Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören TRT 1 Stadyum programında Ersin Düzen'in sorularını yanıtlıyor...
Demirören'in açıklamalarından satır başlıkları şöyle;
"İki güzide kulübümüzün kupa maçı. Ama Soma için oynanacak bir maç. Ben buradan iki kulübümüzün yönetimine de teşekkür ediyorum. Gelirleri almayıp Soma'ya bıraktıkları için. Aynı zamanda hakemler gözlemciler para almadı. Onlara da teşekkür ediyorum. Yöneticiler de para vererek stada girecek. Basın da ücreti karşılığında tribünde olacak. Herkese anlayışı için teşekkür ediyorum."
"Emre'yi ve Selçuk'u tebrik ediyorum. Biraz önce okudum. Gayet sıcak açıklamalar. İkisine de teşekkür ediyorum. Prandelli ve İsmail Hoca da aynı şekilde konuşmuş. Hepsine teşekkür ediyorum."
"Türk futbolunun marka değeri yöneticilerimizin bu atışmalarından dolayı ilerlemiyor. Bu konuları aşmamız gerek artık. Bugün büyük kulüplerimiz sponsor bulamıyor. Bunun nedenini araştırmak gerek. İğneyi kendimize batırmalıyız artık."
"27 tane yeni stat yapılıyor. Hepsi de oldukça güzel. Bazıları şehirlerden büyük statlar. Ama bunlar için seyirci ve taraftar gerek. Bunlar olmazsa statların bir önemi yok. 3 Büyükleri çıkardığımızda Süper Lig'de takımlar 5 bin kişiye oynuyor maçlarını. Trabzonspor'a bakınca 11-12 bin kişi."
"Federasyon olarak senede 85 bine yakın maç idare ediyoruz. Bu maçlarda kötü tezahürat, küfür olduğu zaman aileler bu maçlara gitmiyor. Bunu kulüplerle el ele vererek düzeltmemiz gerek. Türkiye'nin %90'ı futbolu takip ediyor. Bunu tribünlere de yansıtmamız gerek. Futbol bir şov. Sahada oynanıyor ve bitiyor."
"Tabii ki hatalar olacak. Hakem de hata yapacak. Futbolcu da hata yapacak. 90 dakika boyunca koşan bir insanın hata yapmaması imkansız. Denesin herkes. 90 dakika boyunca koşup bir noktayı izlesinler ve karar verip düdük çalsınlar. Çok zor. Bunları görmemiz gerek artık."
"Ben Emre ve Selçuk kardeşime tekrar teşekkür ediyorum. Futbolumuzda bu tür mesajlar gerekiyor. Zaten dikkat ederseniz Türk futbolcular arasında bu tür olaylar olmuyor. Genelde Türkler ve yabancı oyuncular arasında kavgalar oluyor. Bunlara fırsat vermemeliyiz."
"Sayın Gümüşdağ'a başarı diliyorum. Zor bir zamanda iyi bir göreve geldi. Kendisiyle bir toplantı gerçekleştirdik. Bu konuştuğumuz şeylerde onunla da mutabık kaldık. İlk görevimiz marka değerini yükseltmek. Mali bir ekip kurup kulüpleri denetleyecek bir projeye imza atacağız. Biz günü kurtarmakta ileriyi kaybediyoruz. Artık günü kurtarmaktan vazgeçmemiz lazım. Kulüplerimizin geçmişten gelen sıkıntıları var. Sayın Gümüşdağ da bu kurul için düğmeye bastı."
"Federasyonumuz denk bütçeli bir kurum. Kar amacı bulunmuyor. Biz kulüplere her konuda destek olmak istiyoruz. Bakış açımız kulüplerimizi yaşatmak için yardımcı olmak. Bugün kulüplerimiz bankaya gittiği zaman yüksek faizlerle karşılaşıyor. Bizim hedefimiz kulüpler bankaya değil federasyona gelsin ve bu talebini bize iletsin. Yardımı biz yapalım. Sosyal bir kurumdur Türkiye Futbol Federasyonu. Bugün ülkenin en kuvvetli kurumu konumundayız. Kasamızda para var ama bunu kulüplerle paylaşamadığımız zaman ne anlamı var."
