çalıştığı bir çiftin bugün konut almada eğer öz sermayesi yüzde 70 değilse yüzde 30'un haricinde borçlanarak konut alma şansının şu anda elinden alındığını görmekteyiz. Parası olan zaten yatırımını bu ülkede yaklaşık son 2008'den beri, hatta 2005'ten beri sürdürülebilir bir konut politikası maalesef ki yapılmadı. Bugünden itibaren o aldığımız rasyonel ekonomiyle birlikte bizlerin de rasyonel bir karar gibi zorunluluğu var. Ülkede yaşayan fertlerimizin ülke vatandaşlarımızın konuta ulaşımı şu anda gerçekten gökyüzündeki yıldıza ulaşması gibi bir seviyeye gelmiş durumda. Bunun karşılığı olarak herkesin dert benliğini size de sızlandığını görür durumdayız. Mal sahibi olan belki mutlu olabilir ama mal sahibi bile bugün yükünü satıp yeniden bir mülkü geçebilmesi için az önce söylediğimiz yüzde 70 bandından haricinde öz sermayesi yoksa borç almak zorunda.
"ÜNİVERSİTESİNİ BİTİRMİŞ, ASKERLİĞİNİ YAPMIŞ BİR GENCİMİZ KONUT ALMA HAYALİ KURAMIYOR"
2 milyon kredi çekerek bugün alabileceğiniz bir konuta aylık ödeyeceğiniz rakam 68 binle 80 bin lira arası ödeme şablonu çıkmaktadır. Geçmişte bunun hataları da bu ülkede 0,64'leri gördük, 0,70'leri gördük, 99'ları gördük. Birçok vatandaşımız belki bu vesileyle konut sahibi oldu. Ama bugün üniversitesini bitirmiş, askerliğini yapmış, gelen bir gencimiz şu hayali kuramıyor. Ben 3 yıl sonra bir konut alacağım. Alacağın konutun rakamı nedir? Veya ödeyeceğim faiz oranı nedir? kredisinde diye düşünür hale gelmiştir. Sürdürülen liderlik bu işin olmazsa olmaz ana teması olmalıdır. Kalıcı belki bir oranın altında değil. Yanlış anlaşılmasın söylediklerim. Ama sabit belki 2'nin altındaki oranlarla 2 yıl sonra yatırım yapacak kitlenin 2 yıl sonra alabileceği bir anons kredisine ulaşabileceğini, bunun karşılığında ne ödeyeceğini bilmesi gerekir. Bizler artık dönemsel olarak inen kalkan kampanyalardan sıkılmış durumdayız. Bunu sürdürülebilir bir hale gelmesi ülke ferdi içerisinde bulunan yatırımcının da bu doğrultuda yatırımını planlı programını yapabilmesinin önü açılması gerekiyor.
"EV SAHİPLERİNİ LİYAKATE DAVET EDİYORUM"
Benim meslektaşım size bir hata yapıyorsa onların arkasında da durmayacağımızı, sizlerin yanında duracağının altını çizmek istiyorum. Yanlış insanları biz piyasadan çekmek zorundayız. Ama bunu yaparken de hep birlikte yapmak zorundayız. Sayın Refik Özen milletvekilimiz yaklaşık bir buçuk saat çalıştayda bizlerle birlikte oldu. Birçok konuyu ele aldık. Yaptığımız çalıştayın sonucunu bakanlığımıza götürüp hem şehrimiz için hem mesleğimiz için ama bunlardan daha önemli olan toplumumuzun faydası için bizden gidecek görüşleri inşallah değerlendireceklerini ümit ediyorum. Toplumu huzursuzluğa itmenin hiçbir kârı olmayacağını, söylüyoruz. Buradan mülk sahiplerine de sesleniyorum. Insanları oğlumu getireceğim, evimi satacağım diyerek evlerinden atmaya çalışanların olduğu bir dönemde onlarda liyakate ve adalete davet ediyorum.
"ARSA MALİYETLERİNDEN DOLAYI ÜÇ KATINA ÇIKAN KONUTLARI KONUŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ"
Şehrin merkezinde, bulunduğumuz ortamda biz hala daha arsa maliyetinden dolayı üç katına çıkan konutları konuşmaya devam edeceğiz. Bu vatandaşımızı bu şehirde yaşayan vatandaşımızı alım gücüne iyi ödememiz gerekmekte. yüzde yirminin ulaşabildiği ama yüzde sekseni şu an ulaşamadığı bir pazarı konuşuyoruz. Eğer ki bugün şehrin birçok noktasında TOKİ kanalıyla yapılacak konutları konuşacağımıza o bölgede düşük maliyetli arsa bedeli üretilebilecek konutları konuşmamızın gerektiğinin altını çizmek zorundayız. Yerel iradelere ve ilgili bakanlıklara sizlerin aracılığıyla sesleniyorum. Şehrin sıkışıklığının üzerine kentsel dönüşüm denilerek. on katı yerine on beş katı kat yaparak, beş katın yerine sekiz kat yaparak dönüşümü sadece bina modeliyle geliştirerek bir yere gidemeyeceğimizi bu şehirde yaşayan herkes gördü. Dönüşüm dediğiniz zaman sosyal olarak da dönüşüm yapmak zorundasınız. Bunun yanında okulu da dönüştürmek zorundasınız. Sosyal bütün alanları da dönüştürmek zorundasınız. Biz daha otoparkları bile dönüşüm olarak yapamadığımız bir dönemdeyiz.
Bursa Bölge, 2023.07.08 13:05