Başbakan Ahmet Davutoğlu Ankara'da TOBB toplantısında konuşuyor.
İşte satır başları...
-Helikopter kazasında hayatını kaybedeneler başsağlığı diliyorum.
-Ben esnaf çocuğuyum babamın çok derin dostlukları oldu. Nereyi ziyaret etsem babamın dostlarını görüyorum.
-Birileri bu ülkeyi şu veya bu bölge diye bölmek istiyor.
-Türkiye'nin büyümesinden rahatsız olanlar var.
-Kobani olayları bahane edilerek düğmeye basıldı. 3. seçim öncesince Türkiye karıştırılır mı diyen birileri olduğunu gördük.
-Suriye'deki bütün dostlarımıza yardım etmek amacıyla tezkere çıkardık. Son derece olumlu bir beklenti içindeyken yaşanan olaylarla toplumsal kargaşa yartılmaya çalışıldı. Kobani bahane edilerek yapılan bu vandalizm olaylarında 33 vatandaşımız hayatını kaybetti, 2 polisimiz şehit oldu. Bir çok yavru yetim ve öksüz kaldı. Bu yolla Kobani'ye mi yardım ettiler, Suriye'deki zulmü mü durdurdular? 3 ana unsur hedef alındı okullar ambulanslar, kütüphaneler ve diğerleri. Hedef devlet otoritesiydi. Doğrudan hedef alınan şey oda temsilcilerimizin oda üyeleri ve nihayet AK Parti.
-Ne yaparlarsa yapsınlar kamu düzeni zaafa uğramayacak. Devlet her türlü tedbiri almaya kararlıdır. Bu konuda en ufak ihmal ve zaaf söz konusu olamaz.
-Kardeşlik tohumu ebediyen korunacaktır.
-Verilmek istenen mesaj burada sadece tek parti olur ise AK Parti bu şantajlara boyun eğmeyecektir. Bu toprakların her bir karesinde siyaset yapmaya devam edecektir.
-Biz inşa edenler tarafındayız. Kriz çıkaranlara karşı yepyeni bir vizyonun temsilciliğini üsteleniyoruz. Çözüm sürecini korumaya kararlıyız. Suriye'deki olayları istismar edenlere karşı da mazlumlara zalimlere sahip çıkmaya kararlıyız. Kobani, Halep gibi, Şam gibi bizim için tarihi bir mirastır. Oradaki kardeşlerimizle kaderimiz ortaktır. Kobani'den gelen 200 bin kardeşimize kucak açan bizi. Suriye'den gelenlere kucak açan biziz. İnşallah huzur içinde geri dönerler.
-Son 12 yıl içinde gerçekleştirdiğimi adımları hedef alıyıorlar. Demokratikleşme konusunda katettiğimiz mesafeyi hepiniz biliyorsunuz. Siyasi partilerin kapatılmasını zorlaştıran biziz. Kamoyunda taş atan çocuklar yasası olan düzenlemeyele çocukların çocuk mahkemelerinde yargılanmasının önünü açan biziz. Tutuklu ve yükümlülere anadilde konuşma özgürlüğünü veren biziz.
-46 kere uzatılan OHAL'i kaldıran özgür siyasetin önünü açan biziz.
-Yapılan vandalizmin hedefi Güneydoğu'daki kalkınma projesidir.
-Kim ne yaparsa yapsın bölgede kalkınma projeleri devam edecek. Bu vandallar, bu eşkiyalar bu teröristle böyle bir geleceği imha etmek üzere harekete geçtiler.
-Türkiye 1990'lara geri dönmeyecektir yeni Türkiye'nin inşa edilmesi konusunda kararlıyız. Kim ne derse desin daha ilk günden vurguladığımız gibi çözüm sürecini teröre kurban vermeyeceğiz. Bu teröristlere karşı verilecek en güzel cevap birbirimizle dayanışmamızdır ve bir selam kampanyası başlatmamızdır. Selam bizim geleneğimizde ' Ben senden eminim sen de benden emin ol' demektir. Bütün esnaflarımız, işadamlarımız yarın bu işyerleriyle ilgili ilk çalışmaya başladıklarında komşularına selam versinler. Hep beraber yeni bir geleceğe yürüme iradesini böylesine güçlü bir sembolle taçlandıralım. Bütün işyerleri zarar gören oda temsilcilerimize de bu mesajı iletmek istiyorum. Tahrip edilen işyerleri en kısa zamanda eskisinden daha iyi hale getirilecektir.
-Bizim için çözüm sürecinden tek muhatap millettir.
Kaynak: Akşam
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2014.10.13 11:05