"Orduspor'un içinde bulunduğu durum içime dokunuyor. Benim kasamda para var ama yardımcı olamıyorum elim kolum bağlı. Yasada önüm tıkalı. Bunun önünü açmak için devletten adımlar atılacak. Eski Başbakan yeni Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan futbola çok düşkün bir insan. Sağolsun bu yüzden bizim önümüz çok açık. Bakanımızla da bu konuyu konuştuk. Yasa açısından bize yardımcı olacaklar."
"Bizim sponsor açısından sıkıntımız yok. Çok büyük kuruluşlarla sponsorluk faaliyetleri yürütüyoruz. Kulüplerimize de yardımcı olmak isteriz elbette. Mesela ben yayınların diğer kanallarda da olmasını istiyoruz. Tabii ki maddi bir değeri olmalı ama bu yayınlar olmayınca spor programı adlı bir programda futbol hariç her şey konuşuluyor. Bu olmamalı."
"Kulüplerin istekleri 3 sene önceki istekleri karşılamıyor. Bu değerler artabilir ancak önce marka değerini artırmalıyız. Sponsorun da beklediği bu reklamın geri dönüşüdür. Bunun için de taraftarı stada çekmektir. Taraftar bu eğlencenin içine girdiği sürece sponsor bu işe daha fazla girecektir."
"Amerika'da futbolun geldiği noktayı görüyorsunuz. Real Madrid - Manchester United arasında oynanan maçta 110 bin kişi maçı izledi. Ama maçtan tam 4 saat önce eğlenceler başladı. Bu organizasyonlar bizim için de olmalı."
"Mesela Almanya'da seyirci ortalaması 30-35 bin kişi. Bu olduğu sürece sponsorlar stadyumdan kaçmaz. Aksine gelir. Bu eğlenceleri biz de milli maçlardan önce yapmayı planlıyoruz. Milli takım taraftarı yaratmak istiyoruz."
"Bizim en büyük projemiz de Olimpiyat Stadı'nı Milli Takım'ın sahası haline getirmek istiyoruz. Tamamen milli takım taraftarlarının doldurduğu bir stadyum ortaya çıkarmak. Gerekli çalışmalar yapılacak. Sayın Cumhurbaşkanımız da bunu onayladı. Devletimiz gereken adımları atacak."
"Fatih Terim'le uzun süreli anlaşmamızın bir nedeni de bu. Bu yatırımları yapıp sonrasında meyveleri toplamak. Almanya örneği önümüzde. Biz asansör takım olmak istemiyoruz. Her zaman zirvede olan bir Türkiye olmalı."
"Profesyonel Futbolcular Derneği için bir çalışmamız mümkün. Bir düzenleme yapılacağını sanıyorum. Futbolcularımızın gelirleri oldukça yüksek. Yıllar sonra bu yüksek paraları kazanan oyuncuların geldiği halleri görüyoruz. Bunun için düğmeye bastık. Yapacağımız şeyler var. Derneğe yardımcı olmamız gerek. Çok kötü duruma düşen ve yardımcı olduğumuz eski futbolcular var. Çalışmalarımız devam ediyor."
"Zekeriya Alp ile hakemlerimizin gelirleriyle ilgilil bir çalışmamız var. Mevcut hakemlerimizin meslekleri ve işleri var. Buradan kazandıkları para var. Bu işi profesyonelliğe dönüştürmemiz gerek. Futbolcu nasıl tek meslekse hakemlik de aynı şekilde sadece mesleğine odaklanmalı. Ücret farklarını ayarlamamaız gerek. İyi hakemlerimizin gelirleri daha fazla oluyor. Hakemliği daha cazip bir hale getirmek istiyoruz."
