Başbakan Erdoğan'ın siyasi başdanışmanı ve AK Parti Ankara milletvekili Yalçın Akdoğan, "Yanlış yapanların üzerine hukuk içerisinde gidilebilir ama polis bir suç örgütüymüş gibi gösterilirse ülkeye yazık olur. Polisin yaftalanmasını doğru bulmam. Son dönemde Türkiye emniyet teşkilatının uygulamalarıyla demokratikleşti. Pek çok gelişmenin önünü de emniyet teşkilatımız aldı" dedi.
Başbakan Erdoğan'ın siyasi başdanışmanı Yalçın Akdoğan gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İşte Akdoğan'ın açıklamalarından satır başları...
-Hükümetin bütün toplum kesimleriyle ilişkisi vardır. Herhangi bir toplum kesimiyle koalisyon içine girmiyoruz.
-Dershane meselesini bu paranteze sıkıştırmak da yanlış olmuştur. Kavga çatışma görüntüsü verdirmek, bunu da ben doğru bulmuyorum. Bunlar iç içe girmiş insanlar, birbirinin yüzüne bakan. Biz sürekli itidal kardeşlik çağrısı yapıyoruz.
-Hüseyin Çelik, Suat Kılıç ve şahsıma yapılan tehditlere bakın. Siz devre dışı kalın biz rahat kavga edelim demek isteyen insanları görüyorsunuz. Bunlar gelir geçer.
-Bunu biz hükümete dönük teşebbüs olarak hatırladık. Bir ülkenin kendi kurumlarının yıpranmasından o ülke fayda görmez. Her kurumda yanlış yapanlar olabilir. Her kurumun her icraatı da doğru olmayabilir.
-Kurumlarda bir dönüşüm geçiriyor. Siz bir yanlışlığa vurgu yapmak başka bir şeydir, kurumumu tahrip etmeye kalkmak doğru olmaz. Bu MİT TSK ve polis içinde geçerlidir. Biz bunu milletimizin lehine olan bir durum olarak görmedik.
-Başbakan'ın konuşmasında meclis iradesi vurgusu çok önemlidir. Kimse bu tür çıkışlarla hamlelerle AK Parti'ye, AK Parti'nin gidişatına yön veremez. İstikametini belirleyemez. AK Partinin istikametini millet belirler. Bu tür korkutmalarla yalan yanlış bilgilerle AK Partiye kimse istikamet belirleyemez.
-20 gündür hükümet, daha önce açıkladığı politikaları hayata geçiriyor. Dershanelerin dönüşümü de, kentsel dönüşüm, sağlıkta dönüşüm yaptığınızda, bu eğitim dönüşümü de reformu da yeni bir şey değildi. Bunların hepsi milletin umumi menfaati için atılan adımlardı.
-Ama siz, millet dışında birileri, bu tür korkutmalarla yalan yanlış senaryolarla ona istikamet çizmeye çalışırsa ona eyvallah etmez. Tayyip Erdoğan da bugüne kadar eyvallah etmemiştir, etmeyecektir.
-(Fişleme belglerini MİT sızdırdı iddiası)Bir AK Partiyi yıpratma kampanyasıdır, iki Tayyip Erdoğan'ın önünü kesme çabasıdır. Ben bunu bu şekilde görüyorum. Bu çok sürpriz bir durum da değil.
-Sayın Başbakanımızla ilgili son bir haftadır söylenmedik şey kalmadı. Özellikle Twitter'da. Kendisi en ufak bir karşılık vermedi. Bu tür kanaat önderlerini kimsenin kavganın bir parçası gibi göstermeye hakkı yoktur. Muhteva farklı olabilir ama biz her seçimden önce böyle şeyler yaşıyoruz. 10 yıldır böyle şeylerle mücadele ede ede geldik.
-MGK'da bir tavsiye kararı vardı, biz bütün yaptıklarımızı bunun üzerine yaptık gibi bir yaklaşımı kabul etmiyoruz. Hiçbir tavsiye kararı kimseye hukuksuzluk kapısını açmaz, tavsiye kararlarıyla da ülke yönetilmez. 2004 MGK kararı çöpe gitmiştir, yok hükmünde olmuştur. Herhangi bir toplum kesimini mağdur edecek bir fiiliyatın içerisinde olmamıştır hükümet.
-Devlet yapısı içerisinde istihbarat örgütlerinin bir çok kişi ve kesim ile ilgili fikri olabilir. Bu illa onlarla ilgili bir hareket yapıldığı anlamına gelmez. Birileri bunları da kötü algılayabilir. Güvenlik teşkilatlarının bu tür bilgilere sahip olması başka şeylerdir, bu bilgilerle vatandaşın aleyhine harekete geçilmesi başka bir şeydir. Biz MGK toplantılarında sıkıntı yaşıyorduk, YAŞ toplantılarında biz sıkıntı yaşıyorduk. Şurada imam hatipli öğrenci var, burada başörtülü öğrenci var diye biz sıkıştırılıyorduk. Bilgi kırıntıları üzerinden böyle bir senaryo üretmek hakkaniyete uygun değildir.
-Kategorik olarak yafta yapıştırılmasına karşıyım. Bu polis teşkilatı da asker de MİT de olabilir. Yanlış yapanların üzerine hukuk içerisinde gidilebilir ama polis bir suç örgütüymüş gibi gösterilirse ülkeye yazık olur. Polisin yaftalanmasını doğru bulmam. Son dönemde Türkiye emniyet teşkilatının uygulamalarıyla demokratikleşti. Pek çok gelişmenin önünü de emniyet teşkilatımız aldı.
-Çözüm Süreci'nden önceki dönemlerde, gerilimin daha yüksek olduğu dönemlerle bugünkü durum bir değil. Gerilimin düşmesi, kutuplaşmanın azalmasıyla baktığımızda AK Parti'ye bakış da bölgede değişmeye başladı. Daha önce AK Parti'yi karşı kutupta gören insanların son dönemde algıları pozitife dönmeye başladı. Bu elbette hemen oya yansıyacak anlamına gelmiyor. Seçmenin bilgi düzeyi değişti. Şu anda siyasal tutum olarak AK Parti'ye karşı olan kesimde bile pozitif bir değişim görüyoruz. Bunun sandığa yansıyacağını düşünüyorum. Biz doğrudan vatandaşın gönlüne dokunan adımlar atabilmeye başladık.
-Türkiye düne göre çok ileri bir noktada. İnsanların zihninde farklı beklentiler, ütopyalar olabilir. Önemli olan bunun nasıl dile getirildiğidir. Bu nasıl yapmaya çalışılıyor, sözle, siyasetle mi yoksa silahla, terörle mi bu önemlidir. Siyaset kurumu çözüm bulacaksa toplumsal destekle bulacaktır. Burası padişahlık değil, ben yaptım oldu diyecek hali yok kimsenin.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2013.12.04 20:36