"Bu sezon da her zamanki gibi bir takım şampiyon olacak. Bağırarak şampiyon olamazsınız. Sahada şampiyon olursunuz. Ne yaparsanız yapın bir şampiyon olacak. Mesela Galatasaray şampiyon oldu. 20. şampiyonluğunu aldı ama seneye 21. şampiyonluk için savaşacak. 20'nin bir özelliği yok. Bu aşamada önemli olan futbolun marka değeri. Ben değil biz diye hareket etmemiz lazm. Ufkumuzu çevremizi geliştirmeliyiz. Bu gemi hep beraber yürüyecek."
"Barcelona - Atletico Madrid, şampiyonluk maçı. 90 bin kişi Barcelona'yı destekliyor ve Atletico şampiyon oluyor. Tribündeki 90 bin kişi şampiyonu alkışlıyor. Biz de bunu sağlamalıyız. Bunu yaptığımız sürece değerimiz daha da artacak."
"Ben kulüp başkanlığı yapmış bir kişi olarak kulüp yöneticilerinin yaptığı söylemleri anlıyorum. Ben de zamanında aynı konuşmaları yaptım. Şunu söyleyebilirim ki hakemler bu konuşmalardan zerre etkilenmiyor. Eğer hakem art niyetli diyip bunu itiraf ederseniz boynumuz kıldan ince. Bu konuşmalar taraftarı ateşleyen şeyler."
"Bugün İspanya, İngiltere, İtalya liglerini hepimiz biliyoruz. Dünya Kupası'nda olan hatalar malum. O platformlarda böyle şeyler olmuyor. Hatanın olabileceğini kabullenmek gerek. Bu konuşmalar devam ettikçe çığ gibi büyüyor durum ve içinden çıkılamıyor. Beyanata karşı beyanat vermişliğim yok. Yönetimime de bunu söyledim. Cevap vermeyin dedim. İnsan hata yapar."
"Hakemlerimizin hata yapması çok doğal. Tartışılır ama art niyet arayarak hakaret ederek bir yere varılmaz. Art niyeti kanıtlarsanız eyvallah ama at çamuru izi kalsın. Bu şekilde olmaz"
"Ceza sistemini tamamen değiştirdik. Belli bir grup küfür ettiği zaman bütün tribün bunun cezasını çekmek zorunda kalıyor. Bunun uygulanması için de e-bilet sistemini bekledik. E-bilette bu tribündekiler belli olduğu için diğer tribünlerde stada girmek mümkün olmayacak."
"Deplasmandaki ceza sistemini de değiştirdik. Mesela Galatasaray İzmir'de maça gittiği zaman deplasman seyircisi ceza aldığı zaman Türk Telekom Arena'daki taraftar etkilenmeyecek. yine deplasmandaki taraftar ceza alacak. E-bilet sayesinde deplasmandaki taraftar içerdeki maça da giremeyecek."
"E-bilete geçiş kolay olmayacak. Ama değişimler sancılı olur. Bir nevi taraftar kart alıyorlar. Kulüplerine de yardımcı olmuş olacaklar. Bu kart 2-3 yıl sonra bütün spor branşlarında da kullanılacak ve oralara da entegre edilecek. Bu karar meclisteki 4 partiden imza aldı. 4 partinin imzaladığı nadir kararlardandır."
"Büyük takımların arasındaki maçlara deplasman seyircisi gitmesine biz karışmıyoruz. Ona kulüpler ve il güvenlik kurulları karar veriyor. Onlar bize olur verirse biz karışmayız. Kulüpler olumlu yaklaşırsa İl Güvenlik Kurulu da sorun yok derse biz izin veririz. Bizim bu konuyla ilgili sorunumuz yok."
"Ceza uygulamasında bir yenilik de şu; Bütün stat ceza almışsa deplasman seyircisi stada girebilecek. Futbol seyirciyle güzel."
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Spor, 2014.08.24 22:46